Yıl 1974 yılının ortaları. Ankara’da amatör spor dallarında gönüllü hizmetler yapan spor kulüpleri toplanıp sorunlarını konuştular. 1958 yılında Ankaragücü Genç takımında başlayan, Altındağ, Adanaspor, Petrolofisi, Toprakspor ve Hacettepe spor kulüpleri ile süren lisanslı sporculuğumun son yılları. Türkiye Futbol Federasyonu’nun verdiği “Amatör Futbolculuğa” dönüş hakkını kullanarak Aydınlıkevler Spor Kulübünde sürdürdüğüm lisanslı sporculuğumun da son iki yılı.
Aynı zamanda, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda basınla ilişkiler alanında kamu görevlisi olarak çalışıyordum. O dönem, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Bülent Ecevit’in (28 Mayıs 1925-5 Kasım 2006) Başbakanlığındaki Hükümetin Gençlik ve Spor Bakanı, Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili Muslihittin Yılmaz Mete (1920-2002) idi. Bu toplantıya, Bakanlıktaki çok önemli bir etkinlik nedeniyle katılamadım,
Daha sonraki çok yakın yıllarda, iki çok değerli insanın ve hukukçunun Gençlik ve Spor Bakanı olduğu dönemde de Bakanlığın Basın Danışmanı olarak çalıştım.
Adalet Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel’in (1 Kasım 1924-17 Haziran 2015) Başkanlığında oluşturulan Hükümette Bakan olan, Tokat Milletvekili Av. Ali Şevki Erek (1935-…) ile Başbakan Bülent Ecevit’in Başkanlığındaki Hükümette Bakanlık yapan İzmir Milletvekili Av. Yüksel Çakmur (1942-…).
Yıllar geçmiş olmasına karşın iletişim içinde olduğum iki güzel dostuma, iki iyi yürekli hukukçu ve siyasetçive uzun ve mutlu ek yıllar diliyorum.
Gerçekten spor kulüpleri, bugün olduğu gibi o yıllarda da birkaç gönüllü insanın direnci ile yaşıyorlar ve müsabakalara katılabiliyorlardı. Birer gönüllü kuruluş olan spor kulüpleri, o yıllarda, kamu desteği yokken, en az 5 dalda uğraşmak zorunda bırakılmışlardı.
Üstelik Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ve o dönemdeki adı ile Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğüne bağlı olan spor dalı federasyonları, aslında birer şube müdürlüğü gibi kurulmasına ve yönetilmesine karşın Dünya ve Avrupa’nın demokratik üst birliklerince tanınıyor, resmi ilişkiler kuruluyordu.
Spor dalı federasyonlarının Başkanları ve Yönetim Kurulu üyeleri Bakanlar tarafından atanıyor, görevler gönüllüğe uygun olsa bile atamalardaki tercihlerde daha çok siyasetin etkisi görülüyordu.
Ankara’daki spor kulüplerinin, ilk toplantıdan kısa bir süre sonra düzenledikleri ikinci toplantıya katıldım. Bu toplantıların önderliğini yapanların ve temsil ettikleri spor kulüplerinin isimlerine, Sporda Demokrasi konulu kitaplarımda elimden geldiğince eksiksiz yer vermeye çalıştım.
İkinci toplantıda, spor kulüpleri temsilcilerine hiç düşünmedikleri bir öneride bulundum. Spor kulüplerinin tüzel kişiliğe dayalı federasyonlar, daha sonra da Türkiye genelinde spor konfederasyonu kurmaları.
Spor kulüplerinin yöneticileri gerçekten şaşırdılar, bu önerim karşısında. Çünkü, onlar daha önce, birer Devlet kuruluşu olarak Atletizm, Basketbol, Futbol, Voleybol, Güreş ve diğer dal federasyonları varken spor kulüplerinin federasyon kurabilecekleri konusunu hiç konuşmamışlardı. Sanırım bu konu ve sporun demokratik yanı hiç düşünülmemişti.
Elbette önerim tartışıldı. Kulüp yöneticilerinden federasyon değil dernek kurulmasını önerenler de oldu. Ancak, Ankara’da bir federasyon ve daha sonra bu federasyonun önderliğinde Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu kurulması önerim kabul edildi.
17 Aralık 1974 tarihinde, Aydınlıkevler, Devlet istatistik Enstitüsü, Etimesgut Cihanspor ve Kızılcahamam Spor Kulüplerinin birlikteliğinde Ankara Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu kuruldu. Federasyonun Genel Başkanlığı görevi, Devlet İstatistik Enstitüsü Spor Kulüb Başkanı İlhan Barışık’a verildi. Ben de Federasyonun Genel Sekreteri oldum.
İlhan Barışık, Avni Bulduk (Güneşspor) ve Mesrur Aktül’den (Aydınlıkevler) sonra seçimle Federasyon Genel Başkanlığına getirildim. Federasyon Genel Başkanlığı görevini, 29 Ekim 1980 tarihinde Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu kurulması ve benim Konfederasyon’nun Kurucu Genel Başkanı seçilmemden hemen sonra eski futbolcu ve Toprakspor’da takım arkadaşım, Dikmenspor Kulübü üyesi Oktay Yücel’e, Yönetim Kurulu kararı ile vekaleten devrettim.
Konfederasyon kurulması için illerle yazışmalara, o zamanki adı ile Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’nün il müdürlüklerinden işletişim desteği isteyerek spor kulüpleriyle toplantılar düzenlemeye başladık. Gerçekten Genel Müdürlükten, Valiliklerden, il müdürlüklerinden ve belediye başkanlıklarından gördüğümüz iletişim desteğini ve gösterdikleri ilgiyi asla unutmamam. Bu süreci, yer ve isim vererek sporda demokrasi ile ilgili kitaplarımda ölümsüzleştirmeye çalıştım.
Konfederasyon’un kuruluş işlemlerinin yapılması ve belgelerin imzalanması için 28 Ekim 1995 Salı günü Ankara’da yapılan toplantıda, kuruluş tarihinin, resmi tatil olmasına karşın, Ana Tüzükte 29 Ekim 1980 şeklinde yazılması kararlaştırıldı. Kuruluş belgeleri, 30 Ekim 1995 Çarşamba günü, o dönem dernekler ve üst kuruluşları ile ilgili işlemlerden Emniyet Müdürlükleri sorumlu olduğundan Ankara Emniyet Müdürlüğüne sunuldu.
Konfederasyon, benim Genel Başkanlığım döneminde, Bakanlar Kurulu kararı ile isminin başında Türkiye kelimesini kullanma hakkı elde etti, kamu yararına çalışan dernekler kapsamına alındı. Konfederasyon ve üye amatör spor kulüpleri federasyonlarının bugün kullandıkları amatör spor merkezleri, kamu ve belediye destekleri ile ilgili yasal düzenlemeler ve uygulamalar, devlet veya belediye bütçelerinden spor kulüplerine malzeme veya maddi yardım yapılması, amatör sporcuların sosyal güvenliği, Amatör Spor Haftası, Ortak Sezon açılışları, Amatör futbol maçlarının Spor-Toto’ya konması, spor basınının, fotoğraf ve karikatür sanatçılarının ödüllendirilmesi, Merkez Danışma Kurulu dahil sporun merkez yönetimlerinde ve spor dalı federasyonlarında temsil edilmesi dahil, hakların büyük çoğunluğu 1974-1995 döneminde sağlandı.
Eş ve çocuklarımızdan uzak geçen mücadeleli yıllarda arkadaşlarıma, federasyonları ve Konfederasyonu bugünlere taşıyanlara, sonsuza dek taşıyacaklara “Sporda Demokrasi Kahramanları” tanımını emanet olarak bıraktım.
Spor kulüplerinin ve sporcuların haklarının savunulması, korunması, yeni haklar elde edilmesi, aralarındaki iletişim ve iş birliğinin geliştirilmesi, devletin, yerel yönetimlerin, üyelerinin ve halkın desteğinin sağlanması, insana, hayvana ve doğaya yönelik insan şiddetinin sonlanmasına, sevgi, dostluk ve huzurun yaygınlaşmasına katkıda bulunmak için başka ülkelerden örnekler ve destekler almadan kurduğumuz federasyonlarınızın ve Konfederasyonumuzun yöneticilerine bir mirasım daha var.
Onlarla yaşamamız gereken ömrümüzün uzun yıllarını yukarıdaki amaçlar için isteyerek verirken ihmal ettiğimiz eş ve çocuklarımızın da “Evlerdeki Kahramanlar” oldukları algısı ve inancıdır bu duygu dolu miras.
İşte, Sporda Demokrasi Kahramanlarının “Büyük Spor Ailesi” haline getirdiği Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu’nun 20. Olağan Genel Kurulu, 3 Ekim 2026 Cumartesi günü Ankara’da toplandı. Ayrıntıları, gelecek yazımda paylaşmaya çalışacağım.
Sporda Demokrasiye katkı amacı ile yola çıkanların içinde yer alan, ilk öneriyi yapan, kurucu Genel Başkanlık görevi verilen ve 7 tane Olağan Genel Kurul’da seçilerek, görevi, bir anlamda nöbeti, 25 Kasım 1995 tarihindeki 8. Olağan Genel Kurulda, İstanbul Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanı Hüdaverdi Talay’a, “Kurucu ve Onursal Genel Başkan” olarak bırakan bir gönüllüyüm. Bu nedenle, ilk adımdan bugüne 52 yıl, Konfederasyon Genel Başkanlığı’ndan ayrılışımın üstünden 31 yıl geçmesine, birçok arkadaşımızın artık hayatta olmamasının yarattığı üzüntüye karşın 20. Olağan Genel Kurulunu yaşamayı doğal bir ödül olarak algılıyorum.
Haydi, sporda demokrasinin gönüllü kahramanları, sevgi, dostluk ve barış içinde yaşamak, yaşatmak, yarışmak ve yarıştırmak için her yerde ve her zaman kadın-erkek birlikte, dayanışma içinde. Haydi…