Yazının başlığı, “Türkiye’den Türkiye’ye” şeklinde de olabilirdi.

Çünkü…

Türkiye’nin her ilinde, başka illerde doğan ve büyüyen insanlar yaşıyor. Örnek olarak, Ankara, İstanbul, İzmir, Zonguldak, Kayseri, Gaziantep, Antalya, Van, Çanakkale, Hatay ve Eskişehir’de yaşayanların tümü, o kentlerde doğanlar değil.

Türkiye, zorunlu olmayan iç göç, yer ve kent değiştirme sürecini sanırım sonsuza dek yaşayacak.

Askerlik, tıp doktorluğu, öğretmenlik ve üniversite öğrenciliği başta olmak üzere, kamu veya özel alanlardaki görevlendirmeler nedeniyle doğduğu ve büyüdüğü topraklarda değil, başka köy, ilçe ve illerde yaşayanlar, iyi örnekler anlamında gittikleri yerlerin tarihsel gelişimine kitaplara değer katkılarda bulunuyorlar.

Türkiye, doğdukları ve çocukluklarının bir bölümünü yaşadıkları köy, kasaba, ilçe ve illerden ayrılan ve gittikleri yerlerin en az bir alanına etkili olan, bir gelişmeye imza atanların çoklarla, binlerle, toplamda milyonlarla ifade edilebileceklerine inanıyorum. Hem de kadın, erkek, genç, ileri yaşlı, farklı veya engelli olarak.

“Dost Dili Köşesi”nde, fırsat bulundukça, köy, mahalle, ilçe ve illerin adını alan, genelde hemşehri dernekleri, federasyonları ve konfederasyonları olarak bilinen demokratik kitle örgütlerinin çalışmalarına, etkinliklerine yer veriyorum. Ayrıca, lise mezunlarının oluşturdukları ve kararlılıkla yürütmeye çalıştıkları okul derneklerine.

Ankara Atatürk Lisesi ve Ankara Yıldırım Beyazıt Lisesi Mezunları Derneklerinin benim için çok özel yerleri var. İkisinin de üyeleri arasındayım. Ankara Atatürk Lisesi ve Ankara Yıldırım Beyazıt Lisesi, 1950’lerin sonlarında ve 1960’ların başlarında okuduğum iki orta öğretim kurumu. Üstelik iki lisenin de futbol takımlarında oynadım, Yıldırım Beyazıt Lisesi futbol takımı ile Türkiye Şampiyonluğu ve Türkiye İkinciliği yaşadım.

Bu sayfada yer alan demokratik kitle örgütlerinin başında, komşuluk kültürünün, güven, sevgi ve dostluk ilişkilerinin geliştirilmesine çok önemli katkılar yapan Çiğdem Eğitim, Çevre ve Dayanışma Derneği (Çiğdemim) , Kavaklıdere Dayanışma ve Güzelleştirme Derneği ile Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu yer alıyor.

Ankara Aydınlıkevler Lisesi mezunları ise aralarındaki ve mahalle ile bağlarının güçlendirilmesi için tüzel kişiliğe dayanmadan iletişim içindeler.

Merkezi Ankara olan Rize Pazarlılar Derneği’nin, 6 Mayıs 2026 Çarşamba günü, Yenimahalle Belediyesine ait Cemre Parkındaki Sosyal Tesisinin açılışı ile Rize Dernekler Federasyonu’nun kolaylaştırıcılığında 7-10 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenen Rize Günleri, şiddet barındırmayan farklı görüşlerin, sevgi, saygı, hoşgörü ve dostluk içinde yaşaması hedefi açısından çok güzel örnekler oluşturdu.

Her iki etkinliğe katılan ve siyasal partileri farklı olan eski ve yeni bakanların, milletvekillerinin, belediye başkanlarının, parti üyelerinin, hemşehrileri ve dernek üyeleri ile kucaklaşmaları, Dernek yöneticilerinin her siyasetçiyi ve katılımcıyı bağırlarına basmaları, ortalama değerlere göre uzun sayılabilecek ömrüm içinde yaşadıklarımı anımsayarak belirtiyorum, iyi yürekli insanların, Türkiye’mizin ve Dünyamızın özlediği, hatta hak ettiği nitelikte oldu.

Yaşamış veya yaşamakta olan hiçbir kişiye karşı kızgınlık ve nefret duygusu taşımayan bir insan olarak doğduğum ve çocukluğumun ilk yıllarını yaşadığım toprakların, Karadeniz yöresinin insanlarını böyle görebilmekten ve algılayabilmekten onur duyuyorum.

Bu yazıda fotoğraf ve isim kullanmadım. Hepsinin isimlerini yazmam veya sadece birkaç ismi yazmam olanaksız, hepsi de değişik yerlerde doğmuş, büyümüş, okumuş ve Türkiye’yi olumlu etkileyen insanlar.

Eğer, o günlerde yaşananlar, kurulan iletişim yöntemleri, yüz yüze konuşmalar, Derneğin sosyal tesislerinden ve Rize Günlerinin düzenlendiği Millet Bahçesinden Türkiye’ye yaygınlaştırmak olanağım olsa idi, inanın bu gücü bir saniye içinde kullanırdım.

Çünkü…Evet çünkü…

Evlerden binalara, sokaklara, caddelere, köylere, mahallelere, kasabalara, kentlere, yaylalara, dağlara, ovalara, insanın bulunduğu her yere sevgi, dostluk, hoşgörü, barış, görüş ve inançlara saygı yayılırdı.

Çevreye, doğaya, suya, toprağa, havaya, tüm hayvanlara, ırkı, kökeni, cinsiyeti, rengi, inancı ve yurttaşlık kimliği ne olursa olsun hiçbir insana şiddet olmazdı. Çünkü şiddeti yapacak insan da bulunmazdı.

Etkileri ağır olmasına karşın ağır ve hafif diye adlandırılan silahlar ve zararlı maddeler üretilmez, bağışı, satışı, kaçakçılığı asla yapılmazdı.

Dünya, hatta uzay, yerin üstünde, görebildiğimiz, yaşayabildiğimiz gerçek cennet olurdu.

Böyle bir Dünya için, her ülkede, her insanın yapacakları, yapabilecekleri ve yapması gerekenler var, tek başına veya birlikte. Siyasal partilerin, kamu kurum ve kuruluşlarının, dinlerle ilgili üst örgütlerin, Birleşmiş Milletler Örgütünün, Avrupa Birliği’nin, diğer barış örgütlerinin iletişim ve iş birliği içinde hareket etmeleri zorunludur.

Cumhurbaşkanlığı, Milli Savunma, Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler, Adalet, İçişleri, Hazine ve Maliye, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor, Tarım ve Orman, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Kültür ve Turizm Bakanlıkları, diğer bakanlıklar, Genel Kurmay Başkanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Diyanet işleri Başkanlığı, Türkiye Barolar Birliği, Türk Tabipleri Birliği, sendika ve oda şeklindeki meslek örgütleri, dernek, vakıf, federasyon ve konfederasyon tipindeki demokratik kitle örgütleri de, bir aile anlayışı içinde, “Evimiz Türkiye ve Dünya” hedefinde birlikte hareket etmelidir.

Aksi halde…

“Aksi halde” dediğime aldırmayın. Bir kez daha yinelediğim şu görüşüm, umudumun asla tükenmeyeceğini göstermektedir.

Çünkü, Dünya’nın, binlerce, milyonlarca, milyarlarca yıl sonra olsa bile mutlaka sevgi, dostluk ve barışı sağlayacağına ve yerin üstündeki geçek cennet haline geleceğine inanıyorum.

Pazar’dan, Rize’den, İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu, Akdeniz, Karadeniz ve Ege bölgelerinin her hangi bir köyünden, kasabasından, mahallesinden, ilçesinden, ilinden Türkiye’mizin farklı illerine, hatta Dünya’nın farklı ülkelerine gidenler, inanarak ve kişiliğinize umudu da ekleyerek, kısaca iki kişi olarak güzelliklere yaptığınız ve yapmakta olduğunuz katkılarınızı sürdürünüz.

Sizler olmadan, sevgi, dostluk, barış, silahsız ve şiddetsiz Türkiye, Dünya ve uzay asla başarılamaz. Sizler olmadan asla.

Haydi, Türkiye’mizin ve Dünya’mızın can insanları, silahsız ve şiddetsiz yaşamak ve yaşatmak için, kadın-erkek birlikte, derneklerde ve üst birliklerde örgütlü olarak, iletişim ve dayanışma içinde, haydi…