1.4. YANLIŞ ARSA ve KENTLEŞME POLİTİKALARI

(Orman ve tarım arazilerinin, kıyıların imara açılması)
§ Kentsel Dönüşüm adı altında, tarihi ve kültürel miras tahrip edilmiş, mekâna bağlı soylulaştırma sağlanarak kentlerin kimliği değiştirilmiştir,

İnşaata dayalı büyüme stratejisinin sonucunda kıyı alanlarında ya da kent merkezlerinde artık yatırıma uygun çok fazla yer kalmayınca ekonomik etkinlikler, yatırımlar içerilere ormanlara, koruma alanlarına, tarihi eserlerin olduğu yerlere taşınmaya başlanmıştır.

§ Atatürk Orman Çiftliği arazileri saraylar, oyun parkları ve yollar ile yıllardır kaybettiği arazilerine yenilerini eklemektedir,

Aşırı Yoğun – Çevre Duyarlı Olmayan Yeni Yerleşmeler / Örnek Bursa

Fotoğraf :BURSA TOKİ KONUTLARI

Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, "İstanbul'da sorunsuz arsa kesinlikle yok" dedi. Küçük-büyük tüm arsa yatırımcılarının İstanbul'da arsa bulamadığını söyleyen Ağaoğlu, "İstanbul'da problemsiz arsa olmadığı için de insanlar ellerindeki arsayı mümkün olduğu kadar değerlendirmeye çalışıyor. Makul bir fiyatlı, problemsiz bir arsa bulmak mümkün değil" diye konuştu.
Rant için İstanbul'u bitirdiler... Şimdi 'arsa kalmadı' diye yakınıyorlar
Ranta kurban giden, parsel parsel yandaş iş adamlarına peşkeş çekilen İstanbul'da artık arsa kalmadı.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/382527/Rant_icin_istanbul_u_bitirdiler..._Simdi__arsa_kalmadi__diye_yakiniyorlar.html
§  Şehirlerde imar değişikliklerinden dolayı bir rant oluşuyor. Örneğin boş bir arsa üzerinde imar değişikliği oluyor ve buranın değeri artıyor. Ya da emsal değeri düşük olan bir yerde emsal artışı talep ediliyor. Bu talep kabul ediliyor. Bir bina 2 katlıyken 20 kat izni çıkıyor. Oluşan rant mülkün sahibinde kalıyordu. Şimdi ranttan kamu payını almak istiyor.

Bir arsa imara açıldığında ya da bir binanın emsal oranı arttığında değer artış payı alınacak. Bireysel, vatandaşın talebi ile değişiklik yapılması halinde yüzde 80 ile 100 arasında belirlenecek oranda değer artış payı alınabilecek. Belediyelerin genel plan değişikliğinde yüzde

40 ile 60 arasında pay alınacak. Değer artış payı uygulaması yapılacak yasal düzenleme sonrası başlayacak..
Belediyelerin genel plan değişikliğinde yüzde 40 ile 60 arasında belirlenecek oranda değer artış payı alınacak. Bireysel plan değişikliklerinde ise yüzde 80 ile yüzde 100 arasında belirlenecek oranda değer artış payı alacak.

http://www.hurriyet.com.tr/11-soruda-rant-vergisi-27978854

ÜRKÜNTÜ VERİCİ BİR SAHİPSİZLİK İÇİNDEKİ ÜLKEMİZDE “KIYI YAĞMASI İNANILMAZ BOYUTLARDA”

12 Eylül Darbesi’nin hemen ardından Turizm Teşvik Kanunu çıkarılarak kıyılardaki doğal güzellikler ve arkeolojik alanlar, otellerin, tatil sitelerinin kullanımına açılmıştır. Ardından gelen hükümetler de aynı eğilimi sürdürerek enerji, turizm, konut, ulaştırma yatırımlarının buraları tahrip etmesine seyirci kalmışlardır. Son dönemin bozulma sürecindeki payı nicelik ve nitelik olarak bu alanlar üzerindeki baskıyı sonuna kadar artırmasıdır.

Kıyı Kanunundaki değişiklik ile kıyıya yaklaşma sınırı 20 metreye kadar düşürülmüş, kıyıların kirliliğinin yanı sıra kent silüeti değiştirilmiştir.

Kıyı Kenar Kanununda ki değişiklik ile kıyı çizgisinin en az 100 metre mesafesine kadar olan yapı izin sınırının 10 metreye düşürüleceğini aktaran Pınarbaşı “”Torba Yasa Taslağı” ile şimdi sıranın kıyılar, kırsal alanlar, meralar ve dönüşüm sürecinin engelsiz atlatılmasına yönelik diğer düzenlemelere geldiği anlaşılmaktadır.

Kıyılarımıza kıyı kenar çizgisine 10 mt mesafede binalar yapılacak Halk bu alandan çıkarılacaktır. Meralar rezerv imar alanı olarak bakanlığın cebine konulmakta ve imara açılmaktadır.

”Taslak” ile yapılan değişikliklerde bu alanlar, kısmî imar aflarını da içerecek şekilde yapılaşmaya açılmakta ve halkın ortak varlığına el konulmaktadır. Taslağın asıl gerekçesi olan “Yapı Denetimi” bağlamında yapılan düzenleme ile kentsel dönüşüm uygulamalarına yönelik olarak, “teknik danışmanlık” adı altında teknik taşeronların oluşturulması hedeflenmektedir.

1.6. YANLIŞ ULAŞIM POLİTİKALARI

§  ÖRNEK : KARADENİZ KIYI OTOYOLU, YEŞİL YOL, ÜÇÜNCÜ BOĞAZ KÖPRÜSÜ VE ÇEVRE YOLLARI, İSTANBUL ÜÇÜNCÜ HAVALİMANI PROJESİ

Son yıllarda otellerin, yolların, köprülerin, AVM’lerin, havaalanlarının, HES’lerin, madencilik faaliyetlerinin neredeyse tümü, bir biçimde doğal ya da kültürel alanlara zarar verecek biçimde gerçekleştirilmiştir.  Kuzey Ormanları katledilerek İstanbul`a 3. Köprü ve 3. Havalimanı inşa edilmektedir,

İSTANBUL 3. BOĞAZ KÖPRÜSÜ VE ÇEVRE OTOYOLLARI KUZEY ORMANLARINI KATLEDEREK  YAPILMAKTADIR

§  Karadeniz`e dolgu yapılarak Ordu ile Giresun arasına "ORGİ Havaalanı" inşa edilmiş, Mezopotamya`da tarihsel olarak öneminin yanından özellikli bir sulak alan olan Amik Ovası`na da Havaalanı inşa edilmiştir,

1.7. YANLIŞ ORMANCILIK, YAYLA, MERA  VE TARIM POLİTİKALARI

(Orman, Milli Park, Tabiat Parkı, Tabiatı Koruma Alanı, Yaban hayatı Koruma Alanı, Doğal Sit vd)
-Türkiye`deki doğal bozkırların %95`ten fazlası yok olmuştur,
-Doğu Karadeniz Bölgesi doğal yaşlı ormanlarının %80`den fazlası kaybedilmiştir,
-Türkiye`deki endemik bitkilerin %30`undan fazlasının nesli tükenmek üzeredir, 
-Türkiye`deki endemik bitkilerin %30`undan fazlasının nesli tükenmek üzeredir, 
-Torba Yasayla birlikte 2012 yılında 4342 sayılı Mera Kanununu ve 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında ki değişiklik ile tüm mera ve afet riski altında olduğu iddia edilen alanlar kentsel yenileme alanı olarak ilan edilerek korunması gerekli birçok alan ranta peşkeş çekilmiştir.

ÖRNEK : BOLU ORMANLARI VE YAYLALARI

ORMAN İÇİNDE AÇILAN TAŞ/MERMER OCAKLARI BÜYÜK TAHRİBATA NEDEN OLMAKTADIR

1.8. YANLIŞ TARİHSEL VE KÜLTÜREL ÇEVRE KORUMA POLİTİKALARI
ÖRNEK : HER YERJ
Dünya kültür mirası olabilecek nitelikteki örnekler Halfeti ve Allionai sular altına gömülmüş, Hasankeyf`in sular altında kalması için çalışmalar yapılmaktadır,
Özelleştirme İdaresi, 2. derece doğal ve 3. derece arkeolojik sit alanında, Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı’nda, turizm tesisleri ve alışveriş merkezleri gibi yoğunluğu artıracak biçimde imar planını değiştirebilmektedir.
§   

§  Tabiat Parkı olması nedeniyle durdurulurken, Vogue Hotels Resorts Bodrum'a, 14 ay süren inşaatı boyunca kimse dokunmamıştır. Tabiat Parkı'nın yüzde 20'sini imara açan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bu işgale zemin hazırlamıştır.

§   

§  Otelin açılışını Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in yapması trajikomiktir. Bodrum kıyılarındaki yeşilliği yok eden, Tabiat Parkı'nı işgal eden otelin açılışını, Türkiye'nin kültür, tabiat mirası ve turizmine sahip çıkması gereken bir bakanın yapması ne yazık ki bu ülkenin şanssızlığıdır ve AKP zihniyetinin samimiyetsizliğini açıkça göstermektedir.

§  http://odatv.com/bodrumda-kiyi-denetimi-yapan-basbakan-once-bu-fotografi-aciklasin-2408131200.html


ÖRNEK : PATARA Özel Çevre Koruma Bölgesi

.PATARA antik Likya’nın başkentidir ve korunması gerekli doğal ve kültürel değerlerin yoğunlaştığı 193 km2’lik yüz ölçümlü Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi  (ÖÇKB) içinde yer almaktadır. Patara Antik Kenti’nin bir bölümü (Nekropol alanı), Gelemiş Köyü yerleşim sınırları içinde yer almaktadır.  Patara I. Derece, Gelemiş Köy yerleşimi ise III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak belirlenmiştir. Biyo çeşitlilik bakımından da, Akdeniz fito-coğrafik bölgesi içinde yer alan Patara ÖÇKB’nin bitki ve hayvan örtüsü ile ekosistem çeşitliliği yönünden önemli bir zenginlik içermektedir.

Yüksek Kurulun 1990 yılında aldığı önemli bir kararında Patara’da ilk defa I. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir. Ayrıca;

·      Patara Antik Kenti ve çevresinin Milli Park Alanı kapsamına alınması,

·      İlke olarak kamulaştırmanın I. Derece Sit Alanı içinde başlatılması gerektiği,

·      Sit Alanları içinde kesinlikle yapılaşmaya izin verilmemesi,

·      Ören yeri içinden denize ulaşan yolun kullanılmaması ve yeni bir yolun gerçekleştirilmesi,

·      Daha önce sit alanları içinde yapılan ve yapımına ruhsat verilerek başlanan yapıların 2. kattan fazlasının yıktırılması konuları,

Antalya Koruma Kurulu'na tavsiye edilmektedir [1] . Antalya Koruma Kurulu, Yüksek Kurul'a sunduğu sit kararlarının kabulü ile I. Derece Doğal Siti tescil etmiştir [2] . Yüksek Kurul tarafından tavsiye edilen öneriler benimsenerek aşağıdaki kararlar alınmıştır:

·      Alanın Milli Park kapsamına alınması, 

·      Koruma Amaçlı İmar Planının öncelikle ve acil olarak hazırlanması ve planlama çalışmalarının Antalya Koruma Kurulu’ nun koordinatörlüğünde yürütülmesi,

·      I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde yapılması gerekli işlemlerin belirlenmesi,

·      III. Derece Arkeolojik Sit Alanı içindeki yapılanma koşullarının belirlenmesi,

·      İnşaat ruhsatı işlemlerinin durdurulması ve Koruma Kurulu oluru alınmadan, ruhsat verilip yapımına başlanmış olan inşaatların 2 kattan fazlasının Valilikçe yıktırılması,

·      Beyhan Oteli ile Hitit Yapı Kooperatifinin inşaatlarının durdurulması ve ciddi olarak bir suç duyurusunda bulunulması,

Bu dönemde 82 yapının sit alanları içinde izinsiz olarak yapımına başlanıldığı saptanmıştır.

[1] Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu' nun 21.08.1990 Tarih ve 876 Sayılı Kararı.
[2] Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu' nun 19.02.1990 Tarih ve 1000 Sayılı Kararı.

Bugün, III. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı içinde kalan "Kumko Kum Limanı Tatil Köyü Sahil Arsa ve Yapı Kooperatifi” nin Gelemiş Köyü içindeki Gürlen - Kulaksız orman alanında yer alan sit alanı dışındaki kimi parsellerine yapılaşma izni verilerek, bugüne taşınan birçok sorunun temeli  atılmıştır [1] .

“Kumko Kooperatifi” 1986 yılında Gürlen - Kulaksız Mevkiinde daha fazla toplu parselleri bulunan “Yeni Hitit Kooperatifi” ile birlikte Antalya Koruma Kurulu yerine "Antalya Bayındırlık ve İskan Müdürlüğüne" inşaat izni için başvurmuştur. Bayındırlık Müdürlüğü, Antalya Müze Müdürlüğü'nden görüş sormuş [2]  ve Müze Müdürlüğü' nün yanıtı ile gerekli izin verilmiştir [3] .

"c Bölgesi” nin Sit dışında bir alan olarak algılanması hatalı olmuştur. Yüksek Kurul kararı ile Bölge Kurullarına devir edilen yetkilerin göz ardı edilmesi de ilgi çekicidir [4].

Üstelik daha önce karşı çıkılan 222 ve 225 nolu c Bölgesi parsellerine izin verilmesi de ayrı bir hata olarak karşımıza çıkmaktadır. [5] .

Yapı Kooperatifleri "mevzii imar planı" yaptırarak Antalya İmar ve İskan Müdürlüğü'ne başvurmuş, Antalya İl İdare Kurulu Kararı ile oluşan izni, Valilik onaylamıştır. Hitit ve Kumko Yapı Kooperatif alanlarını içeren mevzii imar Planı’ndaki yapı adaları "toplu konut" iskan alanı olarak kabul edilmiş ve her iki kooperatif de Antalya imar ve İskan Müdürlüğünden inşaat ruhsatlarını almışlardır.

Ancak, III. Derece Arkeolojik Sit Alanı'nda yer alan Beyhan Oteli'ne tarihsiz ruhsat izni Antalya imar ve İskan Müdürlüğü'nce verilmiştir. Bu otele Turizm Bakanlığı bir de "Turizm Yatırım Belgesi" vermiştir [1] .

Sit sınırlarının yeniden derecelendirilmesi Yüksek Kurul kararı ile onaylanmış [2]  ancak “Milli Park” istemi gerçekleşmemiştir.

PATARA ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ  İLANI

Bölge'nin, sahip olduğu ekolojik, doğal, kültürel ve tarihi değerlerin korunması, doğal ve tarihsel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının güvence altına alınması amacıyla, 2872 Sayılı Çevre Kanunun 9. Maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu Kararı ile "Özel Çevre Koruma Bölgesi" (ÖÇK) olarak tesbit ve ilan olunmuştur [3].

Özel Çevre Koruma Kurumu' nun [4]  Patara' ya girmesi ile sorunların azalması beklenirken, çözümsüzlüğe giden olay ve kararlar birbirini izlemiştir. Tahribatın ve yağmalama sürecinin hızla arttığı yörede yönetim ve kararlardaki çok başlılık, Patara' nın koruma süreci içinde 10 yılını yitirmesine neden olmuştur [5] . Antalya Koruma Kurulu kararlarında "Özel Çevre Koruma Kurumu' nun" tutumunu eleştirmekte, ancak uzlaşmaz tutumu ile ÖÇK sorunların büyümesine neden olmaktadır [6] .

Patara planın yetersizliği [7] nedeniyle, Antalya Koruma Kurulu Patara Antik Kenti' nin (Gelemiş Köyü ile birlikte) bir bütün olduğunu, bu nedenle  yörede Kültür Bakanlığı'nca "Koruma Amaçlı İmar Planı" yapılması kararını vermiştir [8] . G.E.E.A.Y.K döneminde (09.04.1983 tarihinde) alınan "Kumko" (Kumko Koop.) ile III. Derece Arkeolojik Sit Alanı'ndaki yapılaşmanın devamı başvurusu, ÖÇK  tarafından aynı alanda yapılmasına başlanan koruma amaçlı imar planı çalışmaları yönünde konunun iadesine-reddine

[1] Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 21.8.1990 Tarih ve 876 Sayılı Kararı. Gelemiş Köyü içinde ve Gürlen-Kulaksız Mevkii arasındaki Otel zemin artı 6 kat izinlidir.
[2] Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 19.12.1990 Tarih ve 1000 Sayılı Kararı.
[3] 18.01.1990-90/77 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı. 02.03.1990 tarih ve 20449 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[4]  Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 17.11.1992 Tarih ve 1629 Sayılı Kararı.
[5]  Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun  21.1.1993 Tarih ve 1732 Sayılı Kararı.
[6]  Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 23.2.1993 Tarih ve 1753 Sayılı Kararı.
[7]  Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 19.3.1996 Tarih ve 2902 Sayılı Kararı.
[8]  K.T.V.K. Yüksek Kurulu' nun 23.8.1996 Tarih ve 481 Sayılı Kararı.

karar verilmiştir [1]  Daha sonraki bir kararda,  Kurulun 10.03.1995 gün ve 2499 sayılı kararının tekrar gözden geçirilme istemi red edilmiştir [2] .

PATARA ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ YÖNETİM PLANI

Temmuz 1996 - Ağustos 1997 tarihleri arasında Çevre Bakanlığı, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ile Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Dünya Bankası finansmanlı  “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı Bilimsel Çalışmaları” nı hazırlatmıştır.

Patara I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde sahile doğru yoğunlaşan kaçak yapılaşmalar en önemli sorunlardan birisidir. Bir tek yapı ile başlayan kaçak yapılaşmalar kısa süre içinde hızla artmıştır [3].

Mevcut yolun kumsala ulaştığı ve lokantaların bulunduğu alanda ören yerine ve denize gelenlerin araçlarının durak noktası olması nedeniyle düzensiz bir meydanlaşma söz konusudur. Ayrıca yakın çevreye ulaşımı sağlayan minibüs, taksi gibi araçların kalkış ve  durak noktaları ile satış bankoları da bu alanda yer almaktadır. Bu durum alanda görsel ve fiziksel sorun yaratmaktadır.

Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Patara antik kentinde, 400 ila 750 yeni villa yapımına onay veren koruma imar planını UNESCO gündemine taşıyan Akdeniz Deniz Kaplumbağalarını Koruma Birliği (MEDASSET) Başkanı Lily Venizelos’un Türk yetkililere yaptığı “Patara’ya kıymayın” çağrısına yanıt veren bakanlık, villaların inşa edildiği kooperatifin kaplumbağaların yuvalama alanına 2, 5 kilometre uzaklıkta olduğunu belirterek, “endişeye gerek yok, her şey yasal” mesajı verdi.

http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/pataraya-kiymayin-diyenlere-bakanligin-yaniti-her-sey-yasal-haberi-52137 (Erişim Tarihi : 07.12.2015)


Patara'nın biyolojik çeşitliliğini korumak için 1980 yılından buyana uluslararası çalışmalar yürüten Akdeniz Deniz Kaplumbağalarını Koruma Birliği (MEDASSET) Başkanı Lily Venizelos, geçtiğimiz yıl dönemin Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'a birer mektup yazarak Patara'nın villalara kurban edilmemesini talep etmiş, gelişmeler hakkındaki endişelerini sıralamıştı. Venizelos mektubunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, Şubat 2009’da 

Patara'nın 'Dünya Mirası' listesine kabul edilmesi yönündeki belgeyi UNESCO'ya sunduğunu anımsatarak, bölgenin yapılaşması projesinin ayrıca Bern Sözleşmesi çerçevesinde, 1988, 1991, 1996 ve 1998 yıllarında alınan Patara ile ilgili tavsiye kararlarını ihlal ettiğinin de altını çizmişti.

Kasım - Aralık 2010 tarihlerinde Gelemiş’te yeni bir yapılaşmanın başlayacağı aşağıdaki haberlerle öğrenilmiştir.  “Dünyanın en değerli kumsallarından birini barındıran ve üç ayrı koruma statüsü bulunan Kaş'a bağlı antik Patara kentine 400 villa yapılacak. Koruma imar planı çerçevesinde yapılacak olan villaların bir kısmının inşaatına başlanması bölgede tartışma yarattı. Uzmanlar, Patara'nın ikinci bir Side olacağını öne sürüyor”

Kooperatiflerin yapılaşmasına açılan alanlar hem “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi” içinde kalmakta, hem de  III. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı’dır .

Noel Babanın Kemikleri Sızlayacak, Yavuz, Y., 06.12.2010,

PATARA GELEMİŞ’TEKİ KOOPERATİF VİLLALARI GEÇMİŞTE ATILAN TEMELLER ÜZERİNE YENİDEN İNŞA EDİLİYOR

PATARA’DA 1980’Lİ YILLARDA İNŞAATINA BAŞLANAN ANCAK DURDURULAN KOOPERATİFLER YENİDEN İNŞA EDİLİYOR

SONUÇLAR

Patara ÖÇKB’de  Yer Alan Tüm Doğal ve Kültürel Değerler, İnsanlığın Malıdır. Bunların Gelecek Kuşaklara Korunarak Devredilmesi Önemli Bir Yükümlülüktür.

Patara ÖÇKB İçin Hazırlanmış Bulunan Ve Kapsamlı Bir Bilimsel Çalışma Olan “Patara Yönetim Planı” ‘nın Sürdürülebilir Gelişmeye İlişkin Sosyal, Ekonomik ve Örgütsel Önerileri Uygulamaya Konmalıdır.

Patara III. Derece Arkeolojik Sit ve I. Derece Doğal Sit Alanlarını Kapsayan “Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı” Bir An Önce Uygulamaya Konmalıdır.

Patara I. Derece Arkeolojik Sit Alanında da Kapsamlı Bir “Koruma Planı” Hazırlanmalıdır. ÖÇKB ‘deki Tüm Diğer Doğal ve Kültürel Koruma Alanları (Patara Kumsalı, Eşen Çayı, Pyndai, Xanthos, Gemicik Adası, Tavas Tepesi vd.) İçin Koruma Amaçlı Planlar Hazırlanmalıdır.

Yörede Yaşayan Halkı Doğal ve Kültürel Çevre Konusunda Bilgilendirmek ve  Bilinçlendirmek, Halkın ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Doğal Çevre ve Kültürel Çevrelerin Korunması Konusuna Olumlu Katkı Ve Katılımlarının Sağlanması En Önemli Uygulama Aracı Olarak Görülmektedir.

Çocuk Yaştan Başlayarak Ülkedeki Doğal Ve Kültürel Zenginliğin Öğretilmesi, Tanıtılması ve Sevdirilmesi Büyük Önem Taşımaktadır. Bu Noktada Sivil Toplum Örgütlerine (Meslek Örgütleri, Vakıflar, Dernekler Vb.) Önemli Görevler Düşmektedir.

Yok edilen Atatürk Orman Çiftliği
509 dönümü yapı kooperatiflerine olmak üzere 18 767 dekar arazinin, satış ve tahsis şeklinde çeşitli özel kuruluşlar ve kamu kuruluşlarına verilmiştir[1]..



[1] Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, AOÇ Müdürlüğü Yıllık Raporları, 1999.

[1] Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, AOÇ Müdürlüğü Yıllık Raporları, 1999.

Ranttan Gözü Dönmüşlere Karşı Saraçoğlu’ndaki Direniş

Kentten ve yapılaşmadan anladıkları AVM’ler ve devasa gökdelenler olanlar şimdi de gözünü Saraçoğlu Mahallesi’ne dikmiş durumda.

Tarihi, kültürü, yaşam alanını, ağacı, kuşu, böceği rant uğruna satanlar şimdi de Saraçoğlu için iş başında.

………çoluk çocuk demeden insanları yerlerde sürükleyerek evlerinden çıkartmakta, baltalarla kapıları kırıp apartmanları boşaltmakta.

http://direnisteyiz2.org/ranttan-gozu-donmuslere-karsi-saracoglundaki-direnisi-buyutelim/

1.      YASAL SORUNLAR

2.1. YASALAR ARASI ÇELİŞKİ VE ÇATIŞMALAR (Korumaya ilişkin yasa ve yönetmeliklerde yetki kargaşası, görev ve yetkiler arası çelişkiler ve çekişmeler)
Türkiye’de kentsel ve çevresel koruma düzeneği yasal ve yönetsel olarak oldukça karmaşık bir yapı sergilemektedir.  Söz konusu alanları düzenleyen temel bir yasa bulunmamaktadır.

Çevre sorunları, ormancılık, kültürel ve tarihi mirasın korunması ve imar ile ilgili türlü yasalar ve uluslararası sözleşmeler içine dağıldığını söylemek gerekir.

Kentsel, Arkeolojik ve Doğal Sit Alanları İle Özel Çevre Koruma Bölgelerinde; Koruma Konusunda Yasalarda Ve Örgütsel Yapıda Gözlenen Çok Başlılık ve Yetki Kargaşası Mutlaka Önlenmelidir.

Tarihsel ve Doğal Çevreler, “Sürdürülebilir Kalkınma” Kavramı Doğrultusunda Sadece Taşınmaz Kültürel / Doğa Varlıkları Olarak Değil, Birer “Konut Stoku” ve “Doğa Rezervi” Olarak Görülmeli ve Değerlendirilmelidir. Bu Doğrultuda, Sadece Koruma Değil, Sağlıklaştırma, Onarım ve Yenilemeyi De İçeren Planlama Ve Projelendirme Çalışmaları Yapılmalıdır. Korumanın Ekonomik Potansiyeli Dikkate Alınarak, Özellikle Turizm ve Bundan Etkilenecek Ticaret, Ulaştırma Ve Diğer Servis Sektörlerinin Gelişmesine Destek Verilmelidir.

Kültür Bakanlığı, Kültür Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün Plan Hazırlama ve İnceleme Yöntemleri Gözden Geçirilmeli, Etkinleştirilmeli ve Hızlandırılmalıdır.

2.2. YASALARDA KORUMA ALEYHİNE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI  ve YETKİLERİN TEK ELDE TOPLANMASI (Yasalarda 2863, 2872, 2873 vb korumanın aleyhine değişiklikler yapılması)
 6360 sayılı 13 ilin büyükşehir ilan edilmesi ve söz konusu Kanun ile mahalli idarelere yönelik kanunlar başta olmak üzere birçok kanunda değişiklikler yapılmış, yapılan değişiklikler ile büyükşehir belediyelerinin talan ve rant eksenli kentsel müdahaleleri meşru hale getirilmiştir,

6360 sayılı yasa ile Büyükşehirlerin sınırlarının genişleyerek il sınırlarına dayandırılması, buralardaki belediye ve köylerin kapatılması, kentlerin kırlara doğru büyümesi, doğal ve kültürel değerlerin üzerindeki baskıyı daha da artıracaktır.

YETKİLERİN TEK ELDE TOPLANMASI:

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, gerekirse tüm ülkede kullanılmak üzere imar ve planlama alanında genel yetki verilmiştir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, tabiat varlıkları, doğal, tarihi, arkeolojik ve kentsel sitler ile koruma statüsü bulunan diğer alanların çakıştığı yerlerde koruma ve kullanma esaslarını ilgili bakanlıkların görüşünü alarak belirlemek ve bu alanların kısmen veya tamamen hangi idarelerce yönetileceğine karar vermek, her tür ve ölçekteki çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını yapmak ve onaylamak yetkileriyle donatıldı.

-Kentsel dönüşüm alanlarında imar planı yapma yetkisi bulunan ve işlevleri açısından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı olması gereken TOKİ doğrudan Başbakanlık’a bağlı bir kurum olarak faaliyetlerine devam etmektedir.

-2012 yılında Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun

(merkezi yönetime afet alanlarında planlama yetkisi)

Yasanın Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmeyen ilk halinde, afet bölgelerindeki yapılaşmada, zaruri görülmesi halinde koruma bölgelerine ilişkin yasaların uygulanmayacağı hükmü yer almaktaydı.

1.       YÖNETSEL SORUNLAR
2.1. YÖNETİM SORUNLARI (Merkezi Yönetim ve Yerel Yönetimler arasında “Koruma” konusunda farklı yaklaşımların ve çelişkilerin olması, çıkar çevrelerine yönelik kararlar alınması )
Korunan Alanlar ve Sorumlu Bakanlıklar:

-Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Özel Çevre Koruma Bölgeleri

Doğal Sit Alanları

Tabiat Varlıkları

-Kültür ve Turizm Bakanlığı

Arkeolojik Sit Alanları

Kentsel Sit Alanları

Tarihi Sit Alanları

Kentsel Arkeolojik Sit Alanları

UNESCO Dünya Miras Alanları

-Orman ve Su İşleri Bakanlığı

Milli Parklar

Tabiat Parkları

Tabiatı Koruma Alanları

Tabiat Anıtları

Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları

Muhafaza Ormanları

Ramsar Alanları

Sulak Alanlar

Biyosfer Rezervi

Gen Koruma Ormanları

Tohum Meşcereleri

Yaban Hayatı Üretme İstasyonu

Tabloya bakıldığında aslında “korunan alanlar”ın Türkiye yüzölçümünün küçük bir bölümünü, yaklaşık %7’sini oluşturduğu görülebilir.

2.2. TEKNİK KAPASİTE EKSİKLİĞİ (Merkezi ve Yerel Yönetimlerin yeterli teknik personele (Koruma uzmanları, Şehir Plancısı, Mimar/Restorasyon Uzmanı, Peyzaj Mimarı, Biyolog, Arkeolog vd) sahip olmaması)


Yerel Yönetimlerin (Belediyeler) Doğal Ve Kültür Varlıkların Korunmasına Yönelik Olarak Özerk, Yetkili Ve Etkin Birimler Oluşturmaları Sağlanmalıdır. Sürekli, Planlı, Programlı Ve Projelere Dayalı Çalışma Gerektiren Doğa Ve Kültür Varlıkların Korunması Çalışmalarında Ve Uygulamalarında,  Merkezi  Kuruluşlardan Belediyelere Kaynak Aktarılmalı Ve Koruma Geliştirme Amaçlı Projeler Desteklenmelidir.

1.      PLANLAMA SORUNLARI (Üst ölçekten alt ölçeğe kadar planlamada sistematik bir koruma düşüncesinin olmaması ve planlarda yetersiz plan kararları, planların sürekliliğinin olmaması, değiştirilmesi ve sürekli yenilenmesi)

1.       TOPLUMSAL SORUNLAR (Doğal ve tarihsel çevrelerin korunmasına yönelik toplumda yeterli bir bilgi, bilinç ve duyarlılığın bulunmaması)
 


DEĞERLENDİRME VE ÖNERİLER
1.      Kentsel ranta dayalı, inşaat sektörünü başat kılan ekonomik politikalardan vazgeçilmelidir.

2.      Kentsel rantların kişileri değil kamuya döndürülmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

3.      Doğal ve tarihsel çevre korumasına ilişkin yerel ve merkezi yönetime ayrılan bütçe payları arttırılmalıdır.

4.      Çevreyi kirleten ve tahrip eden enerji üretiminden vazgeçilerek sürdürülebilir temiz enerji üretimi (rüzgar, güneş, hidroelektrik vd) politikaları desteklenmelidir.

5.      Planlı ve çağdaş kentleşme politikaları ile yeşil alanların korunması ve standartların arttırılması sağlanabilir.

6.      Kıyı Kanunu istisnasız uygulanmalı, «Bütünleşik Kıyı Yönetimi Planları» hazırlanarak kıyılar kamu yararlı kullanıma açılmalıdır.

7.      Kıyılarda ‘Kıyı Otoyolu’, ormanları açarak ‘3.Köprü Çevre Otoyolları’ ve ‘Yeşil Yol’ benzeri uygulamalar doğal çevrede büyük tahribatlara neden olmuştur.
Ulaşım güzergahları çevresel ve estetik etkileri hesaplanarak planlanmalıdır. Bisiklet yollarına ağırlık verilmelidir.

8.      Koruma ile ilgili yasal, yönetsel ve idari bir reform yapılmalıdır. Doğal çevre ile bir bütün olan yerler (Kapadokya, arkeolojik sitler, ören yerleri vd) özel bir yönetime kavuşturulmalıdır. 

9.      Kitle turizmi yanı sıra eko turizm türleri ele alınmalı, ikinci konut yapımı önlenmeli, turizm ana planları yapılarak doğal ve tarihsel değerler üzerindeki baskı azaltılmalıdır.

10.   Yasalarda son yıllarda «koruma» aleyhine yapılan düzenleme ve eklentiler ele alınarak KORUMA AMAÇLI yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

KAYNAKLAR

III. Koruma Ve Peyzaj Mimarlığı  Sempozyumu, 11-12-13 Aralık 2015, TMMOB Peyzaj Mimarlığı Odası.

DURU, B., 2014, “AKP Döneminde Doğal ve Kültürel Varlıklar”, http://kentcevre.politics.ankara.edu.tr/duru%20bianet%20korunan%20alanlar.pdf, Erişim 10 Aralık 2015.

2014 AB İlerleme Raporu.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID=1013638&Date=16.08.2010&CategoryID=97 Erişim 10 Aralık 2015.

GEEAYK' nun 9.4.1983 Tarih ve a-4244 Sayılı Kararı.

28.3.1986 Gün ve 5/600 Sayılı Antalya il idare Kurulu Kararı.

K.T.V.K. Yüksek Kurulu' nun 23.8.1996 Tarih ve 481 Sayılı Kararı.

Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 27.3.1990 Tarih ve 719 Sayılı Kararı.

Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 19.3.1996 Tarih ve 2902 Sayılı Kararı.

Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 6.06.1995 Tarih ve 2551 Sayılı Kararı.

Antalya K.T.V.K. Kurulu 'nun 22.08.1995 Tarih ve 2661 Sayılı Kararı.

18.01.1990-90/77 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı. 02.03.1990 tarih ve 20449 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Noel Babanın Kemikleri Sızlayacak, Yavuz, Y., 06.12.2010,

http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/pataraya-kiymayin-diyenlere-bakanligin-yaniti-her-sey-yasal-haberi-52137 (Erişim Tarihi : 07.12.2015)

TUNÇER, M., 2015, Patara Gelemiş Köy Yerleşik Alanında Yapılması Düşünülen Yapılaşmalar Hakkında Görüşler, Bern Convention Meeting, Gelemiş, Patara.

TUNÇER, M., 24-25-26 Mayıs 2000, SEMPOZYUM  “2000’li Yıllarda Yaşadığımız Çevre Ve Peyzaj Mimarlığı”, Ankara Üniversitesi Ziraat Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü, (Oturum 2 : Ülkesel Açıdan Çevre Politikası “PATARA ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİNDE DOĞAL VE KÜLTÜREL ÇEVRENİN  KORUNMASI”

TUNÇER, M., ARTAR M., 21 - 25 Ekim 2010, TMMOB  PEYZAJ MİMARLIĞI 4. KONGRESİ, “Planlama, Tasarım, Onarım, Yönetim : AÇILIMLAR, “Amasra'da Çevre Ve Peyzaj Sorunları: Kamu Yönetiminin Planlamadaki Yetersizlik Ve Eksikliklerinin Çevreye Yansıması”

Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı (Halihazır Kotlu Plan ve Çevre Düzenleme İşi)  Açıklama Raporu, Hazırlayan UTTA Planlama, Projelendirme ve Danışmanlık Tic. Ltd. Şti., Kültür Bakanlığı, Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Kasım 1998, S.33.