İbrahim Melih Gökçek’in ailesi, aslen Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesindenmiş, babasının avukatlık mesleği dolayısı ile ortaöğrenimini Gaziantep’te yapmış, Ankara’da Gazi Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi’nden mezun olmuş. ANAP döneminde Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, bir dönem Keçiören belediye başkanlığı, 1991’den 1994’e kadar da milletvekilliği yaptı. 1994 yılında Refah Partisi’nden Ankara Belediye Başkanı seçildi. 2003 yılında katıldığı Ak Parti’den 2017 yılına kadar da kesintisiz olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini sürdürdü.

2017 yılında yukarıdan gelen emirlerle Ankara’da Gökçek, İstanbul’da Kadir Topbaş ile birlikte Balıkesir, Niğde gibi birkaç şehrin belediye başkanı, beklenmedik bir anda kimi ağlayarak, kimi sessiz sedasız belediye başkanlığı görevlerinden istifa ettiler, yerlerine Ak Parti iktidarı tarafından vekaleten atamalar yapıldı. Haklarında neden istifa ettiridiklerine ilişkin hiç bir açıklama ya da işlem yapılmadı.
O günlerden sonra Melih Gökçek ismi, Ak Parti’nin önde gelen isimlerinden TBMM eski başkanı Bülent Arınç ile aralarında başlayan Fetöcülük suçlamaları üzerinden uzun süre gündemde kaldı. Bülent Arınç, Melih Gökçek’e, “Fetö ile memleketi parsel parsel paylaştınız” dedi, yukarıdaki muktedirler hiç bir zaman bu tartışmaya müdahale etmediler ve uzun süre karşılıklı suçlamalar devam etti.
2019 yılında ana muhalefet partisi CHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilen Mansur Yavaş, uzun yıllar Ankara Belediye Başkanlığı görevinde bulunan Melih Gökçek ile ilgili türlü usulsüzlük, yolsuzluk dosyaları oluşturup yasal makamlara teslim etti, bunların başında da 800 milyon dolar harcandığı bilinen ve kısa zamanda hurdaya ayrılan dinazorları ile ünlü Ankapark yer alıyordu, ama hiç bir dosya işleme konulmadı.

1983 doğumlu Osman Gökçek, babası Melih Gökçek’in uzun yıllar süren Ankara Büyükşehir Belediye Bakanlığı döneminde sermayesinin nerelerden karşılandığı bilinmeyen televizyon kanallarına, milyonlarca liralık villa ve mal varlıklarına sahip oldu. Fetullah Gülen’in ünlü Samanyolu lisesinden mezun olduğu belirtilen Osman Gökçek, nasıl medya patronu olduğu ve mal varlıklarını nasıl kazandığı tartışılmaya başlayınca 2023 seçimlerinde Ak Parti’den Ankara Miletvekili seçilerek dokunulmazlık zırhına kavuşturuldu.
Kısa siyasal yaşamı, ana muhalefet partisi CHP’nin belediye başkanlarına ve milletvekillerine saldırmakla geçen ve başta kendi televizyon kanalı olan Beyaz TV’de sık sık sohbet proğramlarına katılarak onlara ağır suçlamalarda bulunan Osman Gökçek, İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığına atanması üzerine sosyal medyada onunla yakınlığını gösteren kolkola resimlerini paylaştı. Nitekim TBMM’de yemin töreni sırasında yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’e muhalefetin tepkileri üzerine Ak Partili milletvekillerinin oluşturduğu koruma kalkanının ön sıralarında yer aldı ve hareket başlayınca da tekme ve yumruklarıyla CHP’li milletvekillerinin üstüne ilk ve en sert şekilde saldıran isim oldu.

CHP’li milletvekilleri, İstanbul Başsavcılığı sırasında belediye başkanlarına hak hukuk ve adalet tanımayan siyasal operasyonlar düzenlediği ve yargıyı siyasallaştırdığı gerekçesiyle yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in atanmasına ve görevinden istifa etmeden TBMM’de yemin törenine çıkarılmasına tepki gösterdiler, Ak Partili milletvekillerinin koruması altında ve yumruklaşmalar arasında yemin töreni tamamlandı.

Olay Türkiye adına bir utanç sahnesi olarak tüm dünyada yankı buldu, Osman Gökçek’in yumruklu saldırıları uzun süre tartışıldı. Bu arada Ankara eski belediye başkanı Melih Gökçek, oğlu Osman Gökçek’in yapay zeka ile sert yumruklu bir boksör resmini çizdirerek sosyal medyada paylaştı ve “Millet düşmanlarına milletin adamları derslerini verdiler” şeklinde mesajlar paylaştı.

Ekip biçtikleri büyük büyük çiftlikleri yok, bugüne kadar ticaret alanında bir varlıklarından söz edilmedi, bol kazançlı üretimler yapan fabrikalarının olduğu da duyulmadı... O halde bugün sahip oldukları bilinen veya bilinmeyen mal varlıklarının ve kaynaklarının ortaya çıkarılmasının korkusu mu, Osman Gökçek’i bu kadar saldırganlaştırdı, adeta canını ortaya koyarcasına tekmelerini yumruklarını havalarda uçuşturdu?.. Babası Melih Gökçek, aynı korkular içerisinde mi oğlunu bir kahraman görüntüsü ile sosyal medyada paylaştı.

Demokrasilerde iktidarların daha başarılı olabilmesi için kesinlikle muhalefete ihtiyaçları vardır, hatalı görülen uygulamaları eleştirilir, engellenmek istenir, iktidarlar bu eleştirilerden, engelleme girişimlerinden dersler çıkarıp, adımlarını daha dikkatli atarlar ve toplumlarına daha yararlı hizmetler sunarlar; ne iktidarlar ne de muhalefettekiler, kişisel öfkelere, ihtiraslara sahip çıkmazlar.
Yaşanan bu olaylar karşısında insan, “Gökçe Ailesi, neyin savaşını veriyor?” sorusuna takılmadan geçemiyor doğrusu.