Dijitalleşmenin artmasıyla birlikte yüz yüze etkileşimin azalmasının ise bu öğrenme sürecini zayıflatabileceğine dikkat çekiliyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikoloğu Emine Akın Aytop, bayramların çocuklar açısından güçlü bir sosyal öğrenme alanı oluşturduğunu belirterek, erken yaşlarda çocukların en çok model alma ve gözlem yoluyla öğrenme gerçekleştirdiğini ifade etti.

Bayramlar Çocuklar İçin Doğal Bir Öğrenme Ortamı

Aytop, bayramların toplumda ortak değerleri görünür hale getiren özel dönemler olduğunu söyleyerek, çocukların bu süreçte aile içi etkileşimleri doğrudan gözlemlediğini belirtti.

Aile bireylerinin bayramlaşması, çocukların büyüklerin elini öpmesi, bayram harçlığı alma, birlikte yapılan kahvaltılar ve akraba ziyaretlerinin çocuklarda aidiyet duygusunu güçlendirdiğini ifade eden Aytop, bu deneyimlerin aynı zamanda kültürel kimliğin oluşumuna katkı sunduğunu dile getirdi.

Gelenekler Aidiyet ve Sosyal Becerileri Güçlendiriyor

Geleneklerin çocukluk döneminde öğrenilmesinin önemine değinen Aytop, tekrar eden aile ritüellerinin çocukların yaşamı daha düzenli ve anlaşılır algılamasına yardımcı olduğunu vurguladı.

Bu düzenliliğin çocukta duygusal güven hissini desteklediğini belirten Aytop, çocukların sevgi, paylaşım, empati ve iş birliği gibi sosyal becerileri büyük oranda çevresini gözlemleyerek kazandığını ifade etti.

Ayrıca aile büyükleriyle geçirilen zamanın iletişim becerilerini geliştirdiğini söyleyen Aytop, yüz yüze etkileşimlerin çocuğun kendini ifade etme kapasitesini güçlendirdiğini ve sosyal kuralları öğrenmesini kolaylaştırdığını aktardı.

Hacettepe'de ''Dün, bugün ve daima...''
Hacettepe'de ''Dün, bugün ve daima...''
İçeriği Görüntüle

Dijital Yaşam Yüz Yüze Etkileşimi Gölgeliyor

Günümüzde dijital kullanımın artmasıyla çocukların sosyal ilişkilerinin büyük ölçüde ekranlar üzerinden yürütüldüğünü belirten Aytop, bunun yüz yüze iletişim fırsatlarını azalttığını söyledi.

Bayramların ise doğrudan insan temasıyla kurulan ilişkilerin yoğunlaştığı dönemler olduğuna dikkat çeken Aytop, aile ziyaretleri ve birlikte geçirilen zamanın çocukların sosyal gelişimi açısından kritik bir rol oynadığını ifade etti.

“Değerler En İyi Yaşayarak Öğreniliyor”

Ebeveynlerin bayram kültürünü çocuklara aktarırken en etkili yöntemin yaşantısal deneyim olduğunu vurgulayan Aytop, çocukların değerleri tekrar eden sosyal deneyimler üzerinden öğrendiğini belirtti.

Bayramlaşma, paylaşma, ziyaret kültürü ve aile büyükleriyle bir araya gelme gibi pratiklerin çocuklarda kültürel değerleri kalıcı hale getirdiğini ifade eden Aytop, anlatımın ise bu süreci destekleyen tamamlayıcı bir unsur olduğunu söyledi.

Aytop, bayramların yalnızca tatil olarak görülmesinin kültürel aktarımı zayıflatabileceğini belirterek, özellikle çocukların nezaket, saygı ve paylaşma gibi değerleri en güçlü şekilde yüz yüze etkileşimlerle öğrendiğini sözlerine ekledi.

Muhabir: Haber Merkezi