Evet, Recep Bey tarafından büyük umutlar ile göreve getirilen Mehmet Şimşek’in zamanı daralıyor, hemde olağanüstü bir hızla daralıyor.
Mehmet Şimşek 4 Haziran 2023 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanı olarak atandığında kendisine iki önemli görev verilmişti, bunlar:
- Bir dış borç krizinin önlenmesi
- Enflasyonun tek haneli seviyelere düşürülmesi
Yanına destek kuvvet olarak Merkez Bankası Başkanı olarak atanan Hafize Gaye Erkan’ı da alarak bu iki zorlu görevi başarması umut ediliyordu.
Aradan yaklaşık olarak iki yıl altı ay geçti ama her iki konuda da ciddi bir başarı elde edilemedi.
Mehmet Şimşek ve ekibinden beklenen kapıda olan dış borç krizini ihracatı artırıp ithalatı azaltıp üstüne birde dış yatırım çekerek engellemeseydi.
Bunca zaman geçti ama Şimşek ne ihracatı artırabildi, ne ithalatı azaltabildi ve nede ciddi bir dış yatırım çekebildi. Tek yapabildiği carry trade gibi çok tehlikeli bir oyuna girişip dövize Türk Lirası faizi vererek memlekete sıcak para sokmak oldu.
Herkes bilmelidir ki böyle operasyonlar hem sıcak para sahipleri ve hem de ülke için Rus ruleti kadar tehlikeli oyunlardır, o silah eninde sonunda birinin kafasında patlar ve patladığı zaman da kaybeden her şeyini kaybeder...
Bu konuda eli güçlü olan ise elbette iktidardır!
İktidardır çünkü silahın ne zaman patlayacağını ayarlama imkanı çoğunlukla onun elindedir ve eğer iktidara yakın değil, onun politikalarını bilen bir nevi “insider trading” yapabilen bir yatırımcı değilseniz böyle bir oyuna girişmek her ne kadar adrenalin seviyenizi yükseltse de servetinizi önemli ölçüde düşürebilir.
Tabi birde beklenmedik olaylar var ki buda her zaman iktidarın planı ve beklentileri dışında bir harekete yol açabilir.
Her ne olursa olsun carry trade ile sıcak para çekmek sürdürülebilir bir durum değildir eninde sonunda sistem çöker ama çökene kadar ülke kaynaklarının bir takıp imtiyazlı para babalarına aktarılmasına yol açar.
Gelelim enflasyon meselesine:
Açıkça söylemem gerekiyor ki Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yanlış yoldadır!
Gelirleri baskılayıp, halkın harcama kapasitesini düşürerek enflasyon engellenemez!
Neden engellenemeyeceği Irving Fisher tarafından formüle edilmiş bulunan aşağıdaki denklemden kolayca anlaşılabilir:
Son derecede karmaşık denklemlerle ifade edilen para teorisinin özü aslında son derecede basit bir eşitliğe dayanır. Irving Fisher tarafından formüle edilmiş bu basit eşitlik şöyle ifade edilir:
MV = PQ
Bu eşitlikte:
- M: Para arzını
- V: Paranın dolaşım hızını
- P: Fiyatlar genel düzeyini
- Q: Belirli bir dönemde ekonomide üretilen bütün nihai mal ve hizmetlerin miktarı yani ekonominin büyüklüğünü.
Gösterir.
Bu denklemin özeti şudur: Para arzı ve Paranın dolaşım hızı artar ve veya ekonominin büyüklüğü azalırsa fiyatlar genel düzeyi yükselir.
Şimşek’in halkın gelirlerini düşürüp, harcamalarını baskılama yönündeki politikaları ekonomiyi küçültür ve bu denklemde de izah edildiği gibi fiyatlar genel seviyesini artırır ve bende bu yüzden Şimşek Yanlış yolda, yanlış politikalar uyguluyor diyorum.
Enflasyon ile mücadele etmek isteyen bir yöneticinin yapması gereken iki temel şey vardır, bunlar:
- Kamu harcamalarını kısmak
- Kamu gelirlerini artırmak
Kamu harcamalarını kısma yönündeki politikalar kamu yöneticilerine, kamu gelirlerini artıracak politikalar ise halka acı verir. Bu yüzden bu politikaları uygulamak her daim siyaseten bedeli olan bir iştir ve gündeme getirmek fedakarlık gerektirir.
Şimşek de bu iki yöntemi uygulamak için elinde olan zamanı çok kötü kullandı, sonuçta iktidar süresinin yarısı geçti ve artık yokuş aşağı iniliyor, seçimlere doğru gidiliyor.
Seçimler yaklaşırken ise bu tip politikaları uygulamak siyaseten intihar etmek demektir ki Cumhur İttifakı ortağı Bahçeli böyle bir işin sonuçlarını çok çok iyi bilir.