Turizmin yarınını düşünürken gözümüz çoğu zaman yeni teknolojilere çevriliyor. Oysa beni asıl heyecanlandıran, bu teknolojileri anlayan insanlarla sektörün ihtiyaçlarını bilen insanların aynı masada buluşması. Geçtiğimiz hafta Ankara Turizm Derneği’nin düzenlediği Turizm ve Yapay Zekâ Zirvesi’nde, böyle bir buluşmanın ne kadar değerli olabileceğini gördüm. Salondan, zihnimde yeni sorular ve güçlenen umutlarla ayrıldım.
Zirvede özellikle iki isim dikkatimi çekti: Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Cevat Engin Şahin ve Ankara Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Murat Karakuş. Farklı alanlardan gelen bu iki ismi dinlemek, turizmin geleceğini anlamak için deneyime ve bilimsel düşünceye birlikte ihtiyaç duyduğumuzu hatırlattı.
Cevat Engin Şahin, konuya hâkimiyeti ve değerlendirmelerindeki olgunlukla bende güçlü bir iz bıraktı. Turizmi konuşurken mesleğin günlük gerçeklerini, insan ilişkilerini ve hizmet sorumluluğunu düşünebilmek önemli. Kendisinde değerli bulduğum, yeniliklere ilgi duyan bir sektör temsilcisinin güven veren duruşuydu. Değişimi değerlendirirken birikimin ne kadar yol gösterici olabileceğini hissettirdi.
Doç. Dr. Murat Karakuş ise akademik bilgiyi dinleyiciyle buluşturma biçimiyle öne çıktı. Karmaşık bir konuyu anlaşılır kılabilmek, başlı başına bir yetkinlik. Yapay zekâ hakkında pek çok şey duyduğumuz bir dönemde, düşüncelerimizi berraklaştıran insanları dinlemek kıymetli. Bilginin, paylaşılabildiği ve yeni sorular doğurabildiği ölçüde hayatımıza dokunduğunu bir kez daha düşündüm.
Bu iki yaklaşımın aynı zeminde buluşması, zirvenin benim açımdan en anlamlı kazanımlarındandı. Turizmci ihtiyacını anlatacak, akademisyen bilgisini paylaşacak, birlikte uygulanabilir çözümler aranacak. Misafiri daha iyi anlamak, zamanı verimli kullanmak, hizmeti geliştirmek ve çalışanların yetkinliklerini artırmak için böyle bir diyaloğa ihtiyacımız var. Teknolojinin gerçek değeri de işletmelerin hayatında oluşturduğu iyileşmeyle anlaşılacak.
Cevat Engin Şahin gibi mesleki birikimiyle düşünce üreten temsilcilerin bu süreçlerde bulunmasını önemsiyorum. Sektörün dönüşümünde doğru soruları sormak, doğru araçları seçmek kadar belirleyici. Sahadaki ihtiyacı görebilen, değişimi mesleğin geleceğiyle birlikte değerlendirebilen insanların katkısı, tartışmaları daha sağlam bir zemine taşıyor. Bu yaklaşım, turizm adına bana güven veriyor.
Aynı şekilde Doç. Dr. Murat Karakuş gibi anlatabilen, düşündürebilen akademisyenler, üniversite ile sektör arasındaki mesafeyi kısaltıyor. Bilimsel birikimin toplantı salonlarından işletmelere uzanması, ortak çalışmalarla mümkün olabilir. Ankara’nın üniversiteleri ve turizm kuruluşları arasında kurulacak sürekli ilişkilerin, şehrin geleceğine önemli katkılar sunabileceğine inanıyorum. Zirve, bu ihtimali düşünmek için güzel bir fırsattı.
Elbette bu nitelikli buluşmanın mimarlarını kutlamak gerekiyor. ATD Başkanı Berker Bülbüloğlu, turizmin gündemine böylesine önemli bir konuyu taşıdığı için takdiri hak ediyor. İyi konukları, güçlü konu seçimini ve titiz hazırlığı bir araya getiren CAB GRUP PR Ajansı’nı da kusursuz organizasyonu nedeniyle tebrik ediyorum. Gösterilen özen, buluşmanın bütününe yansıdı.
Benim için Cevat Engin Şahin ile Doç. Dr. Murat Karakuş, bu zirvede deneyimle bilginin birbirini nasıl tamamlayabileceğini düşündüren iki değerli isim oldu. Şimdi dileğim, burada başlayan diyaloğun ortak projelerle sürmesi. Ankara’nın buna imkân verecek insan kaynağı ve kurumsal birikimi var. Yeter ki birbirimizi dinlemeyi, birlikte düşünmeyi ve üretmeyi sürdürelim. Turizmin geleceği adına asıl kazanımın burada olduğuna inanıyorum.