Bakın özellikle de sosyal medyada gene matah bir işmiş gibi bol bulamaç konuşulmaya başlayan bu sine-i millet safsatası artık çok sıktı…
Sine-i millet terimi, temsil sorunu ya da sistemin işleyişinden kaynaklanan rahatsızlıklar nedeniyle, milletvekillerinin parlamentodan istifa edip hükümeti meşruiyet kriziyle karşı karşıya bırakmayı hedefler.
Önce şunu söyleyeyim Sine-i millet stratejisinin Türkiye’de anayasal ya da yasal herhangi bir karşılığı bulunmamaktadır!
Birçok kişi hem anayasayı hem seçim kanununu ve hem de siyasi partiler kanununu bilmeden bu konuda konuşup atıp tutuyor, muhalefeti neden böyle yapmıyorsunuz diye suçlayarak ahkam kesiyor.
Hatta bu kişiler daha ERKEN SEÇİM ile ARA SEÇİM arasındaki farkı dahi bilmiyor, böyle bir stratejinin sadece ve sadece iktidara yarayacağını da öngöremiyorlar!
Bakın Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre:
MADDE 84: İstifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.
YANİ BİR MİLLETVEKİLİ İSTİFA ETSE BİLE BU İSTİFANIN GEÇERLİ OLMASI MECLİS ÇOĞUNLUĞUNUN KABULÜNE BAĞLIDIR!
Hadi milletvekili istifaları kabul edildi diyelim bu halde de Anayasamıza göre bir erken seçim yapılmaz ara seçim yapılır!
Anayasanın 78. maddesinin 3. fıkrasına göre:
· Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir.
· Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez.
· Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir.
Anayasamıza göre bir erken seçim yapılmasının sadece iki yolu var bunlar:
MADDE 116:
· Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.
· Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.
Anayasamızın 116. Maddesinde açıkça yazılmış bulunduğu üzere seçimlerin yenilenmesine ya da alışıldık tabirle bir erken seçime karar verme yetkisi:
1- Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuna
2- Cumhurbaşkanına verilmiş bulunmaktadır.
Bunun dışında bir erken seçim yapma olanağı yoktur.
Peki bir ara seçim yapılırsa sonuç ne olur?
Ara seçimde boşalan milletvekilleri için seçim bölgelerinde bir ara seçim yapılır bu durumda istifa eden muhalefet milletvekilleri sayısı kadar milletvekilini belirlemek için seçim yapılır.
Diyelim ki 200 milletvekili istifa etti bunların yerine yeni milletvekillerini belirlemek üzere seçim yapılır seçimlere tüm partiler girer ve muhalefet oyların ancak yüzde yüzünü alabilirse istifa eden 200 muhalif milletvekilinin yerine gene 200 muhalif partilere mensup milletvekili çıkarılabilir. Teorik olarak bu mümkün olsa da hayatın normal akışına uygun bir beklenti değildir.
Böyle bir ara seçimde çok büyük bir olasılıkla muhalefet partilerine ait bu 200 vekilliğin en azından bir kısmı daha iktidarın eline geçecektir.
Türkiye özelinde bu durum iktidar blokuna tek başına anayasayı canı istediği gibi değiştirme imkânı da sunabilecektir.
Dolayısıyla böyle saçma sapan önerileri bilip bilmeden ortaya atanlar safsata yapıyorlardır, çok tehlikeli değil.
Bence daha tehlikelisi suret-i haktan görünüp muhalefeti tuzağa çekerek milletvekili sayısını artırmayı hedefleyen iktidarın piyonları olma olasılığıdır.