Hitit Üniversitesinde görev yapan üç kadın akademisyen, akciğer kanseri tedavisinde kullanılan bir ilacın hedef dokuya kontrollü şekilde ulaştırılmasını amaçlayan manyetik özellikli nanotaşıyıcı sistem geliştirmek üzere çalışma başlattı.

TÜSEB destekli projede, akciğer kanseri tedavisinde kullanılan bir ilacın hedef dokuya kontrollü ulaştırılması amaçlanıyor.

Hitit Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlknur Tosun Satır, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Çiğdem Dönmez Güngüneş ve Tıp Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Nazlı Hayırlı Özyol tarafından yürütülen proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından destekleniyor.

Proje kapsamında, akciğer kanseri tedavisinde kullanılan ve biyoyararlanımı düşük olan bir ilacın hedef bölgeye daha kontrollü biçimde taşınmasını sağlayacak manyetik özellikli nanotaşıyıcı sistem geliştirilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek sistemle ilacın etkinliğinin artırılması, uygulanacak dozun düşürülmesi, buna bağlı olarak olası yan etkilerin azaltılması ve tedavi maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.
Ocak ayında başlayan çalışmaların 2027 yılı sonuna doğru tamamlanması planlanıyor.

Dr. Öğr. Üyesi Güngüneş: “Hedefimiz ilacı tümör dokusuna yönlendirmek”

Uzmandan Kritik Uyarı: Evre 1 Akciğer Kanseri Belirti Vermeden İlerleyebiliyor
Uzmandan Kritik Uyarı: Evre 1 Akciğer Kanseri Belirti Vermeden İlerleyebiliyor
İçeriği Görüntüle

Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Çiğdem Dönmez Güngüneş, proje ile akciğer kanseri tedavisinde kullanılan bir ilaç için hedefe yönelik taşıyıcı sistem geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Çalışmanın üç aşamadan oluştuğunu belirten Güngüneş, ilk aşamada ilaç taşıyıcı nanopartikülün sentezlenmesi, bu yapıya manyetik özellik kazandırılması ve manyetik özellikli nanopartikülün ilaçla etkileştirilmesinin yer aldığını ifade etti.

Whatsapp Image 2026 07 03 At 22.35.40

Etkileşim sonrasında ilacın nanopartiküle ne ölçüde tutunabildiğinin ve taşınabildiğinin belirleneceğini aktaran Güngüneş, sistemin biyolojik uyumluluğunun da test edileceğini dile getirdi.

Güngüneş, “Manyetik alana yanıt verip vermediği ve yönlendirme yapılıp yapılamadığı üzerine de deneyler planladık. Hedefimiz, söz konusu ilacı harici manyetik alan kullanarak belirli bir tümör dokusuna daha etkili şekilde yönlendirmek. Bu sayede hastaya verilecek dozun azaltılması ve buna bağlı olarak yan etkilerin en aza indirilmesi hedefleniyor” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Özyol: “Sistem farklı hastalık ve ilaçlarda da kullanılabilir”

Tıp Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Nazlı Hayırlı Özyol ise geliştirilecek nanomalzemenin yalnızca bu ilaç ve hastalıkla sınırlı kalmayabileceğini belirtti.

Whatsapp Image 2026 07 03 At 22.37.00

Çalışmalarında kanser tedavisinde kullanılan, yüksek katma değere sahip ve yurt dışına bağımlı olunan bir ilaca odaklandıklarını ifade eden Özyol, “Hastalarda kanser hücrelerine daha kolay ulaşabilecek bir forma dönüştürmek amacıyla nanomalzeme sentezlemeyi amaçladık. Kullandığımız bu sistem yalnızca bu hastalıkta ve ilaçta değil, ilerleyen dönemlerde farklı hastalıklarda ve farklı ilaçlarda da kullanılabilme potansiyeli taşıdığından ülkemiz açısından stratejik öneme sahiptir.” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Satır: “Çevre dostu yöntemlerle nanomalzeme geliştirmeyi hedefliyoruz”

Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlknur Tosun Satır da proje kapsamında çevre dostu üretim yöntemleriyle ilaç taşıyıcı nanomalzeme geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Whatsapp Image 2026 07 03 At 22.32.45

Satır, çalışmada zararlı kimyasallar ve çözücüler kullanılmadan, biyouyumlu ve manyetik özellikli bir taşıyıcı sistem oluşturulmasının amaçlandığını belirtti.

Muhabir: HABER MERKEZİ