Bizim insanımızın kafası kavramlar açısından çok ama çok karışıktır; sol nedir, sağ diye neye denir bilmeden bu kavramları bol bol kullanır ya da sahiplenir.
Bakınız kavramların ne ifade ettiği üzerinde anlaşamadan herhangi bir konuyu tartışmak beyhudedir. Bu yüzden de ben uzun zamandır bu kavram kargaşasını ortadan kaldırmaya, kavramlara net anlamlar kazandırmaya ve insanları ortak bir noktada buluşturmaya çalışıyorum.
Memlekette en çok kullanılan amma ve lakin ne olduğu konusunda bir türlü hemfikir olunamayan kavramların en başında sağ ve sol kavramları gelir, insanlar bu kavramlardan anladığı ile kendini sağcı ya da solcu olarak konumlandırır.
Ama herkes bu kavramlara farklı farklı anlamlar yüklediği içinde kim gerçekte neyi savunuyor anlamak pek mümkün olmaz.
Bakın ben size sağ ve sol kavramlarını çok kısa ve net olarak bir daha hatırlatayım, sonra siz kimin kimin tarafında olduğuna kendi kendinize karar verin:
- Sol ya da solculuk halkın egemenlik hak ve özgürlüklerini savunmaktır.
- Sağ ya da sağcılık halk egemenliğine karşı olmak; hanedanların, din adamlarının ya da diktatörlerin egemenliğini savunmaktır.
Sonuç olarak bu kavramlar bu kadar açık ve net ama bizim memlekette kafalar gene de feci karışık...
Bu kafa karışıklığını önce Ukrayna Rusya şimdi de İran, Amerika ve İsrail arasında çıkan savaşlarda açıkça görüyoruz.
Yakın geçmişte yaşanan Ukrayna Rusya savaşı sırasında bir çok solcunun vatanlarını ve özgürlüklerini savunan kahraman Ukraynalılar yerine Hitler özentisi emperyalist hayaller kuran Faşist diktatör Putin’i haklı görüp savunduğu görüldü değil mi?
Şimdi de aynı kişiler İran halkının yanında yer almak yerine kadim İran halkının egemenlik hak ve özgürlüklerine çökmüş arkaik feodal bir yapı olan Molla Cuntasını savunuyorlar.
Bir solcunun halk yerine bir cuntanın yanında yer alması nasıl mümkün olur? İşte bunu anlamak asla mümkün değildir.
Bunu sordun verdikleri ezberlenmiş standart cevapta hemen hemen her zaman “solculuk Amerika’ya karşı olmak demektir” oluyor...
Bakın arkadaşlar solculuk Amerika’ya, veyahut da başka bir ülkeye karşı olmak demek değil halktan yana olmak demektir.
Solcu diye egemen güçlere karşı halkın hak ve özgürlüklerini savunan kişiye denir.
Peki, solculuk buysa elli yıldır halkın ensesinde boza pişiren, tüm egemenlik hak ve özgürlüklerini ortadan kaldıran arkaik feodal bir yapı olan Molla Cuntasına bir solcu nasıl destek verir?
Sizce de böyle tavır alanların kafası karışık değil mi?
Ayrıca bu arkadaşlar genellikle sureti haktan yana görünüp “tamam Molla Cuntası kötü ve zalim ama bu İran’ın iç işidir, bırakalım İran halkı bu sorunu kendi çözsün.” Diyor.
Diyor, diyor da kimse Molla Cuntasının tepeden tırnağa silahlı katilleri karşısında silahsız sivil halkın hak ve özgürlüklerini nasıl savunabileceğini söylemiyor.
Bunların birde temcit pilavı gibi durmadan tekrarladığı “Amerika emperyalist bir güçtür, bugüne kadar nereye demokrasi getirmiş ki İran’a demokrasi getirsin” söylemi var.
Bu arkadaşlar sanırım Almanya, İtalya, Japonya ve Kore’de demokrasiyi kimin kurduğunu bilmiyor!
Yakın siyasi tarihi bilseler Almanlar’ı Hitler’den, İtalyan’ları Mussolini’den ve Japonları Hiro Hito’dan Amerika’nın kurtardığını, bu gün dünyanın en gelişmiş demokrasileri ve refah devletleri arasında yer alan bu ülkeleri Amerika’nın nasıl inşa ettiğini de bilirlerdi değil mi?
Sonuç olarak: Tamam, bir ülkenin bağımsızlığına ve iç işlerine karışmamak en temel bir uluslararası kuraldır amma ve lakin bu kural hiç kimseye kendi insanını katletme, insan hak ve özgürlüklerini ortadan kaldırma hakkı vermez!