Gayrimenkul sektöründe yıllardır karşılaştığım bir cümle var: “Bu arsa çok pahalı!”
İşin ilginç tarafı, aynı cümleyi beş yıl önce de duyuyordum, bugün de duyuyorum. Muhtemelen beş yıl sonra da duymaya devam edeceğim.
Peki, gerçekten arsalar mı pahalı, yoksa biz sürekli geçmişin fiyatlarıyla mı yaşıyoruz? Bugün 1 milyon lira istenen bir arsaya bakıp “Burası üç yıl önce 300 bin liraydı!” diyen çok insan var. Ama kimse üç yıl önce o arsayı neden almadığını sorgulamıyor. Çünkü o gün de pahalı geliyordu.
Aslında burada çok önemli bir psikolojik durum var. İnsanlar geçmişteki fiyatları unutamıyor. Bir arsanın birkaç yıl önceki değerini öğrendiğinde, bugünkü fiyatını kabullenmekte zorlanıyor. Oysa yatırım dünyasında geçmiş fiyatlardan daha önemli bir şey var: Gelecekteki değer.
Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Her arsa zamanla kazandırır diye bir kural yok. Yanlış lokasyondan, yanlış fiyatla alınmış bir arsa, yatırımcısını yıllarca bekletebilir. Üstelik enflasyon karşısında değer kaybettirebilir. Bu nedenle bir arsanın pahalı olup olmadığını anlamak için yalnızca geçmiş fiyatına bakmak yeterli değildir.
Bölgenin gelişim potansiyeline, imar durumuna, ulaşım imkânlarına, çevresindeki yatırımlara ve en önemlisi aynı bölgedeki emsal satışlara bakmak gerekir. Bir de işin bekleme tarafı var.
Arsa yatırımında insanların en büyük beklentilerinden biri, kısa sürede yüksek kazanç elde etmek. Oysa toprağın değerlenmesi çoğu zaman sabır gerektirir. Bugün almadığımız bir arsaya beş yıl sonra bakıp pişman olabiliriz. Ama sırf gelecekte pişman olmamak için bugün her fiyatı kabul etmek de doğru değildir.
Çünkü iyi yatırım, geçmişte ne kadar ucuz olduğunu bilmek değil, bugün gerçek değerini doğru hesaplayabilmektir. Son olarak şunu söylemek isterim: Bir arsanın beş yıl önce kaç para olduğunu öğrenmek size yalnızca geçmişi anlatır. Bugün neden o fiyatta olduğunu ve gelecekte hangi koşullarda değer kazanabileceğini araştırmak ise yatırım kararınızı şekillendirir.
Unutmayın, geçmişin fiyatıyla bugünün arsası alınmaz. Ama geleceği düşünmeden de bugünün fiyatı ödenmez.