Yıllar önce program yaptığım kanal, slogan olarak “bilmek haktır” demişti. Hem adaleti vurguluyor hem de ilahi bir anlam taşıyordu.
Sizi bilmem ama ben genelde iyi olmadığımda yazarım. İnsanlar kötüyken nasıl bir şeyler yazmadıklarına da hep şaşarım. Ağrıyan yanlarım dökülür genelde kağıtlara, okuyanlar eğlendiklerini, öğrendiklerini ya da kızdıklarını düşünürken ben onları yazmak için binlerce ağrı topağının içinde can çekişirim.
Bugün de böyle. Söyleyebilmenin, derdini anlatabilmenin ve en önemlisi anlaşılabilmenin kelimelerden geçtiğine inanırım. Kelimeler, ister söz öbekleri olarak ağzımdan çıksın isterse de parmaklarımdan kağıtlara dökülsün.
Bugün de böyle. Saçma sapan da olsa, şiddet ve hakaret içermeyen her görüşün söylenebilmesini savunuyorum. İster azılı bir komünist olun ister şeriatçı isterse de iflah olmaz bir liberal. Karşı tarafın düşüncelerini öğrenmek, gerekirse ona karşı argüman oluşturmak için bile sizi dinlerim.
Bugün de böyle. Sadece hükümeti destekleyen kanalları ya da isimleri değil, muhalif olan kanalları ve isimleri de dinleyip okumam bu yüzdendir. Duyduğum, okuduğum bir şey ben de bir kıvılcım yakar da farklı bir şekilde düşünmeye zorlar diye umarım.
Bugün de böyle. Anamdan, babamdan çekinmeden, öğretmenimden korkmadan, komutanımdan ürkmeden, işsizlikten yakınmadan, çoluğumdan çocuğumdan utanmadan söylemek isterim. Söyleyenin de hakkını korumak isterim.
Bugün de böyle. Bir evladınız, abiniz, kardeşiniz, küçüğünüz, büyüğünüz olarak, en nefret ettiğim insanların bile derdini anlatmasından yanayım. Onun için bırakın kim ne diyorsa desin, kim ne yazıyorsa yazsın. AHaber de özgürce konuşsun desteklesin, Halk TV de kendince doğruları anlatsın, eleştirsin. Kararı seçmen versin.
Bugün de böyle. Dağdaki çobanla, benim oyun hep bir olsun. Eğer dağdaki çoban size göre cahilse, onun cehaletini nasıl giderebileceğinize odaklanın, onun düşünce sistematiğini nasıl değiştirebileceğinize vakit harcayın. Çok seslilik olmadan kimsenin gelişemeyeceği gerçeğiyle yüzleşin. Kimseyi küçük görmeyin, kimseyi aşağılamayın, sadece muasır medeniyet seviyesi için 103 yıldır verilen mücadeleyi anlamaya çalışın.
Bugün de böyle. Kalın sağlıcakla.