Terörsüz bir Türkiye… Bu topraklarda yaşayan her vatandaşın en büyük hayali. Yıllardır meydanlarda "Terörü bitireceğim, Kürt sorununu çözeceğim" diye nutuk atan siyasetçiler; şehitlerin kanı, gazilerin fedakârlığı ve sivil vatandaşların acısı… Hepsi bu ülkenin ortak hafızasında unutulmayacak derin yaralar açtı. Tazeliğini hala koruyor.
Türk ordusunun şerefli subayları, rütbeli-rütbesiz askerleri, emniyet mensupları; öğretmenler, mühendisler, doktorlar… Gencecik hayatlar bu bela yüzünden hayatlarından koparıldı. Ama buna rağmen bu millet, "Kan kussak da kızılcık şerbeti içtik" diyerek vatan için, bayrak için dimdik durdu. Bunlar, tabi ki unutulmadı ve unutturulmayacak da.
Ancak terörden beslenen, terörün bitmesini istemeyen ve sözde milliyetçi argümanlarla siyaset yapan kesimler var. Onlar çok iyi biliyor ki terör bittiğinde ellerindeki en kullanışlı aparat alınacak; bu yüzden şehit ve gazilerin yanındaymış gibi siyasi söylemle terörsüz bir Türkiye hedefine karşı çıkıyorlar.
Daha düne kadar "HDP sayesinde o koltuklarda oturuyorsunuz" diyenlere gıkını çıkaramayanlar, Selahattin Demirtaş ile kahvaltıda buluşmak isteyenler, pkknın siyasi uzantısı olduğunu iddia edilen parti mensupları ile TBMM koridorlarında sarmaş dolaş olanlar, altılı masada aman göze batmasın diye masa altında iş çevirenler, "kent uzlaşısı" adı altında yerel seçimlerde ittifaklar kuranlar… Bugün bu yasaya itiraz ettiğinizde maalesef hiç de inandırıcı olmuyorsunuz. Terör bitince en kullanışlı aparatınızın elinizden alınacağını gayet iyi biliyorsunuz. Sizi uyanıklar sizi! Hepiniz inandırıcılıktan uzaksınız. Terör olmazsa milliyetçi geçinen bir parti kimliğiniz ortadan kalkacak ve siyasi geleceğiniz bitecek. Yani, bu milletin acıları üzerinden elde ettiğiniz siyasi rant elinizden alınacak.
Ama artık ok yaydan çıktı. Milletin hedefi belli:
- Terörsüz Türkiye
- Kardeşçe yaşam
Bu hedefe yürüyen bir milletin önünde hiçbir engel duramaz. TBMM üzerine düşen tarihi sorumluluğu üstlenerek 467 kabul oyu ile referanduma bile gerek kalmadan hukuki düzenlemelerin yolunu açtı. Hayırlı olsun…
Bundan böyle tarihin tozlu sayfalarına gönderilecek olan, ‘terörizm’ ve terörden beslenen ‘sahte milliyetçiliktir’. Gerçek milliyetçilik ise milletin huzuru ve birliği için terörün kökünü kazımaktır.