Şuna benzer cümleleri çok kurmuşsunuzdur; “hele okul bitsin, hele evleneyim, hele kredi borcunu ödeyeyim, hele şu seçim bir geçsin, hele bir çocuk doğsun…vb”

Size kötü bir haberim var, o huzurlu ve ferah gün hiç gelmeyecek çünkü bizim sorunumuz dış şartlar ya da zamana yayılmış planlarımız değil, bizim sorunumuz içeride hem de çok içeride.

Biz ülke insanları ve ülke siyaseti, adına bilimsel olarak “ertelenmiş hayat sendromu” denen şeyi yaşıyoruz. “Hele emekli olayım, kendimi bir Ege kasabasına atacağım” diyen insanlarda da aynı sendromdan var. Sahi kaç kişiden duydunuz bu cümleyi ve kaç kişinin uygulayabildiğini gördünüz?

Yapılan araştırmanlarda, o insanlar Ege`ye taşındıklarında da istedikleri ölçüde mutlu olamadığı görüldü. Çünkü bu ülke bizi, beklemeyi yaşam tarzı haline getirmeye sürüklüyor. İşte bu yüzden aldığımız en güzel kıyafetleri giymiyor, en güzel yemek takımını “bazı” misafirler geldiğinde sofraya koyuyor, pahalı bir şey aldığımızda ambalajını sökemiyoruz. Marketlerde bile canımızın istediğini değil, raf ömrü uzun olanı alıyoruz. Kıtlık bilinciyle hayatımızı erteliyoruz. Peki bu neye sebebiyet veriyor? Aslında basit, hissizleşiyoruz.

Yangınlara, sellere, depremlere hissizleşiyoruz. Ateş düştüğü yeri yakıyor, yanmayanlar bir müddet sonra o acıyı unutuyor, yıldönümlerinde birkaç kuru sosyal medya gönderisiyle geçiştiriyor. İşte bu yüzden, “çalıyor ama çalışıyor” diye saçma sapan bir cümlenin ardına sığınıyoruz. İşte bu yüzden, şehitlerimiz bal gibi ölüyor. İşte bu yüzden, Cumhuriyet tarihinin başından beri yolsuzluklar bizi gerektiği kadar etkilemiyor. Rüşvete, sadece canımız yandığında karşı çıkıyoruz. Cebimizden çıkan vergiyi birileri devenin havuduna yüklüyor susuyoruz, oyumuza sahip çıkmıyor sessiz çığlıklar atıyoruz, at Üsküdar`ı geçip yelleniyor kokusu bize hiç ulaşmıyor.

İşte o yüzden, sıkmaya kıyamadığınız parfümü bugün sıkın, o gömleği bugün giyin, o misafir tabaklarını bugün koyun masaya, o rüşvete bugün ses çıkartın, o yolsuzluğu bugün lanetleyin, o hırsıza bugün tepki verin, kadın katillerine şimdi ve çok güçlü duruş sergileyin. Suça sürüklendiği iddia edilen çocuklar masalına bugün kanmayın, sokaktaki çetelere bugün aman vermeyin, oyunuza bugün sahip çıkın, seçimi beklemeyin, zira bu coğrafyada yarının garantisi yok, hiç olmadı… Sağlıcakla kalın ve mümkün olduğunca, bugünü bugünden yaşayın.