İran’a yönelik Amerikan operasyonu sonucunda rejimin çökmesi ve yeni kurulacak iktidarın Amerika’ya yakın Rusya’ya mesafeli olması çok büyük bir olasılıktır.
Aslına bakarsanız İran Amerika ile Rusya arasında bir sarkaç gibi sallalan, kah bir tarafa kah diğer tarafa çok yakınlaşan bir ülkedir.
İran 2. Dünya savaşı sonrasında önce Amerika’ya, 79 darbesi ile kurulan Molla Cuntası zamanında ise Rusya’ya yakın olmuştur.
Aslında 2. Dünya savaşı sonrası Ortadoğu’da bulunan başta Mısır olmak üzere, Suriye, Irak, Libya, Yemen, Afganistan ve İran yoğun bir Sovyet hegemonyasına girmiş ve özellikle BAAS rejimleri ile Sovyetler arasında neredeyse tam bir askeri entegrasyon ortaya çıkmıştır.
90’lı yılların başında SSCB’nin yıkılması bölge dengelerini derinden etkilemiş olsa da özellikle Putin döneminde Rusya bölgede epeyce etkili olmuştur.
Önce Mısır’da 1970’de Nasır dönemi kapandı Enver Sedat ile birlikte Mısır Sovyet ekseninden Amerikan eksenine kaydı.
90’larda SSCB’nin çöküşünden sonra ise Irak ve Libya gibi ülkeler Rus etkisinden çıktı. Rusya Irak’ta hakimiyetini İran vesayeti ile Şia doktrini üzerinden sürdürmeye çalışsa da çok etkili olduğu söylenemez.
Sonra sıra Libya’ya geldi, Kaddafi devrildi ve feci şekilde öldürüldü...
En son olarak da Suriye’de Esad dönemi ve BAAS iktidarı sona erdi Rusya Suriye’yi de kaybetti.
Görünen o ki şimdi de sıra İran’a geldi ve İran’da Sovyet desteği ile 79’da kurulan Molla Cuntası devrilirse Rusya bölgedeki son kalesini de kaybetmiş olacak.
Üstelik İran Rusya’nın sadece bölgedeki son kalesi de değil aynı zamanda Basra Körfezine çıkış kapısı ve sıcak denizlere inme stratejisinin en önemli unsurudur da.
İran’ı kaybeden Rusya’nın hem sıcak denizlere inme stratejisi büyük darbe almış olacak ve hem de çoğunlukla Amerika’ya yakın ülkelerin yer aldığı petrol bölgesi ve özellikle de Hürmüz boğazındaki hakimiyetini kaybedecektir.
Rusya için bu kadar önemli bir müttefik ülkeyi kaybetmek muhakkak ki son derecede yıkıcı bir darbe olacaktır.
Bir çok yazımda da belirttiğim gibi SSCB yıkıldıktan sonra kurulan Rusya Federasyonu Putin iktidarı ile birlikte demokratikleşme şansını tepti.
Putin’in iktidarında Rusya tam bir diktatörlüğe dönüştü ve Putin çağımızın Hitler’i olmaya aday oldu.
Bundan 4 yıl önce başlayan Ukrayna saldırısı ise Putin için tam bir dönüm noktası oldu. Putin’in emperyalist yayılmacı hayalleri Zelensky kalesine çarptı Ukrayna bataklıklarına gömüldü. Bir haftada Kiev’e girme iddiasıyla başlayan savaş uzadıkça uzadı, uzadıkça da Rusya’yı ve Putin’i yıprattı.
İkinci Dünya savaşı öncesi Hitler ile yaşananlardan ciddi ders alan özgür dünya Ukrayna’nın yanında yer alınca Rusya çok zor bir duruma düştü ve Putin’in iktidarı ve itibarı sarsılmaya başladı.
Rusya Suriye’yi kaybedince bölgede zaten çok zayıflamıştı şimdi de İran’ı o ya da bu şekilde kaybederse bölgeden tamamen süpürülmüş olacaktır.
Bu son kaleyi de kaybeden Putin’in Rusya’daki iktidarı da iyiden iyiye tehlikeye düşecektir.
Ben Ukrayna Rusya savaşı daha yeni başlamışken 7 Mart 2022 tarihinde Sonsöz gazetesindeki köşemde UKRAYNA DİRENİNCE başlıklı bir makale yayınlamış ve bu makalemde aşağıdaki iddialarda bulunmuştum:
“Ukrayna ve benzeri ülkelerin demokrasi taleplerinin saldırgan bir diktatörlük tarafından yok edilmesine izin vermek asla kabul edilmemelidir.
Diğer yandan Putin’in asıl korktuğu demokratik bir Ukrayna’nın Rusya’da da demokratik talepler doğuracağı, kendi despot diktatörlüğünü tehdit edeceği gerçeğidir.
Putin’in derdi Ukrayna’daki demokratik gelişmeleri ve demokratik talepleri fazla büyümeden söndürmek, demokrasiyi doğmadan boğmaktır.
Rusya Ukrayna’yı işgale kalkışarak 2. Dünya savaşından sonra ilk gerçek savaşa girdi ve girer girmez de hiç beklemediği bir direniş ve dünyadan hiç hesaplamadığı bir tepki aldı.
Şu anda Rusya ve diktatör Putin’in hayalleri Ukrayna bataklıklarına saplanmış bulunmaktadır.
İşgal devam ederse Rusya çok ağır bir bedel ödeyecek, geri çekilirse Putin utanç verici bir hezimet yaşayacak ve karizması fena çizilecektir.
Demedi demeyin, bu işin sonu orta vadede Ukrayna’nın demokratik ve onurlu bir ülke olması, Rusya’nın ise bir tur daha bölünmesi ile sonuçlanacaktır diye öngörüyorum.”
merak eden okusun derim makalemin linki: https://sonsoz.com.tr/ukrayna-direnince
O zamanki iddiamın hala arkasındayım bakalım bakalım zaman kimi haklı çıkaracak...