Bir büyük Dünya’da, üç farklı dünyayı yaşadığımız kanısındayım.
Sekseni geçmiş kocaman bir ömürde yaşadıklarım, gerçek ve büyük bir Dünya’nın içindeki ilk küçük dünyada şunların bulunduğunu söylüyor.
“Yalan söylemek, iftira atmak, tehdit etmek, hakaret etmek, sahtecilik yapmak, kumpas veya tuzak kurmak, haksız yere tutuklamak, hapsetmek, işkence, düşmanlık, nefret, kin, adaletsizlik, yumruklamak, yumruklaşmak, tekmelemek, yoksullaştırmak, zenginleştirmek, coplamak, dövmek, korkutmak, savaşmak, bombalamak, kurşunlamak, zehirlemek, asmak, kesmek, yaralamak, öldürmek, işgal etmek, ana adı din olan inançları, toplumsal yaşantıyı, siyaseti, ırkları, kültürleri, tarihsel yapıları, yapıtları, havayı, suyu ve toprağı kirletmek, yok etmeye çalışmak, …”.
Kötüler, kötülükler, zararlar, zararlılar, vahşiler, vahşilikler, çirkinler, çirkinlikler.
Yaşadıklarımın gösterdiği büyük bir Dünya’nın içindeki ikinci küçük dünyada ise şunların bulunduğu kanısındayım.
“Sevgi, dostluk, hoşgörü, şefkat, yardımlaşmak, dayanışmak, üretmek, paylaşmak, herkesi zenginleştirmek, yoksulluğu yok etmek, adalet, güvenlik, sağlık, yüz yüze, göz göze şiddetsiz iletişim, tokalaşmak, konuşmak, uzlaşmak, korumak, doymak, doyurmak, yaşatmak, ziyaret etmek, farklı isimlere, kültürlere, tarihsel yapılara, yapıtlara, dillere, inançlara, renklere, cinsiyetlere, doğaya, hayvanlara saygı duymak, toplumsal yaşantıyı, siyaseti, havayı, suyu ve toprağı kirletmemek, temiz tutmak, korumak,…”.
Yerin üstündeki cennet denir buna.
“İyiler, iyilikler, güzeller, güzellikler, tertemiz ve kocaman bir doğada insanlar ve hayvanlar; sevgi ve dostluk dolu canlılar var” demek istiyorum ikinci küçük dünya üzerinde.
Bir büyük Dünya’nın içindeki üçüncü küçük dünyada ise ilk iki dünyada olanların tümü bulunuyor. İyiler, iyilikler, güzeller, güzellikler, kötüler, kötülükler, temizler, temizlikler, kirliler, kirlilikler, vahşiler, vahşilikler.
Cennet ve cehennem yan yana mı acaba?
Evim, ana yurdum bildiğim Türkiye, büyük Dünya’nın ilk küçük dünyasında yer verdiğim niteliklerin hemen hemen tümüne sahip. Bilinen tarih boyunca mutlulukların, acıların, korkuların iç içe, yan yana yaşandığı, kan ve gözyaşının birlikte suya ve toprağa karıştığı Türkiye toprakları.
Ne demek istiyorum.
Bir büyük Dünya’daki Türkiye’de, düşüncelerimin ürettiği ikinci küçük dünyanın tüm nitelikleri de yaşanıyor.
Kötüler, kötülükler, zararlar, zararlılar, vahşiler, vahşilikler, iyiler, iyilikler, güzeller, güzellikler, insanlar, hayvanlar, bitkiler, çiçekler, çimenler, ağaçlar, sular, ısıtan Güneş, aydınlatan Ay; sevgi, dostluk ve güven içinde yaşayan canlılar.
Oysa, Dünya ve Evren, ikinci dünyadaki niteliklerin yaşanması için var, inancıma ve görüşüme göre.
İkinci dünyayı tanımlarken kullandığım niteliklerden oluşan cennet, insan soyu tarafından üretilen birinci dünya ile cehenneme doğru götürülmeye çalışılıyor.
Türkiye ve Dünya toprakları, insanlık tanımına yakışmayacak şekilde kirletiliyor, toz, duman, kan ve gözyaşı içinde bırakılıyor.
Yüz yüze, göz göze iletişim kurup, silahsız ve şiddetsiz bir Dünya’da yaşanmasını sağlamak görevi ile seçilen siyasetçilere, bu siyasetçilerin atadıklarına bakar mısınız. Çoğunluğu, büyük bir Dünya’nın ilk küçük dünyasını üretenler değil mi.
Kaç cumhurbaşkanı, kaç başbakan, kaç bakan var acaba yerin üstünde, önce kendi ülkesinin halkını, sonra dünya halklarını, inançları, siyasal görüşleri veya içinde şiddet barındırmayan farklılıkları arasında ayırım yapmadan kucaklayan, televizyonlardan, kürsülerden, gazetelerden, gülen yüzleriyle sevgi ve dostluk ışıkları saçan.
Toplumsal yaşantıyı, sokaktan parlamentolara kadar siyaseti, üretim ve tüketim süreçlerini, ticareti, inançları, insanlar veya ülkeler arasındaki iletişimi, ilişkiyi, hak aramayı, adalet ve demokrasi mücadelesi verilen alanları kirletenleri, şiddet dilini ve araçlarını kullananları göremeyenlerin, silah, şiddet, kan ve gözyaşı üreten politikacıları seçmeyi sürdürenlerin bulunduğu ülkelerde her zaman yazımdaki ilk küçük dünyada yaşayacaktır tüm canlılar.
Yine de umutla ve inançla diyorum. İnsan soyu, mutlaka ve mutlaka, ikinci küçük dünyadaki niteliklere sahip bir büyük Dünya’yı başaracaktır.
Haydi, yazımdaki ikinci küçük dünya, aslında sevgi, dostluk ve barışın yaşanacağı “Büyük Bir Dünya” için, her yerde ve her zaman kadın-erkek birlikte, dayanışma içinde. Haydi…