1974 yılında Ankara Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu’nun, 1980 yılında da Ankara, Bursa, Samsun ve Trabzon federasyonlarının birlikte hareket etmesiyle Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu’nun kurulması, Konfederasyon’un 1987 yılında, isminin başında Türkiye kelimesini kullanma hakkı elde etmesi ve aynı yıl kamu yararına çalışan dernekler kapsamına alınması, bir kişinin değil, sporda demokrasi kahramanlarının, Dünya spor tarihinde görülmemiş benzersiz başarılarıdır.

Amatör Spor Kulüpleri Federasyonları (ASKF) ile Konfederasyonu (TASKK) kimler kurdu, kimler bugünlere taşıdı, hangi Cumhurbaşkanları, hangi Başbakanlar, hangi Bakanlar, hangi milletvekilleri, hangi Genel Müdürler, hangi valiler, hangi belediye başkanları, hangi kamu görevlileri, hangi hukukçular, hangi il müdürleri, hangi dal federasyonu başkanları, hangi uzmanlar destek verdi, zorlu yılların aşılmasına katkı koydu, yüreğimin, aklımın ve yeteneğimin elverdiği ölçüde “SPORDA DEMOKRASİ KAHRAMANLARI” isimli kitabımda belgelemeye çalıştım.

Şuna inanıyorum. Tarihi, tarihi yazanların içinden çıkan dürüst tarihçeler yazarsa gerçek tarih olabilir. Olabilir diyorum. Çünkü insan, düşünce ve üretme bakımından gücü sınırlı bir canlıdır. İçinde yaşasa bile, yaşananları belgelemede ve belgeleri tarihteki yerine yerleştirmede tam ve eksiksiz başarıya ulaşamayabilir. Ancak, bu konudaki ana nitelik, tarihçilerin veya tarihe belge bırakmak isteyenlerin dürüstlüğü olmalıdır.

Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu’nun 3 Ekim 2026 tarihinde Ankara’da toplanan 20. Olağan Genel Kurulu’nu izlerken, zaman zaman 1970’lerin başında Ankara’da yaşadığımız süreç canlandı gözlerimde ve bedenimde.

Yıl 1985. Genel Müdürlük Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı. Bir cumartesi günü. Sahalardayım. Her zaman kravatlı olarak sahalara giden bir insanım. Ancak o gün ceketsiz ve kravatsızım. Genel Müdür Vekili ve Teftiş Kurulu Başkanı Şahabettin Aykol aradı, ivedi Bakanlığa çağırdı. Bakan, Hatay milletvekili M. Vehbi Dinçerler’di.

Bakanlığa gittiğimde, kabul ettiğim takdirde, Genel Müdürlüğün o dönemdeki en yüksek danışma ve karar organı Merkez Danışma Kurulu üyeliğine getirileceğim söylendi. İlke olarak kabul ettim. Ulaşabildiğim arkadaşlarımın görüşünü aldım. Sonuçta da Merkez Danışma Kurulu üyeliğine getirildim. Benden sonra, Konfederasyon Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul ASKF Genel Başkanı Hüdaverdi Talay, Konfederasyon Yönetim Kurulu kararı ile o göreve getirildi ve amatör sporu başarı ile temsil etti.

Anılarımın beni götürdüğü bir tarih ve yer daha var. 17 Ocak 1993. Türkiye Futbol Federasyonu’nun Mali Genel Kurulu Ankara’da toplandı. Konfederasyon Genel Başkanı olarak Divan Başkanlığına seçildim. Av. Orhan Çobanoğlu (Trabzonspor), Sinan Akgül (Hatayspor) ve Mustafa Hükkamoğlu gibi sporda demokrasinin 3 kahramanı ile birlikte onurla görev yaptık. Karşımızda, Genel Kurulun ön sırasında, sporumuzun ve futbolumuzun tarihini yaşayarak yazan üstadlarımız, büyüklerimiz, ünlülerimiz vardı. Rüyada idik sanki. Genel Kurulun bir yerinde görevi, kendi isteğimle Av. Orhan Çobanoğlu ile paylaştığımı ve Genel Kurulu onun tamamladığını anımsıyorum.

O kadar zorlu, ancak güzel süreçler yaşandı ki

Bugünün sporda demokrasi kahramanı arkadaşlarımın, ücretle satılmayan ve kitabevlerinde bulunmayan “SPORDA DEMOKRASİ KAHRAMANLARI” kitabını okumalarını veya incelemelerini öneriyorum.

ASKF’lerin ve Konfederasyon’un kurulması, bizlerin de katkıları ile spor dalı federasyonlarında demokrasi adımları atılması, Türkiye’de “Büyük Spor Ailesi” anlayışını sınırlı da olsa başardı, geliştirdi, yaygınlaştırdı.

Sanki, Ankara’dan diğer 80 kente doğru gönül yolları açıldı, 81 kent amatör sporda yakınlaştı, 80 kentten Ankara’ya, Ankara’dan 80 kente, sanki ikinci eve gidercesine yolculuklar başladı. Sahalarda, salonlarda, havuzlarda, pistlerde, minderlerde, ringlerde ve tribünlerden, kuralları çok belirgin olan spor rekabetinden, zor da olsa masalarda, kürsülerde, koltuklarda, otobüslerde, trenlerde, bazen de uçaklarda dostluklara, arkadaşlıklara ulaşıldı.

3 Ekim 2026 tarihinde, Konfederasyonun 20. Genel Kuruluna katılmak için Ankara’ya umutla, heyecanla gelen sporda demokrasi kahramanları, rakip olmanın değil, temeli yıllar önce atılan ve onurla, kucaklaşarak kurulan dostlukların, arkadaşlıkların bugünkü temsilcileri idiler. Kendinizle gurur duymalısınız. Ben sizlerle gurur duyuyorum.

Şimdi bu kahramanlara önerim, kendilerine daha çok yakışanı yapmalarıdır.

Genel Kurulda yaşanan eksikliklerin, güzelliklerin, olumsuzlukların ve aykırılıkların etkisi, herkesin algısına göre değişir elbette. Bu hareketin ilk adımını atan ve ilk sözlerini söyleyen birisi olarak elbette benim de diyeceklerim vardır. Diyeceklerim, eşim ve çocuklarımı ihmal ederek sizler gibi kahramanlara ulaşmaya çalışan bir gönüllüye yakışan olmalıdır.

Genel Kurul geride kalmıştır. Sporda demokrasi yolundaki yürüyüşümüz yakınlaşarak ve kucaklaşarak sürmelidir. Sorunlar, gazetelerde değil, istenirse benim de katılabileceğim toplantılarda konuşulmalıdır.

Önceki Genel Başkanımız sevgili Ali Düşmez’in, varsa kırgın olan diğer kahramanların gönülleri alınmalıdır. Başkan adayları ilk fırsatta hepimizin tanıklığında kucaklaşmalıdır.

Artık Ankara ASKF ve delegeleri olmadan bir Genel Kurul, Başkanlar Kurulu veya başka bir etkinlik yaşanmamalıdır. Ankara ASKF’nin üyeliği hızla geri verilmelidir. Konunun yargı dahil farklı bir konumda olması üyeliğin geri verilmesine engel değildir. Genel Kurulda seçilenler süreç dışında bırakılmamalıdır. “Barış Süreci” ana başlığı altında “Şiddetsiz Türkiye” hedefine ulaşmak isteyen bu Vatanda, siz sporda demokrasinin gönüllü kahramanları için bu konuları çok kısa sürede çözüme ulaştırmak asla zor olmamalıdır.

Yeter ki buluşunuz, buluşalım, yeter ki yüz yüze, göz göze konuşunuz, konuşalım. Daha önceki buluşmalarınız ve konuşmalarınız elbette değerlidir. Geçmiş yeni adımlara engel olmamalıdır. Yeniden buluşmayı ve konuşmayı öneriyorum ve umutla bekliyorum.

Haydi, sporda demokrasinin yılmaz kahramanları, yaşanmış bazı sıkıntıları geride bırakarak, ayrılmaya, uzak durmaya değil, kucaklaşmaya doğru… Haydi…