İnsanlar gerçekten her şeyi herkese yapabileceklerini sanıyor. Sanki herkes aynı sabra sahip, herkes aynı şeyi kaldırmak zorunda gibi… Oysa mesele tam olarak burada başlıyor. Çünkü bir şeye bir kere “evet” dediğinde, o artık bir istisna olmaktan çıkıyor. Normal haline geliyor. Ve devamı geliyor. Hem de hiç kesilmeden, sirkülasyon halinde.
Bir kere alttan aldın mı, ikinci daha kolay geliyor. Bir kere ses çıkarmadın mı, bir sonrakinde zaten çıkarmayacağını düşünüyorlar. Kimse durup “acaba bu fazla mı?” diye düşünmüyor. Çünkü karşılarında sınır çizen biri yoksa, kendilerini durdurma ihtiyacı da hissetmiyorlar. İşte o noktada iyi niyet, yavaş yavaş suistimale dönüşüyor.
Garip olan şu: Sen başta anlayışlı davrandığını sanıyorsun, onlar bunu hak olarak görmeye başlıyor. Sen “bir defalık” diyorsun, onlar “her zaman” gibi davranıyor. Ve sonra bir gün “hayır” dediğinde, sorun çıkaran sen oluyorsun. Halbuki değişen bir şey yok. Sadece artık aynı döngünün içinde kalmak istemiyorsun.
Bu biraz da alışkanlık meselesi. İnsanlar, kendilerine ne sunuluyorsa ona göre davranmayı öğreniyor. Eğer sürekli anlayış, sürekli tolerans, sürekli geri adım varsa… bunu sınır sanmıyorlar, fırsat sanıyorlar. Çünkü kimse kendine verilen alanı küçültmek istemez. Aksine, biraz daha genişletmeye çalışır.
Ve o döngü böyle böyle büyüyor. Aynı şeyler tekrar ediyor, aynı tavırlar dönüp dolaşıp sana geliyor. Sirkülasyon dediğimiz şey tam da bu aslında. Sen dur demediğin sürece, aynı insanlar aynı şeyleri yapmaya devam ediyor. Çünkü sistem böyle işliyor: Sen neye izin verirsen, o çoğalıyor.
Belki de en kritik nokta şu; herkesin bir sınırı olmalı ama o sınırı karşı tarafın anlamasını beklemek biraz saflık. Çünkü insanlar çoğu zaman anlamak istemiyor, denemek istiyor. Nereye kadar gidebileceklerini görmek istiyor. Ve çoğu zaman o sınırı sen çizmediğin sürece, onlar çizmiyor.
O yüzden mesele sadece “insanlar neden böyle” değil. Biraz da “ben neye izin veriyorum” meselesi. Çünkü bir kere evet dediğinde başlayan şey, sen dur demediğin sürece bitmiyor. Ve en kötüsü de şu: İnsanlar aslında değişmiyor… sadece senin ne kadar dayanacağını öğreniyor.