Yarın“1 Mayıs İşçi Bayramı”. Tüm emeğiyle geçinenlerin “1 Mayıs İşçi Bayramı”nı kutluyorum. 1 Mayıs öncesi güzel...
Yarın“1 Mayıs İşçi Bayramı”. Tüm emeğiyle geçinenlerin “1 Mayıs İşçi Bayramı”nı kutluyorum. 1 Mayıs öncesi güzel bir anı kitabı okudum. Gün Benderli’nin “Su Başında Durmuşuz” Kitabın adı Nâzım Hikmet’in bir şiiridir aynı zamanda.
Kitap Temmuz 2003 yılında Belge yayınları tarafından yayımlanmış. Okurken ülkemizin bir dönemine ışık tutan bu kitabı elimden bırakamadım. Zaten anı kitapları benim çok severek okuduğum kitaplardır.
Emin Özdemir, , “Edebiyat Sözlüğü” kitabında anıyı şöyle tanımlıyor. “Bir kimsenin başından geçen ya da yaşadığı dönemde tanık olduğu, gördüğü, duyduğu olay ve olguları anlattığı düzyazı türü. Anı yazarı, yaşadıklarını, görüp tanık olduklarını başkalarıyla paylaşmak ister. Bunun için de yaşanılanların belleğinde bıraktığı izleri dile getirmeye çalışır.” Gün Benderli’de bu kitabında anılarını okuruyla paylaşıyor.
Gün Benderli, Nâzım Hikmet’le Budapeşte radyosu Türkçe Yayın bölümünde çalıştığı dönemde yaptığı bir konuşmada, Nâzım’dan kendisinin 1 Mayıs’la unutamadığı bir anısını anlatmasını ister. Nâzım, Gün Benderli’ye yaşadığı en güzel 1 Mayıs anısını aşağıya aldığım ve tek kelimesine dokunmadığım bir biçimde anlatır. Ben okurken gözlerim yaşarmıştı. Çok duygulanmıştım, bu iki çocuğun yaptığı işten dolayı. Sizde de aynı duyguları uyandıracağını düşünerek yazıyı sizinle paylaşıyorum.
Sözü Nâzım Hikmet’e bırakıyorum. (Paylaşacağım yazı kitabın 344-345. sayfasındadır)
“Bursa hapishanesindeydim. Bursa hapishanesinde bir komünistin, yani yurtseverlerden bir tanesinin bulunması yüzünden 1 Mayıs’tan dört gün evvel Bursa hapishanesinin etrafı jandarma kuvvetleriyle sarıldı, jandarmalardan bir kordon çevrilerek herhangi birinin hapishaneye yaklaşması imkânsızlaştı. Zira bir haber duyulmuş. Bursa işçilerinin bir kısmı bir gösteri yapacak ve bu gösteri, kendilerinden bir insan Bursa hapishanesinde yattığı için hapishanenin önünde yapılacakmış. Onun için hapishane çevrildi ve içeri ziyaretçi bırakılmadı.
Ben o sıralarda birinci kalp krizini geçirdiğim için hapishanenin revirindeyim. Akşam üstü hapishanenin revirine iki çocuk getirdiler. İkisinin de kafaları yarılmış, yüzleri gözleri kan içinde. İlk tedavileri yapıldı. Anlaşılan birbirleriyle dövüşmüşler, yaralamışlar birbirlerini, nöbetçi hâkim onları tutuklamış ve polis nezaretinde hastaneye göndermek mecburiyetinde kalmış. Çocuğun hafif yaralısını koğuşa gönderdiler, diğer yaralı revirde kaldı. 15-16 yaşlarında tığ gibi bir işçi delikanlısı. Ama yüzü sapsarı, benzi uçuk. Kocaman büyük işçi elleri var. Harikulâde gözleri var. Çocuk gözleri. Ama çocuk gözlerinin içinde, büyük insanlarınki gibi ümidi, azmi olan ve biraz da kederi olan gözler.
Çocukla bakıştık. İşçi çocuğu. Benim memleketimin en güzel çocuğu. Bahtiyarlığı için bütün ömrümü verdiğim çocuk. Dövüşmüş işte. Ne yaparsın! Neyse, kaldı revirde.
Benim revirde bir odam var. Bana ayrı bir oda vermişler. Malûm ya bende sari hastalık müthiş, komünist hastalığı var. Revirde tecrit edilmiş durumdayım. Neyse yatıyordum revirde. Uykum da tavşan uykusudur. Gece yarısı kapı açıldı. Baktım çocuk içeri girdi. Malûm hapishane revirinde lamba sönmez bizim, yanar durmadan. Girdi çocuk içeri. Kalktım. ‘Ne istiyorsun?’ dedim. ‘Nâzım ağabey, sana geldim’ dedi. Ve işçi tulumunun içinden küçük bir kırmızı karanfil çıkardı.
Ömrümde aldığım en büyük hediye ve en büyük mükâfat bu karanfildir. Ve sonra anladım ki hapishaneye ziyarete gelmek kabil değil. Bunun üzerine aralarında kararlaştırmışlar. Dövüşmüşler, hapse düşmüşler. Arada birisi bayağı yaralanmış. Revire düşene vermişler, işte benim işçi sınıfımın, bana bu armağanını. Ömrümün en güzel 1 Mayıs anılarından biridir.”
Aslında bugünkü yazımda Celal İlhan’ın “Grevden Dönenin…” kitabını ele alacaktım ama Gün Benderli’nin bu kitabını okuyunca, günün anlam ve önemini en güzel anlatan 1 Mayıs yazısı olacağını düşündüm. Kitapta Nâzım Hikmet ve bir çok kişiyle ilgili, oldukça ilginç anılar var. Kimler yok ki anılarında. Abdi İpekçi’den Semih Balcıoğlu’na kadar ülkemizin önemli simalarını bu kitapta bulabilirsiniz.
Bol okumalı günler dileğiyle “1 Mayıs İşçi Bayramı”nızı tekrar kutluyorum.