Bir Türk olarak gurur duyduğum markalar var. Dünyanın farklı coğrafyalarında iş yapan, zor pazarlarda kendine yer açan, mühendisliğimizi ve emeğimizi taşıyan markalar… Onların bir başarısını duyduğumda, yapılan işin arkasında Türkiye’nin birikimini görüyorum. Fabrikadaki ustanın alın terini, mühendisin sabrını, girişimcinin cesaretini düşünüyorum.

E-BERK, benim için bu gururun güçlü temsilcilerinden biri.

Çünkü bazı şirketler, faaliyet gösterdikleri sektörde ülkenin yapabileceklerine ilişkin kanaati değiştirir. Türkiye’nin böylesine özel bir alanda üretim kabiliyeti geliştirmesi, dünyanın karşısına kendi makinesiyle çıkması, üzerinde dikkatle durulması gereken bir başarıdır. Tünel açma teknolojilerinden söz ediyoruz. Bilginin, hassasiyetin, dayanıklılığın ve güvenin aynı üretimde buluşması gereken bir alandan…

2002 yılında tünel açma makinelerinin yedek parçalarıyla başlayan yolculuk, 2017 yılında makine üretimine uzanıyor. Ardından mikro tünel açma makineleri geliyor. Bu gelişim çizgisi bana şunu söylüyor: Birikimini üretime dönüştüren, öğrendiğini geliştiren ve daha fazlasını yapmaya cesaret eden bir irade var.

Bu iradenin arkasındaki isim , Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Savaş Özüdoğru.

Bir işletmeyi büyütmek başlı başına emek ister. Ancak yüksek mühendislik gerektiren bir sektörde üretici olmak, çok daha uzun bir hazırlığı ve kararlılığı gerektirir. Parçanın ölçüsünden malzemenin mukavemetine, tasarımdan sahadaki performansa kadar her aşamada sorumluluk taşırsınız. Ürettiğiniz makineyle birlikte, size duyulan güveni de dünyanın önüne koyarsınız.

E-BERK’in yurt içinde ve yurt dışında yüzü aşkın projede çözüm ortağı olması, bu nedenle kıymetli. Her proje yeni bir jeoloji, yeni bir ihtiyaç, yeni bir sınav demek. Böyle bir alanda kalıcı olmak için üretiminize sahip çıkmanız, müşterinizin sorununu anlamanız ve çözümünüzün arkasında durmanız gerekir.

Özgür Savaş Özüdoğru’nun temsil ettiği girişimcilik anlayışında değerli bulduğum taraf, bu teknik birikimi ileriye taşıma hedefidir. 2018 yılında bünyeye katılan Ar-Ge merkezi, gelişimin tesadüfe bırakılmadığını gösteriyor. Ürün çeşitliliğini artırmak ve teknolojiyi takip etmek, gelecekte de söz sahibi olmanın temel şartlarıdır.

Üretim tesisindeki telaşlı imalattan ısıl işleme uzanan kabiliyetler de aynı bütünün parçaları. Bir makinenin gücü, onu meydana getiren her parçanın niteliğinde saklıdır. Kaliteye ayrılan emek, sahada güvene dönüşür. Sanayinin gerçek itibarı da orada kazanılır.

Ben, Özgür Savaş Özüdoğru gibi üretime inanan iş insanlarının daha çok konuşulması gerektiğini düşünüyorum. Gençlerimizin önünde somut örnekler bulunmalı. Bir fikrin nasıl fabrikaya, bir parçanın nasıl makineye, yerel bir birikimin nasıl uluslararası işe dönüştüğünü görmeliler.

Türkiye’nin geleceğini konuşurken bu hikâyelere yer açmalıyız. Çünkü kalkınmanın karşılığı üretim tezgâhında, çizim masasında ve sahada verilen emektir. Dünyaya satabildiğimiz her nitelikli ürün, ülkemizin yeteneğine duyulan güveni büyütür.

Bu yüzden E-BERK’in yolculuğunu önemseyerek izliyorum. Özgür Savaş Özüdoğru ve bu başarıya emek veren herkes, Türkiye adına değerli bir iş yapıyor.

Bu emeği görmek, anlatmak ve hak ettiği değeri vermek hepimizin sorumluluğu. Çünkü üretimin itibarı, ülkenin ortak kazancıdır.

Arslanlar gibi dünya pazarında mücadele eden markalarımızla gurur duyuyorum. Onların açtığı tünellerin ardında, ülkemizin yarınlarına açılan bir yol görüyorum. O yolun her metresinde bilgi, cesaret ve alın teri var. Türkiye, işte böyle emeklerle ilerliyor.