Hergün sabah telaşla uyanıyoruz! Alarm çalıyor, trafik başlıyor yoğun iş telaşının ardından eve dönüşde hala üzerimizdeki o yorgunluğu atamadığımızı görüyoruz. Kalabalığın içinde yaşamamıza rağmen giderek daha yalnız hissediyoruz kendimizi. Peki sorun gerçekten bizde mi, yoksa yaşadığımız şehirler mi bizi yavaş yavaş tüketiyor?

Şehirler, insan hayatını kolaylaştırmak için kuruldu ancak eğitim, sağlık, iş ve sosyal yaşamın merkezi oldu. Şehir büyüdükçe sadece binalar çoğalmadı; stres, gürültü ve hız da hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Beton yükseldikçe yeşil alanlar azaldı, insanlar birbirine fiziksel olarak yaklaştı ama duygusal olarak uzaklaştı.

Bugün birçok kişi zamanının büyük bölümünü trafikte geçiriyor. Eve geldiğinde ise dinlenmek yerine ya cep telefonuna ya da televizyonlara sığınıyor. Kapı komşusunun adını bilmeyen insanlar var, dünyanın öbür ucundaki birinin paylaşımını saniyeler içinde görebiliyor. Neyazıkki teknoloji bizi birbirimize bağlarken, aynı zamanda bulunduğumuz çevredende koparıverdi.

Şehir yaşamının en büyük sorunlarından biri de sürekli yetişme duygusu. Hep daha çok çalışmak, daha fazla kazanmak zorundaymışız gibi hissediyoruz. Oysa insan yalnızca üretmek için değil; dinlenmek, sevdikleriyle vakit geçirmek ve yaşadığı anın tadını çıkarmayıda istemektedir.

Tabiki çözüm şehirlerden kaçmak değil, mesele şehirleri yeniden insan odaklı hâle getirebilmek. Daha fazla park, daha güvenli yürüyüş yolları, bisiklet ulaşımı, kültürel alanlar ve insanların gerçekten bir araya gelebileceği kamusal mekânlar, şehirleri yaşanabilir hale getirmektir. Bazen telefonu kenara bırakmak, kısa bir yürüyüş yapmak ya da bir dostla yüz yüze sohbet etmek bile şehir hayatının üzerimizde kurduğu baskıyı ne kadar azalttığını görebiliriz.

Şehirleri nasıl planladığımız ve içinde nasıl yaşamayı seçtiğimiz belirleyici olacaktır çünkü şehir yalnızca binalardan ibaret değildir; onu şehir yapan, içinde yaşayan insanlardır. Eğer insanı merkeze koymayı başarabilirsek, şehir bizi tüketen değil, bizi geliştiren bir yaşam alanına dönüştürebilir.

VESSELAM!