Bir çok ekonomist para ile ilgili bu gerçeği bilmez dahası bilenlerin de çoğu kamuya açık olarak ifade etmez.

Para en temelde devletler ve devletlere hükümran olan egemen güçler tarafından kullanılan bir rıza üretme aracıdır.

Egemen güçler istedikleri herhangi bir mal ya da hizmeti zorla elde edemedikleri durumlarda para kullanarak, rızaen elde etmeye çalışırlar.

Şaşırdınız değil mi?

Ama eminim birkaç bilindik örnek verince sizde bana hak vereceksiniz:

Devletler ve devletlere hükümran olan egemen güçler bir mal ya da hizmeti edinmek istediklerinde illaki para ödeyecekler diye bir kaide falan da yoktur!

Örneğin ülkemizde zorunlu askerlik var değil mi?

Ülkemizde devlet genç erkekleri askere alıyor ve askerde bu gençlere bir ücret ödemiyor değil mi?

Sakın biri çıkıp da bana anayasal bir yasak olan angarya yasağını aşmak için verilen ve çoğu zaman askerlerin eline bile geçmeyen komik seviyedeki ücretleri anlatmasın bu bir yasağı aşmak için kullanılan formaliteden ibarettir.

Geçmişten de birkaç örnek vereyim:

Örneğin feodal imparatorluklar çağının cihat, fetih ve köleleştirme politikalarını hemen hemen herkes bilir ve dahası bir çok kişide bunu övünerek anlatır. Geçmişte bir devletin başka devletlerin topraklarını zorla alıp servetlerini yağması ve hatta devleti haraca bağlayıp insanlarını esir edip köle olarak kullanması son derecede sıradan bir olaydı değil mi?

Bir başka örnek de kölelik değil midir?

Çok yakın geçmişe kadar bir çok ekonomi köle insan gücü kullanıyordu ve hatta gemiler bile kürek mahkumları tarafından yürütülüyordu değil mi?

Hem kuzey ve hem de güney Amerika’daki dev tarım plantasyonlarında da köle iş gücü kullanıldığını en azından tarihi filmler seyretmeye, romanlar okumaya meraklı herkes bilir.

Peki bu köle emeğe ya da kölelere yaptırılan hizmetlere köle sahipleri herhangi bir ücret ödüyor muydu?

Kölelere sadece hayatta kalmalarına yetecek miktarda gıda ve iptidai barınma imkanları verilir ama asla herhangi bir ücret verilmezdi.

Eminim sizler de düşününce benim verdiğim bu örneklere benzer bir çok örnek daha bulabilirsiniz ama bu verdiğim örnekler bile egemen güçlerin istedikleri bir mal ya da hizmeti almak için para ödemek zorunda olmadığını kanıtlamaya yetecektir.

Günümüze baktığımızda çoğunlukla artık kim ne kadar egemen olursa olsun istediği herhangi bir şeyi elde edebilmek için para ödemek zorunda olduğu görülmektedir.

Peki, neden?

Bunun nedeni aydınlanma devrimi sonrasında egemenliğin asiller ve din adamları sınıfından halkın eline geçmesidir. Egemenlik bu kadar bölünüp parçalanınca, masif egemenlikler dağıldı, adeta atomize oldu. Egemenliklerin böyle dağılması ise insanlardan bir şey alabilmek için güç kullanma imkanının ortadan kalktığı, onları razı etmenin gerekli olduğu yeni bir dönemi yani para çağını başlattı.

Elbette geçmişte de rızayı alabilmek için para ödendiği durumlar oluyordu bunu reddetmiyorum, ben sadece bunun mutlak bir gereklilik olmadığını anlatmaya çalışıyorum.

Geçmişte de egemenler özellikle de güçlerinin yetmediği durumlarda bir şey alabilmek için elbette para ödemek zorunda kalıyordu.

Egemenler para ödemek zorunda kalıyordu ama bunun arkasında da başka bir film vardı sonuçta egemen güçler ödemek zorunda kaldıkları bu paraları vergi, haraç ya da ganimet olarak gene insanlardan zorla topluyorlardı değil mi?

Aslına bakarsanız bu topla / öde sistemi günümüzde bile sürmektedir!

Devletler vergi, harç vs. adlar ile halktan topladıkları paralar ile istedikleri mal ya da hizmeti satın almaktadırlar.

Eh birinin gönüllü olarak yani rıza ile vergi, harç vs. ödediğini de düşünen yoktur herhalde değil mi?

Üstelik kağıt paraların kullanıldığı günümüzde devletlerin elinde bir başka imkan daha bulunmaktadır topladıkları paranın yetmediği durumlarda para basıp, enflasyon yaratarak da istedikleri mal ya da hizmeti kolayca alabilmektedirler.

Para konusuna birde böyle bakın derim...