Mustafa Kemal Atatürk, 15 yıl, 3 ay, 15 gün iktidarda kalmış, az zamanda çok işler yapmıştır. “Gelecek göklerdir!” tezi ile üretmiş olduğumuz uçakları zamanın Hollanda’sına ve Belçika’sına satmışız… Bu sattığımız uçakların fotoğraflarını Ankara’da Türk Hava Kurumunun merkezindeki salonunda görebilirsiniz.

1950’den sonra çok partili yaşama geçen Türkiye’de iktidar olan Demokrat Parti (DP), uçak sanayimizi çağdaş teknolojiyi esas alarak sürdürmedi.

Hatta Kırıkkale Top Tüfek Fabrikası’nın işlevini de durdurup “gazoz şişesine kapak yapma fabrikası” olarak kullandılar.

Aynı mantık çerçevesinde ülkeyi yönetmek isteyen ve iktidara gelince de yönetenlerin hiç birisi “nükleer enerji santrali” kuracağım demedi.

Nükleer santral yapma oltasına kim takıldı?

AKP iktidarı takıldı. O tarihte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Başbakan RTE’den aldığı talimatlar doğrultusunda Nükleer santral kurma işini Rusya’ya verdi. Tam bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor: Libya lideri Albay Muammer Kaddafi’nin başına NATO’nun bomba yağdırmasıyla “Nükleer enerjinin” bir ilişkisi var mı? 

Bana göre var. 

En çok petrole sahip ülkeler hangisi? Suudi Arabistan, Irak, İran ve Libya gibi ülkeler… Nükleer santrallerin bir felaket habercisi olduğu anlaşıldı mı?

Anlaşıldı? 

Başta ABD olmak üzere Almanya, Japonya, İngiltere ve Fransa ve Rusya gibi ülkeler, nükleer santraller kurmaktan vazgeçiyorlar. Almanya en geç 2022'de nükleer enerjiden vazgeçeceğini ve tüm nükleer santrallerini kapatacağını açıkladı mı? 

Açıkladı. Peki, Türkiye neden nükleer santrallerin yapmak için kolları sıvadı? 

Bu gün Almanya 17 nükleer santrale sahiptir. Bu santraller Almanya'nın toplam elektrik üretiminin yüzde 22'sini sağlıyor. 

Diğer kaynakların payları ise şöyle: Kömür yüzde 43, yenilenebilir yüzde 18, gaz yüzde 14, diğerleri yüzde 3. 

Almanya, söz konusu 17 nükleer santralden 8'ine Japonya'da 11 Mart'ta 2011 günü meydana gelen Fukuşima felaketinin hemen ardından kilit vurdu. 

Almanya’nın geriye 9 nükleer santrali kaldı. O zaman Merkel Hükümeti'nin belirlediği takvime göre, bu 9 santralden 6'sı 2021'de, 3'ü de 2022'de faaliyetlerini durduracaktır. 

Peki, nükleer santrallerin devre dışı kalmasından sonra Almanya’da elektrik üretimindeki açık nasıl ve nereden kapatılacak? 

Almanlar "Öncelikle yeni kuşak elektrikli aletler sayesinde enerji tasarrufu sağlanacak" diyorlar. 

Bu yeter mi? Tabii ki yetmez. 

Almanya doğalgaza başvursa hem dışa bağımlılık artacak, hem de atmosfere karbondioksit salımı çoğalacaktır. 

Petrol, kömür, bitümlü kayalar gibi diğer fosil kaynaklar da hava kirliliğini, dolayısıyla küresel ısınmayı kamçılayacaktır. 

Hidroelektrik santralleri deseniz, Almanya su kaynakları bakımından zengin bir ülke değildir. 

Geriye ne kalıyor? 

Yenilenebilir enerji kaynakları kalıyor. 

Yani Almanya, rüzgâr, dalga gibi yenilenebilir enerji kaynakları bugün toplam elektrik üretiminde yüzde 18 gibi önemli bir paya sahiptir. 

Enerji dünyasındaki bu gelişmeler, savaşları ve işgalleri körüklüyor. (Devam edecek) &&