“Çiçek nedir görmeden, bozkırlara dalmışsan… Desene ki Güzelim, sen hiç yaşamamışsın!” Ah! Bu şarkıyla bozkırı nasıl da kötü bir yer belledik ama! Oysa! Örneğin Ankara. Bir bozkır kenti. Bu durumda çiçek konusunda şansız damgası yiyebilir! Oysa? Ankara, çiçek konusunda öylesine zengin ki. Çiçeklerinden içinde dar dağılımlı endemikler var, yani dünyada sadece burada yetişiyorlar. Ve sayıları çok az. Mutlaka korunmalılar.

Koruma çalışmaları

Korunanları var elbet.

Başta Prof.Dr. Mecit Vural olmak üzere, bu konuda çaba harcayan değerli insanlar var. Bilgi panolu, tel örgüyle çevrili alanlarda koruma altında olanlar, bakanlık destekli Tür Eylem Planıyla koruma altına alınan her yıl sayımı yapılan, takip edilenler var.

Türkiye genelinde flora ve fauna korunması için yapılan tür eylem planlarını görmek isterseniz:

https://www.tarimorman.gov.tr/DKMP/Menu/49/Tur-Eylem-Planlari

Tehlike!

Bir de henüz bir koruma yapılmayan, tam anlamıyla kaderine terk edilmiş olanlar…

Korunan ve en kısa sürede korunmasını dilediklerimizle, Ankara’nın kritik seviyede tehlikedeki endemikleri, Bozkırın Güzelleri onlar.

Çiçek sayısı çok!

Bizim onlardan haberimiz yok!

Tarla, yol veya bina... Yaşam alanlarını tüketmeye doyamıyoruz!

Yok olma tehlikesi kapıda.

Çok tehlikeli bir durum.

Bozkırın güzellerinden dördü; ana kardikeni, koca soda, er geveni ve karacafiği

Vural, bu çiçeklerin korunmasına, tanınmasına yılmadan, azimle devam ediyor. Bir avuç bilim insanıyla birlikte…

Yardım konusunda herkesin elinden geleni yapması gerek.

Çoksa bile kıyamamak!

Frankfurt’u bilenler havaalanını ve çevresindeki ormanı da bileceklerdir.

Orman, uçaktan bile dakikalarca izlenebiliyor. Almanya’daki değerli öğretmenlerimizin (Türk Öğretmen Dernekleri Federasyonu ve Ruhr Öğretmenler Derneği) davetiyle gittiğimde görmüş, bayılmıştım.

İşte!

https://www.youtube.com/watch?v=ztXFoccq0wg

Videodaki kesintisiz yeşil kuşağı izlediyseniz bize masal gibi gelecek bir yaşanmışlığı paylaşalım.

Yıllar önce…

Frankfurt’a dünyanın en büyükleri arasına giren bir havaalanı yapılmış.

Gel zaman git zaman, daha büyük havaalanları yapılmış, Frankfurt Havaalanı gerilere düşmeye başlamış.

Ticaretin, paranın önemini bilenler,

“Bu bir yarış. Geri kalmayalım. Havaalanımızı büyütelim!” demişler.

Bir sorun varmış, bunun için ağaç kesilmesi gerekiyormuş.

“Olsun! Ağaçtan bol ne var, birazını keselim!” demişler.

Frankfurt halkı,

“Hayır!” demiş, tek ağaç kesilmemiş…

Sözün özü, ‘çoksa bile kıyamamak’ var bu örnekte.

Peki, bu yazının konusu olan bizim çiçekler?

O kadar azlar ki!

Hiç kıymamak gerek.

Sevgi çiçeği ve Haymana zarif akyıldızı, parlayan yıldızlar

Endemikleri koruma çabalarını yakından takip ettiğim Vural ve Uzman Tuğrul Körüklü’nün yanında yerelden destek sağlayanlar da var.

Yerel desteği ayrıca değerli.

Örneğin, Gölbaşı’nda Hulusi Gürpınar’ın sevgi çiçeğine (veya yanardöner) ve Haymana’da Enver Yurtdaş’ın zarif akyıldıza katkıları müthiş.

Unutmadan!

Bu çiçeklerin tohumları gen bankasında saklanıyor. Bu konuda uzmanların emekleri yabana atılamaz.

Her durumda yerinde koruma çok önemli.

İlgili tüm kurum ve kuruluşlar, üniversiteler, yerel halk ve belediyeler, el ele vermeli, çiçeği tanımalı ve yerinde korumaya azami önem vermeli.

Tanımak…

Düşünsenize, tanımazsanız, biri kökünden söküp götürse, durdurmak veya şikâyet etmek aklımıza bile gelmez.

Yerinde korumak…

Toprak yapısı, konumu, hava koşulları, belki de oradaki bir kuş veya böcek çiçeğin çoğalmasında veya yetişmesinde hayati rol oynayabilir. Bunların tespiti çok değerli.

Sayısı az olunca yeterince araştırma yapılamıyor. Varsa yararı tespit edilemiyor…

Gelen bahara selamla

İşte!

Ankara’nın tehlike altındaki endemikleri, Bozkırın Güzelleri!

Mecit Hocamın son düzeltmeleriyle.

Bakalım bildikleriniz var mı?

* Acıkır geveni, Astragalus physodes subsp. Acikirensis

* Ana kardikeni, Acantholimon anatolicum     

* Angora tırfılı, Cytisus acutangulus

* Ankara şöleni, Allium ankarense

* Ay şalbaşı, Salvia aytachii

* Ayaş çan çiçeği, Campanula damboldtiana

* Ayaş gümüşü, Astragalus densifolius subsp. ayashensis     

* Ayaş kayagülü, Aethonema aytachii

* Bey sümbülü, Muscari adilii

* Beypazarı geveni, Astragalus beypazaricus

* Bitikdiken, Centaurea halophila

* Çayırhan sığırkuyruğu, Verbascum gypsicola

* Ekim çanı, Kızılcahamam çan çiçeği, Campanula ekimiana

* Er geveni, Astragalus bozakmanii

* Gürsöğüt geveni, Astragalus yildirimlii

* Haymana zarif akyıldızı, Ornithogalum demirizianum

* Karaca fiği, Vicia parvula

* Kırk tıstıs, Minuartia corymbulosa var. breviflora

* Koca soda, Salsola grandis

* Koçak geveni, Astragalus kochakii

* Koçhisar geveni, Astragalus demirizii

* Mecit kıskısı, Crepis vuralii

* Mor kıskıs, Crepis purpurea

* Nallıhan değneği, Asyneuma linifolium subsp. nallihanicum

* Nallıhan sarıbaşı, Centaurea nallihanense

* Öldürgen, Anabasis aphylla

* Sakallı sığırkuyruğu, Verbascum heterobarbatum

* Sevgi çiçeği, Yanardöner, Centaurea tchihatcheffii

* Şah civanperçemi, Achillea ketenoglui

* Tuğ geveni, Astragalus trichostigma      

* Türk kayagülü, Aethionema turcicum

* Yer kuduzotu, Limonium anatolicum    

* Yılangelmez, Isatis glauca subsp. galatica

* Yörük taşçantası, Aethionema dumanii

Madem ki

Bahar geldi.

Madem ki ‘Çiçeğin açtığı yerde ümit var’, çiçekler hep açsın, umudumuz hep olsun, hiçbiri tükenmesin!