Mustafa Kemal Atatürk;
“ Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu, o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Mazide Muktedirken tüm kuvvetiyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin istikbale, güvenle bakma hakkı yoktur.” sözleriyle yaşlı ve emeklilerimize karşı ne kadar büyük bir sevgi, saygı ve minnet duyduğunu göstermiştir.
Paramızın alım gücünün düşmesi, değerini kaybetmesi emekliyi bitme noktasına getirmiştir. Emekli konkordato (iflas anlaşması) ilan edecek hale gelmiştir. Borcu olanın borcunu ödeyemediği, alacağı olanın alacağını alamadığı sürece girilmiş bulunmaktadır. Kredi kartları ve icra iflas dosyaları sayısı kabarmıştır.
Açıklanan enflasyon oranları inandırıcı olmaktan çok uzaktır. Açıklayan bu rakamlara kendisi de inanmamaktadır. TÜİK tarafından açıklanan altı aylık yüzde 24,73 oranındaki bu rakamı toplumun çoğunluğu gerçekçi bulmamaktadır. Bu durumda 4 milyon emeklinin ‘0’ zam alacağı ortadadır. Bu yanlıştan acilen dönülmesi ve yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi gerekmektedir. Emeklinin enflasyona karşı ezdirilmediği söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır. Bu hükümet işbaşına geldiğinde en düşük emekli aylığıyla 15 gram altın alınabilirken bugün en düşük emekli aylığıyla 4 gram altın alınabiliyorsa önemli bir sorun var demektir. Emeklinin 11 gram altını buharlaştırılmıştır. Emeklilerimiz sosyal yardımlara, aile ve komşu yardımlarına muhtaç hâle getirilmiştir.
Ekonomiden sorumlu bütün yöneticiler elini taşın altına koymalı emeklinin yaşadığı bu trajediye, drama acilen bir çözüm bulmalı, emeklilerin yaşayan ölüye dönmelerine engel olmalıdır.
Yetkililer; emeklinin çığlığını duyun ve alım güçlerini artırarak yaşama umutlarını tekrar yeşertin. Emekliye seyyanen ücret verilmemesi çalışanla emekli arasındaki uçurumun giderek daha da artmasına neden olmuştur.
Vergi artırmak marifet değildir. Adil olan verginin ödenebilir seviyede olmasıdır. Elektriğe, suya, akaryakıta gelen zam oranlarıyla emekliye yapılan zam arasında uçurum vardır. Emekli bu yükü taşıyamaz. Emeklinin ahını alan iflah olmaz.
Yıllarca emekli sigorta primi ödemiş insanlarımız hastaneye veya eczaneye gittiğinde ücret ödememelidir.
Eski Türkiye’de ömrünü kira vermekle geçiren bir kişi emekli olduğunda emekli ikramiyesiyle bir ev sahibi olabilir ve kiradan kurtulabilirken şimdi aldığı ikramiye ile bırakın evi, araba dahi alamayacak durumdadır. Emeklilere acilen kira yardımı yapılmalıdır. Aylık bağlanma oranları yeniden düzenlenmeli yüzde 70’lerden yüzde 28’lere düşen aylık bağlama oranları eski seviyesine çekilmelidir.
Emeklilerin çoğu asgari ücret altında emekli maaşı almaktadır. Bu yıla kadar böyle zulüm görülmemiştir.
Emekli sadaka değil hakkını istemektedir.
Bu sene emekli senesi ilan edilince emekli için her şey daha iyi olacak zannedilirken, her şey daha kötü hale gelmiş ve seçime dört yıl süre kalması yöneticilerimizin rehavete kapılmasına neden olmuştur.
Bu işin vebali vardır, altında kalmayın.
EMEKLİYE SAYGI BEKLİYORUZ
Mustafa Aydemir
Yorumlar
Trend Haberler
Çankaya’da Dünya Müzik Günü Coşkusu: Parklar Müzikle Şenlenecek
İmamoğlu'ndan gözaltı tepkisi: "CHP'li olmak gözaltı için yeterli görülüyor"
Türk Devletleri Arasında Dijital Ekonomi İş Birliğinde Yeni Dönem
İletişim Başkanlığı’ndan Maç Heyecanına YKS Hassasiyeti Çağrısı
NATO Zirvesi Nedeniyle Hangi Cadde ve Bulvarlar Kapatılıyor?
A Milli Takım Paraguay Karşısında Sahada: Hedef İkinci Maçta Galibiyet