PERGAMON ASKLEPION (ASKLEPIEION) KUTSAL ALANI

Bergama Asklepion Canlandırma (Kaynak : Bergamalılar Facebook)

Tarih boyunca Anadolu'da yaşamış toplumlar, genel olarak sosyal ve ekonomik yapılarının belirlediği duyuş, düşünüş, inanç, zevk, sanat, gelenek ve adetlerini, yarattıkları her türlü fiziksel eserlere yansıtmışlar ve bu eserler ile mimari tarz Anadolu Sanatını belirleyen en önemli unsurlar olmuşlardır.

Bergama, ülkemiz uygarlık tarihinin en eski yerleşmelerinden biri olarak, M.Ö.5000 yıllarından, 19.yüzyılın sonlarına kadar uzanan bir tarihi perspektif içinde, dünya çapında önemi olan Arkeolojik eserler ile yöresel mimarinin güzel örneklerini içermektedir.

Asklepion Kutsal Alanı (Askelepios - Asklepion) Bergama'nın güney-batısında yer almaktadır. Sağlık (şifa) Tanrısı Asklepios'a sunulmuş olan bu kutsal tedavi alanıdır. Roma İmparatorluk Devri’nde antik kente yaklaşık 1 km. uzunluktaki bir yol (Via Tecta) ile bağlıydı. Üç tarafı portiklerle çevrili olan kutsal yerin merkezi iyi korunmuş ve Telephorus Tapınağı’na bir yeraltı dehlizi ile bağlanmıştı. Kuzey portiğinin ucunda hastalarca kullanılan küçük bir de tiyatro bulunmaktadır. Asklepion’da tıbbi eserlerin bulunduğu bir kitaplık vardı. 

ASKLEPİON GENEL GÖRÜNÜMÜ 

http://mehmet-urbanplanning.blogspot.com/2011/01/bergama-asklepion-asklepieion-kutsal.html

Bergama tarihi kent dokusu makro formunda önemli bir yer tutan Akropol, Asklepieion, Kızıl Avlu ile Arkeolojik Alanların tümü Bergama için çok önemli bir potansiyel taşımaktadır. Kentsel ve Arkeolojik Park “ARKEOPARK” olarak  tanımlanan bu alanlar niteliğine göre tanımlanmıştır. 

Kentsel Sit Alanı, Bergama kent makroformunun kuzeyinde en önemli sınırlayıcılardan biridir. Kentsel ve Arkeolojik Sit Alanlarının dağılımı ve topoğrafya, Bergamanın güneyde ovaya doğru genişlemesine neden olmuştur.

Bergama tarihi kent dokusu makro formunda önemli bir yer tutan Akropol, Asklepieion, Kızıl Avlu ile Arkeolojik Alanların tümü Bergama için çok önemli bir potansiyel taşımaktadır. Kentsel ve Arkeolojik Park “ARKEOPARK” olarak  tanımlanan bu alanlar niteliğine göre tanımlanmıştır. 

Kentsel Sit Alanı, Bergama kent makroformunun kuzeyinde en önemli sınırlayıcılardan biridir. Kentsel ve Arkeolojik Sit Alanlarının dağılımı ve topoğrafya, Bergamanın güneyde ovaya doğru genişlemesine neden olmuştur.

ASKLEPİON HAVADAN (Fotoğraf: Alp Alper)

“Ölümün Yasaklandığı, Vasiyetnamelerin Açılmadığı Yer”

 “..........Sağlık tanrısı Asklepios, Yunan mitolojisinde Apollon’un oğlu olarak geçer, söylenceye göre Teselya kralının kızı Koronis tanrı Apollon ile sevişir ve ondan gebe kalır. Koronis, tanrının dölünü karnında taşırken bir yabancıyı da yatağına alır. Bunun üzerine Koronis korkunç bir cezaya çarptırılır. Bir odun yığının üstünde diri diri yanacaktır. Alevler içinde kadın can vermek üzeredir ki Apollon, çocuğunun yok olmasına katlanamaz ve Koronis’in karnından dölünü çıkarır. Çocuğun büyümesi için at adam Kheiron’a verir. Asklepios'a, hekimlik sanatını öğreten Kheiron doğanın içinde yaşayan, doğanın sırrına ermiş,  güneşin altında şifalı sulardan ve otlardan yararlanma yollarını bilen bir varlıktır. Asklepios böylece ustası Kherion’dan öğrendikleri ile  iyi  bir hekim olarak yetişir, hekimliğin ve cerrahlığın bütün bilgilerini edinir. Asklepios'dan sonra hekimlik sanatını kızı Hijye (Hygieia  Yunanca sağlık anlamına gelir) ve oğulları Asklepiades sıkı bir lonca düzeni içinde sürdürmüşlerdir. Eski Yunanistan’da hekimlerin tanrı soyundan geldiğine inanılmış  ve bu hekimler sağlık ve şifa tanrıları adına yapılan tapınaklarda mesleklerini icra etmişlerdi. Bunların en bilinenen Aesculapius’dur. MÖ 1200’lerde yaşadığı sanılan Aesculapius sonradan tanrı statüsünde değerlendirilerek sağlık tanrısı olarak kabul edilmiştir...” https://argoscelik.blogspot.com/2012/02/olumun-yasaklandg-vasiyetnamelerin.html

Asklepios’a hekimlik sanatını öğreten Kheiron doğanın içinde yaşayan, doğanın sırrına ermiş bir varlıktır. Sağlığın kaynağı da doğada olduğuna göre; Kheiron’un açık havada, güneşin altında şifalı otlardan ve sulardan yararlanma yollarını bilmesi de gerçek olarak ortaya çıkmaktadır. Asklepios böylece usta bir hekim olarak yetişir, hekimliğin ve cerrahlığın tüm bilgilerini edinir. Daha öteye giderek, ölüleri bile diriltmeye çalışır. Bunun sırrını efsane şöyle açıklar: Tanrıça Athena, Gorgo canavarı öldüğü zaman bedeninden akan kanı toplamış ve Asklepios’a vermiştir. Gorgo’nun sağ tarafındaki damarlarda zehirli, sol tarafındaki damarlarda şifalı kan varmış. Asklepios bu şifalı kanla ölüleri diriltme yoluna gitmiş. Öte yandan Zeus doğal düzeni bozduğuna inandığı bu hekim-tanrının 

aşırı gücünden kuşku duymaya başlamış ve onu cezalandırmak için üzerine bir yıldırım salarak öldürmüş. Apollon da, Zeus’a yıldırımları bağışlayan Kykloplar’ı öldürerek, oğlunun öcünü almış.

BERGAMA ASKLEPION SAĞLIK MERKEZİ BELGESELİNİ İZLEMEK İÇİN:

https://www.youtube.com/watch?v=edMwItLBEYk

Asklepios’un yok oluşundan sonra hekimlik sanatını kızı, Hygieia (Yunanca sağlık anlamına gelir) ve oğulları Asklepiades adında bir lonca düzeni içinde sürdürmüşlerdir. Atina'da, Bergama'da, İzmir'de Asklepios adına tapınaklar kurmuşlardır. Bergama'da Asklepion adıyla bilinen sağlık sitesi antik Yunan dünyasındaki üç büyük sağlık sitesinden biri olarak kabul edilir.

Asklepios efsanesine Anadolu'da yapılan bir katkı da şudur (aynı hikâye Lokman Hekim içinde anlatılır); Zeus Asklepios'u yıldırımıyla öldürünce bu sırada hekimin yazmakta olduğu reçete oradaki bir otun üzerine düşmüş, yağan yağmurla kâğıttaki yazı toprağa karışarak her derde deva sarımsak meydana gelmiştir (Kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/Asklepios).

Diğer bir söylenceye göre, Asklepios daima elinde asasıyla dolaşırmış. Bu asa, hekim, hastalarına giderken ona destek olur; asasına yaslanan hekim ondan güç alır; yorulmadan hastadan hastaya koşarak şifa dağıtırmış. Asklepios'un yılanlı asası hekimliğin simgesidir ve tıp sembolüdür. Asklepios'un diğer simgeleri: Çam kozalakları, defne dalları, keçi ve köpektir.

“Dünyanın ilk sağlık yurtlarından biri olan Asklepion’daki hasta tedavi yöntemleri, Bergamalı uzmanların ecza bilgisi, kent altyapısı ile ilgili uygulamalar, Bergama heykelcilik akımının tasarımları, Homeros dil bilimi okulunun araştırmaları, nice bilgi, nice birikim, Bergama topraklarının ürünüdür..”

Taşkın, S., 1993, “Geçmişin Görkemi”, Bergama, Bergama Belediyesi Kültür Yayınları, Önsöz.

Bergama’ da, Asklepios’ un oğlu Telesforos’ a adanmış yuvarlak bir mabet vardır. Kutsal kaynakta yıkanan, banyo yapan ve böylece temizlenmiş hastalara Telesfor mabedine giden uzun bir koridorda yürürlerken, tavandaki deliklerden rahip/hekimler seslenir, Asklepios’ un buyruklarını iletir, ama en önemlisi telkin yoluyla hastaları rahatlatırlardı. Örneğin, doktorlar hastalarına yerin altından bir yılan gibi geçerken tıpkı yılanın deri değiştirmesi gibi, hastalıklarını geride bırakacaklarını ve yenileneceklerini söylüyorlarmış. Tünel üzerinde delikler 12 adettir. Bu sayıyı kutsal olan 12 tanrı ile bağdaştırılması, işin sadece dinsel (Olimpos’un 12 tanrısının sembolize edilmesi) yanıdır.”

TELESFOROS TAPINAĞI TÜNELLERİ 

(Kaynak : https://www.temizmekan.com/%EF%BB%BFantik-donemden-bugune-su-saglik-ve-sarikaya-asklepionu/)

Asklepionlarda tedaviler dinsel ve mistik öğelere dayanıyordu. Tedavinin temelini diyet, egzersiz ve sıcak veya soğuk banyo oluşturuyordu. Asklepiona gelen hastalar önce bir arınma töreninden geçerlerdi, arınma töreninde kurban keserler ve yıkanırlardı, daha sonra tapınağın iç bölgesinde yer alan kutsal yatakhaneye (abaton) alınırlardı. Buralarda oruç tutmaktan yorgun düşmüş olarak koyun postları üzerinde tapınak uykusuna yatarlardı. Hastalar uykudayken tapınak rahipleri hastaların arasında zararsız yılanlarla beraber dolaşırlardı.Hastalar uyandıklarında uykularında gördükleri rüyaları anlatırlardı. Rüyada ya Asklepios hastaya görünerek doğrudan bir tedavi önerirdi ya da rüya öylesine karmaşık olurdu ki hasta rüyayı tapınak rahiplerine anlatır ve onların yorumlarına göre bir tedavi önerisi alarak tapınaktan ayrılırdı. Bu tedavi yöntemi ‘telkin’i çağrıştırır. 

Hasta iyileşmezse rahipler, hastanın ya tedaviye tam inanmadığını ya da söylenenleri tam olarak yerine getirmediğini söylerlerdi. Hasta tapınaktan çıkarken paranın yanı sıra kendi adının, hastalığının ve önerilen tedavinin yazılı olduğu bir tableti adak olarak tapınağın duvarına asardı. Tapınağa yeni gelenler, bu tabletler aracılığıyla uygulanan tedavilerin başarıları hakkında bilgilenir ve iyileşeceklerine dair güvenleri artardı. 

DÜNYANIN İLK SAĞLIK MERKEZLERİNDEN BİRİ OLAN BERGAMA ASKLEPİON’U

(Kaynak : https://www.temizmekan.com/%EF%BB%BFantik-donemden-bugune-su-saglik-ve-sarikaya-asklepionu/)

Taşkın, S., 1993, “Geçmişin Görkemi”, Bergama, Bergama Belediyesi Kültür Yayınları, Önsöz.

BERGAMALI LOKMAN HEKİM GALENOS, 1989, Bergama Belleten – 18, Ed., Eriş, E., Proje; Durmaz, M., Çalışma Grubu; Eriş, E., Altuğ, Ö., Karaçoban, N., Çelik, T., S. 5-6.

BERGAMALI LOKMAN HEKİM GALENOS, 1989, y.a.g.e., S. 11.

BAYATLI, O., 1947, “Bergama’da Asklepion”, İzmir.

Tunçer, M., 2014, “Tarihi Çevre Yok Olurken; Amasra, Bergama, Kaş, Uçhisar Örnekleri”, Alter Yay., Ank. (S.113- 118) 

https://www.temizmekan.com/%EF%BB%BFantik-donemden-bugune-su-saglik-ve-sarikaya-asklepionu/)

https://argoscelik.blogspot.com/2012/02/olumun-yasaklandg-vasiyetnamelerin.html 

 http://tr.wikipedia.org/wiki/Asklepios

PERGAMON KENTİ İÇİNDE ASKLEPION ALANI 

Roma imparatoru Marcus Aeurelius Bergamalı Lokman Hekim Galenos’u “Hekimlerin İmparatoru” olarak adlandırmıştı. Her üç dinin (Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam) kaynaklarına bakıldığında Bergama doğumlu bu Lokman Hekim Galenos’un sıradan bir dok, bir ahlak önderi ve hikmet sahibi bir kişi olarak ün kazandığı görülür. M.S. 130 yılında doğan Galenos, tıpta birçok buluşların sahibi ve eczacılığın atasıdır. Galenos 81 yaşında Bergama’da öldüğünde tıp ve eczacığa ilişkin birçok yeni tedavi yöntemi ve buluş bırakmıştır

BERGAMALI LOKMAN HEKİM GALENOS, 1989, Bergama Belleten – 18, Ed., Eriş, E., Proje; Durmaz, M., Çalışma Grubu; Eriş, E., Altuğ, Ö., Karaçoban, N., Çelik, T., S. 5-6.)

Asklepios ya da İlyada Destanı’nda geçen adıyla Eskulapios, iki hastayı para karşılığı tedavi ettiği için Zeus tarafından öldürülür. Ölümünden sonra öğrencileri Asklepiad’lar tarafından tanrı mertebesine çıkartılmış, Antik Ege panteonuna eklenmiştir. Panteona geç katılmasına karşın ekolünün hızla yayılması sayesinde Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde Asklepios tarikatına ait birçok şifa merkezi kurulmuştur. Bu merkezler içinde en önemlilerinden olan Bergama Asklepionu’nun kalıntılarında, yılanın tanrısal bir figür olarak hem mimaride hem de dekorasyon unsurlarında çokça kullanıldığı göze çarpar.