Adana, Osmaniye, Hatay il ve ilçelerinde yaklaşık yirmi gün süren tatilimizi tamamlayıp Ankara’ya döndük. Bu süre içerisinde çok sayıda akraba, dost ve yakınlarımızla görüştük, kayıplarımız için taziyelerde bulunduk, hastalarımıza şifalar diledik, zaman zaman ülkemizde ve dünyamızda yaşanan gelişmeleri aramızda değerlendirdik.

Kurban Bayramı’na üç-beş gün kala gündeme düşen CHP ile ilgili Mutlak Butlan Kararı, toplum üzerinde adeta bir bomba etkisi yarattı; ne işçinin emekçinin asgari ücret tepkileri, ne emeklinin geçim sıkıntıları, ne bayram ikramiyesine yapılamayan zam tartışmaları, ne de bayram heyecanı ve sevinci kaldı ortalarda.

Son yerel seçimlerden birinci olarak çıkan CHP’nin, kazandığı bir çok büyük şehir belediye başkanı ve çalışanlarının kısa zamanda yargı yoluyla yetkilerinin ellerinden alınmasından sonra, şimdi de demokrasilerde pek örneğine rastlanmayan bir Mutlak Butlan Kararı ile yeni bölünme, parçalanma ve çatışmalara sürüklenmesi, toplumsal kesimlerin tepkilerine yol açtı.

CHP’nin haberlerine zerre kadar yer vermeyen iktidar yanlısı gazeteler, sosyal medya kanalları, başta TRT olmak üzere tüm televizyon ekranları, günün yirmi dört saati Mutlak Butlan haberleri ile dolduruldular. CHP içerisinde, hatta iktidar değişimine umut bağlamış toplumsal kesimlerde heyecan yaratan Özgür Özel’i, yargı kararına uymaya, partisini Mutlak Butlancı Kemal Kılıçdaroğlu’na teslim etmeye çağıran yayınlar yaptılar.

Yargı kararı ve devlet güçleri ile CHP Genel Merkezi’ne yapılan baskınlar, kırılan kapılar, Genel Başkan Özgür Özel ile yönetici ve çalışanlarının dışarıya atılması, ülkemizde olduğu kadar dış dünyada da günlerce tartışmalara yol açtı.

Beraberindeki binlerce katılımcı ile yağmur altında sırılsıklam ıslanarak TBMM’ne yürüyen, tomalardan birisinin üzerine çıkarak konuşma yapan Özgür Özel, her adımında kendisine bağlanan umutları daha da güçlendirdi.

Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Merkezi’ne geldiği gün Özgür Özel’in Güvenpark’ta CHP İl Binası önünde gerçekleştirdiği toplantıya yüz binin üzerinde katılım olduğu açıklandı; Kılıçdaroğlu ise, Genel Merkez’de üç-beş yüz kişilik taraftarı ve yoğun güvenlik güçleri tarafından karşılandı konuşmasını yaptı. Özgür Özel’in, konuşmasını tamamladıktan sonra Anıtkabir’e yürümesi, arkasından gelen on binler, toplumda büyük heyecan yarattı; Mutlak Butlancıların tüm itirazlarına karşın TBMM’de Grup toplantısını yaptı, her adımında muhalefetteki liderliğini daha da pekiştirdi.

Mutlak Butlan Kararı’na ilk tepkiyi İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu gösterdi, uygulamanın haksız hukuksuz olduğunu dile getirdi, onu, DEM Parti sözcüleri ve arkasından diğer muhalefet partilerinin sözcüleri, Barolar Birliği ve sivil toplum örgütleri izlediler.

Günlerdir gelişmeler karşısında sessiz kalan Ak Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplumdaki olumsuz gelişmeler üzerine ilk kez Mutlak Butlan’a değindi, “CHP’deki iç çatışmalarla bizim hiç bir ilgimiz yok” şeklinde açıklamada bulundu. İktidar ortağı MHP Lideri Devlet Bahçeli de CHP’nin tarihi gücünü övüyormuş gibi görünerek, “Atatürk’ün kurduğu partiyi yıpratıyorlar, yargı kararlarına uymaları gerekir” dedi.

Mutlak Butlancı Kılıçdaroğlu ve sözcüleri ise ısrarla CHP’nin kirlenmişliğinden söz ediyorlar, “Partimizi arındıracağız” demekten başka bir söz çıkmıyor ağızlarından; tıpkı 25 yıldan beri devleti yöneten ve tüm olumsuzlukları muhalefetin üzerine yıkmayı başaran iktidar sözcüleri gibi politikalar üretiyorlar...

Yurdun değişik yörelerindeki Alevi kesimlerinden Kılıçdaroğlu’na kınama mesajları yayınlanıyor; CHP üzerinde oynanan Mutlak Butlan oeparsoyununun, bir Alevi, Sünni çatışmasını da körüklemeye, ülkede kaos ve karmaşaları artırmaya yönelik olduğunu öne sürenler oluyor.

Sosyal medya gözlemcileri ve yorumcuları, “Adım adım demokrasimiz katlediliyor. Tamamen hukukçulardan oluşan Yüksek

Seçim Kurulu’nun, il ve ilçe seçim kurullarının verdikleri kararlar, seçimi kazananlara verdikleri mazbatalar, yerel bir mahkeme tarafından iptal edilebiliyor; ülkenin en büyük partisini dağıtmak ve yoketmek için uygulanan projelerden birisidir bu!..” diyorlar.

ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı olan Ak Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, tek adam rejimi ve iktidarını korumak, daha da güçlendirmek için Mutlak Butlan operasyonunun da gerçekleştirildiğini öne sürenler oluyor. İsrail Devleti’nin, dört bin yıldan beri devam eden “Vadedilmiş Topraklar” savaşının, ABD desteği ile hedefe yürüdüğünü, Suriye, Irak, İran ve Türkiye topraklarında ABD ve İsrail denetiminde bir Kürt devletinin kurulmasının yollarının arındırıldığını öne sürenler var.

Mutlak Butlan uygulamaları ile ilgili gelişmeleri, toplumsal kesimler hayal kırıklığı ve endişelerle izlemeye devam ediyor. Dileriz ki, en kısa zamanda bu mücadeleyi demokrasimiz kazansın.