Bir tek emekliler üzerinden derece yapmadığımız kalmıştı, şükür onu da becerdik. 2026 Küresel Emeklilik Endeksi’nde 55 ülke arasında sondan ikinci sıraya yerleştik.

Emeklilerin artık geçinemediğini, sofralarına bir tas çorba koyamayacak duruma geldiğini anlatan onlarca yazı yazdık. Bu sütunlarda yaşanan dramları sizlerle paylaştık. Milyar dolarlık yolsuzluk iddialarının havalarda uçuştuğu günümüzde, binlerce emeklinin bir yıllık gelirini küsurat sayanlara da rastladık. Ama emeklilerin hayatında değişen pek bir şey olmadı.

Bu yazıya konu olan rakamları, Marsh ve CFA Institute tarafından hazırlanan, dünya nüfusunun yüzde 66’sını kapsayan 55 emeklilik sistemini inceleyen 2026 Küresel Emeklilik Endeksi Raporu’ndan derledik.

Raporda incelenen 19 Avrupa ülkesi arasında Türkiye, genel sıralamada son sırada yer aldı. Dünya genelinde ise 46,6 puanla 55 ülke arasında 54. sıraya yerleşti. Son sırada, 43,7 puanla Arjantin bulunuyor.

Türkiye; emeklilik gelirlerinin yeterliliği, sistemin finansman yapısı ve uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından ciddi sorunlarla karşı karşıya. Raporda özellikle çalışanların ödediği primlerle mevcut emekli aylıklarının finanse edildiği sistemlerde, çalışan-emekli dengesinin bozulmasının uzun vadeli mali yapıyı zorlaştırdığına dikkat çekiliyor.

İsterseniz biraz da durumu iyi olan ülkelerden söz edelim.

Endeks sonuçlarına göre Hollanda, 100 üzerinden 85,8 puan alarak dördüncü kez ilk sırada yer aldı. Hollanda’nın bu başarısında devlet emekliliği, yaygın işyeri emeklilik planları ve yatırım fonlarının birlikte oluşturduğu yapı etkili oldu. Hollanda’yı 84,1 puanla Danimarka ve 84 puanla İzlanda izledi.

İsveç, Finlandiya, Norveç, Singapur, İsrail ve Avustralya da yüksek puan alan ülkeler arasında yer aldı.

Peki, bizden daha kötü durumda olan ülkeler hangileri?

Endeksin son dokuz sırasında Türkiye’nin altında yalnızca Arjantin bulunuyor. Türkiye’nin hemen üzerinde 46,8 puanla Hindistan, 49,2 puanla Filipinler, 50,4 puanla Güney Afrika, 50,7 puanla Endonezya, 53,1 puanla Kenya ve 54,6 puanla Vietnam yer alıyor.

Bu tablo, emeklilik sistemimizin içinde bulunduğu durumu bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.

Elbette raporu yalnızca ülkelerin sıralandığı bir liste olarak değerlendirmemek gerekiyor. Endeks, emeklilik gelirlerinin yeterliliği ile sistemin uzun vadeli sürdürülebilirliği arasındaki ilişkiye de dikkat çekiyor. Bazı ülkeler emeklilerine bugün iyi gelirler sağlayabilirken gelecekte bu gelirleri finanse etmekte zorlanabiliyor.

Örneğin İspanya, emeklilik gelirlerinin yeterliliğinde 83 puan alırken sürdürülebilirlikte 33 puanda kalıyor. Fransa ise gelir yeterliliğinde 85 puana ulaşmasına rağmen sürdürülebilirlik başlığında 49,3 puan alıyor.

Raporun önerileri arasında emeklilik sistemlerinin mali dengesinin korunması, emeklilik yaşının yaşam beklentisindeki değişimlerle ilişkilendirilmesi ve daha uzun süre çalışmanın teşvik edilmesi gibi başlıklar bulunuyor.

Kamu emeklilik gelirlerinin otomatik katılımlı ek emeklilik planları, özel tasarruflar ve işveren katkılarıyla desteklenmesi de öneriliyor. Yapısal reformların gecikmesi durumunda vergi oranlarının artırılması, çalışma sürelerinin uzatılması veya emekli aylıklarının azaltılması gibi seçeneklerin gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Ancak bütün bu önerilerin yanında asıl sorulması gereken bir soru var: Emeklilik sistemlerinin sürdürülebilirliği tartışılırken, bugün emekli olan insanların insanca yaşaması nasıl sağlanacak?

Özetle;

Emeklilik, yıllarca ülkesine emek veren insanların en temel beklentilerinden biridir. İnsanlar emekli olduklarında kendilerine, eşlerine, çocuklarına, torunlarına ve arkadaşlarına daha fazla zaman ayırmak ister. Yıllarca çalıştıktan sonra hiç değilse hayatlarının bu dönemini ekonomik kaygılardan uzak geçirmek isterler.

Ne yazık ki günümüzde pek çok emekli bu beklentilerinden oldukça uzakta yaşıyor.

Elli beş ülkenin sıralandığı listede 54. sırada yer almak, bu ülkenin bir emeklisi olarak beni derinden yaralıyor. Üstelik bugünün emeklileri, gelecekte emekli olacak insanlara kıyasla bazı avantajlara sahip olabilir. Çünkü bugünün çalışanları için yalnızca emeklilik değil, bir ev sahibi olmak bile giderek zorlaşıyor.

Bugün bazı emekliler, çalışma hayatları boyunca biriktirdikleri parayla ya da emekli ikramiyeleriyle başlarını sokacak bir ev edinmiş durumda. Ancak konut fiyatları ve hayat pahalılığı karşısında çalışanların gelecekte aynı imkâna sahip olup olamayacağı ciddi bir soru işareti.

Gelecekte ev sahibi olmayan, kirasını ödeyemeyen ve barınma sorunu yaşayan emeklilerin sayısının artması ihtimali üzerinde bugünden düşünmek zorundayız.

Ülkemizin de yer aldığı bu sıralamaya bir kez daha bakın. Ardından, emeklilerine insanca bir yaşam sunamayan bir ülkenin ne kadar büyük olduğu sorusunu kendinize sorun.

Son söz: Emeklisine, yaşlısına bakamayan bir ülke, gelecekte sosyal anlamda gerçekten bir beka sorunu yaşayabilir!