Birkaç hafta önce Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın yarı çıplak bedenine sarılmış beyaz İhramı ile Kabe’de çekilmiş fotoğraflarını ve Umre ziyareti ile ilgili haberleri görünce bir anda hafızam 1997’lere uzandı.
Refah-Yol koalisyonunun unutulmaz Başbakanı Necmettin Erbakan, 28 Şubat Süreci’nin en gergin günlerinde 1997 yılının Nisan ayında Sekiz bakan, yetmişin üzerinde milletvekili ve bürokrat ordusu ile Kutsal topraklara Hac ziyaretinde bulunmuş, ben de Başbakanlık’taki basın müşavirliği görevim nedeniyle bu ziyarete katılmıştım.


İşte Erbakan’ın bu Hac ziyaretine katılanlar arasında o dönemin Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok da bulunuyordu. 1993-99 yılları arasında MHP’den Belediye Başkanı seçilen 1999’da Fazilet Partisi’ne geçen Altınok, 2001’den sonra Ak Parti’ye geçmiş ve Keçiören Belediye Başkanlığı görevini uzun yıllar muhafaza etmişti. 2014 yerel seçimlerinde bir kaset olayından sonra Ak Parti’den aday gösterilmemiş, Büyük Birlik Partisi’nden aday olarak seçilmiş ve daha sonra yeniden Ak Parti’ye dönerek, Keçiören Belediye Başkanlığı görevini sürdürmüştü.


2024 yılında gerçekleştirilen 31 Mart yerel seçimlerinde Ak Parti’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterilen Turgut Altınok, bu kez sınırsız mal varlıkları ile yüzlerce apartman dairesi, petrol istasyonları ve mal varlıkları ile gündeme gelmişti; o zaman tartışmalara, “Mülk Allah’ındır, bizler emanetçiyiz” diyerek son noktayı koymuştu, ama, seçimi de büyük bir oy farkı ile CHP’nin adayı Mansur Yavaş’a kaptırmıştı.
Keçiören’in yeni Belediye Başkanı CHP’li Mesut Özarslan hakkındaki son gelişmeleri izlerken, uzun yıllardır Keçiören’de yaşayan bir gazeteci olarak kafama şu deli sorular takıldı?


“Mesut Özarslan, CHP’li belediye başkanı olarak makamından beklediklerini bulamamış, kendisine Turgut Altınok’u rol model olarak seçmiş ve Umre ziyaretleri ile Ak Parti’ye mesajlar mı vermeye başlamıştı? CHP’den belediye başkanı seçildiği ve Allah-u Teala’nın kendisine güvenemediği için yeterince emanet bırakmadığını düşünerek, Ak Parti’ye geçmek ve bu eksikliği telafi etmek mi istiyordu?! Yoksa altından kalkamayacağı ağır suçlar işlemiş de kurtuluşu iktidara yaslanmakta mı bulmuştu?..”
Gerçi bu yazımı karaladığım sıralarda Mesut Özarslan’ın, Ak Parti’ye ya da MHP’ye geçebileceği haberleri tartışılıyordu. Aslen MHP kökenli olduğu, sonra İYİ Parti’de siyasete devam ettiği, sonunda da Mansur Yavaş ile birlikte CHP saflarında yıldızının parladığı ve Keçiören Belediye Başkanlığına kadar tırmandığı anlatılıyordu.


Salı günü Mesut Özarslan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında kendisine çok ağır hakaretler ettiği iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu, aynı sıralarda da CHP’den de istifa etti.. Bu arada CHP’den mesut Özarslan’a gösterilen tepkiler ve verilen yanıtlar haberlere yansıyordu. O’nun elinden tutup CHP’den Keçiören Belediye Başkanı olmasının yolunu açan Mansur Yavaş, “Hayal kırıklığı” demekle yetindi. Ancak Özgür Özel, partisinin TBMM grup toplantısında tüm CHP’lileri coşku ile ayağa kaldıran bir konuşma yapıyordu:


“Sağlam adımlarla iktidara yürüyen Atatürk’ün partisi CHP, döneklerle değil, sapasağlam halkın umudu haline gelmiş Adana BB Başkanı Zeydan Karalar’la, Ankara BB Başkanı Mansur Yavaş’la, İstanbul BB Başkanı Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu ile yürüyüşünü sürdürecektir. Sağcısı, solcusu, milliyetçisi, muhafazakarı, alevisi sünnisi, Kürt’ü Türk’ü ile tüm milletimiz bu yolda bir bütün olacaktır...”


Bu yazımın Sonsöz’de yayınlandığı günlerde Mesut Özarslan bir olasılıkla Ak Parti’ye geçmiş ve yakasına Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından rozeti takılmış olacak belki ama, asıl eklemek istediğim, bu yazımı noktalamaya hazırlandığım Çarşamba sabahına, gündemi sarsacak haberlerle başladık.


Bir yılı aşkın zamandır CHP’li belediyelere düzenlediği operasyonlarla ve tutuklattığı belediye başkanları ile kısa zamanda büyük ün kazanan İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, bir anda Adalet Bakanı olarak görevlendirilmiş, İstanbul’daki başsavcı yardımcılarından birisini de kendisi ile birlikte Ankara Başsavcısı olarak Ankara’ya getiriyormuş.
Televizyonlardaki tartışmalarda bir kısım gözlemciler, “Sıra Mansur Yavaş’a mı geliyor, Mesut Özarslan olayı ile birlikte Ankara’da CHP’li belediyeler de mi mercek altına alınacak?..” şeklinde görüşler belirtiyorlardı.
Umalım ve dileyelim ki, devletimizi ayakta tutan hak, hukuk ve adalet sistemimiz, siyasal ihtiraslara kurban edilmesin.