Ankara Turizm Derneği (ATD) Başkanı Berker Bülbüloğlu, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin Ankara ekonomisinin geleceğini değiştirebilecek tarihi bir ekonomik ve turistik fırsat olduğunu söyledi. Bülbüloğlu, NATO Zirvesi ile Ankara’da başlayacak kongre, diplomasi ve uluslararası etkinlik turizminin kesintisiz 3 yıl desteklenmesi halinde kente büyük bir katkı sağlayacağını anlattı. Bülbüloğlu, “Bu yeni turizm çeşidinden Ankara’ya girecek doğrudan para, gerçekçi senaryoda yaklaşık 200–250 milyon dolar, bugünkü kurla yaklaşık 9,3–11,6 milyar TL olabilir. Bu sadece konaklama, yeme-içme, ulaşım, salon, organizasyon, alışveriş ve hizmet harcaması hesabıdır; yatırım, marka değeri ve uçuş etkisi buna dahil değildir” diye konuştu.
Bülbüloğlu, ülkelerin yüksek gelir sağlayan kongre, diplomasi ve uluslararası etkinlik turizmine yöneldiğini belirterek, "Bugün dünyanın en büyük turizm ekonomilerinden biri, diplomasi ve uluslararası toplantı turizmidir. Küresel ölçekte MICE sektörünün ekonomik hacmi 1 trilyon doların üzerine çıkmış durumda. Bu pastadan en büyük payı ise Brüksel, Cenevre, Viyana, Washington ve Singapur gibi diplomasi şehirleri alıyor. Türkiye'nin bu alandaki en büyük potansiyeli ise hiç şüphesiz Ankara'dır. Ankara, NATO Zirvesi’ni tek günlük bir diplomatik başarı olarak değil, 3 yıllık bir diplomasi turizmi programının başlangıcı olarak değerlendirirse; kente 3 yılda 250 milyon doların üzerinde doğrudan gelir, bugünkü kurla 10 milyar TL’yi aşan ekonomik hareketlilik kazandırabilir. Türkiye’nin 2025 turizm gelirinin 65,2 milyar dolar, turist başı gecelik harcamanın ise 100 dolar olduğu dikkate alındığında, diplomasi/kongre turistinin Ankara için çok daha yüksek katma değerli bir ziyaretçi profili olduğu net şekilde görülür” diye konuştu.

Bülbüloğlu, NATO Zirvesi'nin büyüklüğüne dikkat çekerek, "7-8 Temmuz'da Ankara, NATO'ya üye 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanını ağırlayacak. Zirveye ayrıca NATO Genel Sekreteri, yaklaşık 100 bakan, çok sayıda uluslararası kuruluş temsilcisi, üst düzey diplomat ve davetli ülke liderleri katılacak. Dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 bin uluslararası gazeteci zirveyi takip edecek. Organizasyonun güvenliği için ise 56 bin 288 güvenlik personeli görev yapacak. Bu tablo bile tek başına Ankara'nın birkaç gün boyunca dünyanın en önemli diplomasi merkezlerinden biri olacağını gösteriyor" dedi.
“Dünyanın En Zengin Şehirleri Bunu Yıllardır Yapıyor”
ATD Başkanı, "Brüksel, Avrupa Birliği ve NATO'nun merkezi olduğu için yıl boyunca binlerce uluslararası toplantıya ev sahipliği yapıyor. Cenevre'de Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü ve yüzlerce uluslararası kuruluş faaliyet gösteriyor. Viyana, Birleşmiş Milletler ve OPEC sayesinde yılın her döneminde diplomatik hareketlilik yaşıyor. Washington ve Singapur da uluslararası karar alma süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Bu şehirlerin ortak özelliği; yüksek harcama yapan ziyaretçileri ağırlamaları, otellerini yıl boyunca doldurmaları ve küresel hava ulaşım ağlarının sürekli gelişmesidir” diye konuştu.
“Diplomasi Turisti Çok Değerli”
Bülbüloğlu, diplomasi turizminin ekonomik etkisinin klasik tatil turizmine göre çok daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, "Uluslararası kongre ve diplomasi amaçlı seyahat eden ziyaretçiler, tatil turistlerine göre ortalama iki ila dört kat daha fazla harcama yapıyor. Bu nedenle diplomasi turizmi, kişi başına en yüksek ekonomik katma değer üreten turizm alanlarından biridir. Türkiye'de diplomasi turizminin henüz stratejik bir sektör olarak ele alınmadı. Oysa Ankara'nın elindeki avantajlar, Avrupa'daki birçok diplomasi şehrinden geri değildir. Bugüne kadar bu potansiyeli yeterince ekonomik değere dönüştüremedik. NATO Zirvesi bu anlayışı değiştirebilecek tarihi bir başlangıç olabilir” dedi.
“Ankara'nın Elinde Hazır Bir Altyapı Var”
ATD Başkanı Bülbüloğlu, Ankara'nın diplomasi turizmi açısından güçlü bir başlangıç noktasına sahip olduğunu belirterek, kentin bu alanda ihtiyaç duyulan tüm temel unsurları bünyesinde barındırdığını söyledi. Ankara'nın Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve tüm bakanlıklara ev sahipliği yaptığını hatırlatan Bülbüloğlu, kentte 140'ın üzerinde diplomatik temsilciliğin bulunmasının da uluslararası diplomatik hareketlilik açısından önemli bir avantaj sağladığını ifade etti.
Ankara'nın aynı zamanda savunma sanayisinin merkezi konumunda olduğunu, 20'den fazla üniversitesiyle güçlü bir akademik altyapıya sahip bulunduğunu vurgulayan Bülbüloğlu, uluslararası standartlardaki otelleri, kongre ve toplantı salonları, gelişmiş güvenlik kapasitesi, Esenboğa Havalimanı ile yüksek hızlı tren bağlantılarının da diplomasi turizmi için gerekli altyapıyı tamamladığını belirterek, “Uluslararası zirvelerin düzenli olarak Ankara'da gerçekleştirilmeye başlanması havayolu şirketlerinin yeni destinasyon planlamalarını da etkileyecek. Böylece uluslararası direkt uçuşlar artacak” diye konuştu.
Ankara Ekonomisine Çok Yönlü Katkı Sağlayacak
Bülbüloğlu, Ankara'nın diplomasi turizmini stratejik bir yaklaşımla geliştirmesi hâlinde bunun kent ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını, uluslararası zirve ve organizasyonların artmasıyla şehrin görünürlüğünün güçlenirken ekonomisine de yüz milyonlarca dolarlık doğrudan katkı sunulabileceğini söyledi.





