Zamanında ya fetöcüsün ya İslam düşmanı diye ayrıştık.
Dershaneler ve 17 / 25 Aralık süreci sonrası ya fetöcüsün ya Ak Partili diye bölündük.
10 sene önce bugünden sonra, Cumhur İttifakını desteklemezsen yerli ve milli değilsin diye ilan edildi.
İHA`ları, SİHA`ları, Savunma Sanayini desteklersen muhalif liginden aforoz ediliyorsun.
“Ak Partiliyim ama ekonomi kötü, maaşımız yetmiyor, işsizlik var” dersen, gerçek bir Erdoğan düşmanı sayılıyorsun.
Bir müddet önce Erdoğan ve İmamoğlu diye girdik birbirimize.
Şimdilerde Özel ve Kılıçdaroğlu uçurumu düştü aramıza.
MHP`ye oy vermeyenin milliyetçiliği sorgulanıyor esasında.
Kimileri, kimilerini yolsuzlukla suçluyor, diğer kimileri şiddetle karşı çıkıyor, hukuksal süreç kanlı bıçaklı kavgaya dönüyor.
Bir aydan kısa süre sonra lig başlayacak ve takımlar üzerinden “vatan hainliğine” kadar giden suçlamalar başlayacak.
Okuduğu gazeteler, dudakların üzerindeki kıl yumağının şekli, inancın, mezhebin, siyasi görüşün, oy verdiğin parti, seçim şansının olmadığı etnik kimlik üzerinden ayrışan ve sonu darbelere, ölümlere, eve düşen yıldırımlara varan bu süreci 60 yıldır yaşayan Türkiye, yukarıda saydıklarım üzerinden de felaketlere sürüklenecek. Ya kimse görmüyor ya da görmek işine gelmiyor.
Bırakın 15 Temmuz kontrollü darbe miydi, tiyatro muydu, kalkışma mıydı yoksa gerçek bir darbe miydi tartışmalarını, bu yalnız ve güzel ülkemin asıl 15 Temmuz`u, yukarıda saydığım, sayamadığım ayrışma ve ötekileştirmedir. Haydi kalın sağlıcakla.