Geçen senenin büyük su sorunu sonrası ‘yağdır mevlam su’ diyen insanlığın imdanına bu kış, gerçekten hızır gibi yetişti. Yağan karlar toprağı suya doyurdu neredeyse.

Geçen senenin büyük su sorunu sonrası ‘yağdır mevlam su’ diyen insanlığın imdanına bu kış, gerçekten hızır gibi yetişti. Yağan karlar toprağı suya doyurdu neredeyse.

Tarım açısından büyük önem taşıyan bu durum çiftçiyi bir nebze olsun rahatlattı. Bunun yanında çiftçi için bu sene bazı indirimler ve özellikle yerel yönetimin de duruma destek amaçlı politikaları oldu. Bunların hepsi bir araya geldiğinde bu sene çiftçi ürün alma konusunda aslında biraz umutlu diyebiliriz. Eğer başka problemle karşılaşmazlarsa! Akaryakıtın, gübrenin, tohumun bu kadar pahalı olduğu ve büyük emek gerektiren bu işin sonucunda artık çiftçi yüzü gülsün istiyor.

Rusya-Ukrayna savaşı yüzünden bu ülkelerin ihraç edemediği ürünleri bu sene ülkemiz çiftçilerinin sağlama durumunu düşünürsek aslında emeğini parasal karşılık olarak alma ihtimali var çiftçinin. Fakat bana kalırsa şöyle de bir sorunsal var ortada. Bunca yıl yüksek ücretlerden ve karşılıksız onca emekten bıkmış o kadar çok çiftçi var ki ekimi dikimi bırakmış ve bu oran neredeyse kimi dönemler %50 civarını görmüş durumda.

Bunların sonucu olarak eğer bu sene elimizde olanın neredeyse hepsini dışarıya pazarlarsak biz içeride ne yapacağız diye düşünmeden edemiyor insan.

Evet bu ihracat sayesinde döviz girişi olup düşüşleri gözle görülür bir halde izleyeceğiz. Cari açık kapanmak üzere yol alacaktır hatta. Çiftçi de o an için belki bir oh, şükür diyecektir ama aynı çiftçi ekmeğe un bulamazsa bu sefer oh mu der, of mu der orası büyük bir muamma.

Hayırlısı!