Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, yaşlanma sürecinde önemli rol oynayan “senescent” yani yaşlanmış hücrelerin hedeflenmesine yönelik yeni nesil tedavi yaklaşımlarına dikkat çekti. Yılancıoğlu, yapay zeka ve mRNA teknolojilerinin bir araya getirildiği yaklaşımların, bağışıklık sisteminin kendi T hücrelerini yaşlanmış hücreleri hedefleyecek şekilde yönlendirmeyi amaçladığını belirtti.

Yılancıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Uzun Ömür Aşıları Geliyor!” ifadelerini kullanarak yaşlanma biyolojisindeki yeni araştırmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yaşlanmış hücreler neden önemli?

Senescent hücreler, bölünme yetenekleri büyük ölçüde azalmış ancak tamamen ortadan kalkmamış hücreler olarak tanımlanıyor. Bu hücreler çeşitli sinyaller salgılayarak çevrelerindeki dokuların işleyişini etkileyebiliyor. Yaşlanmış hücrelerin zaman içerisinde birikmesinin kronik inflamasyon ve doku fonksiyonlarında bozulmayla ilişkili olduğu düşünülüyor.

Bu nedenle bilim dünyasında, söz konusu hücreleri seçici biçimde ortadan kaldırmayı hedefleyen senolitik tedaviler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Ancak bu alanın önemli bölümünün hâlen araştırma ve geliştirme aşamasında olduğu belirtiliyor.

T hücreleri yaşlanmış hücreleri hedefleyebilir

Yılancıoğlu'nun dikkat çektiği yaklaşımın merkezinde ise bağışıklık sisteminin önemli unsurlarından T hücreleri bulunuyor.

Bilimsel araştırmalarda T hücrelerinin yaşlanmış hücrelerin ortadan kaldırılmasında rol oynayabileceği ve bu mekanizmanın gelecekte tedavi amacıyla kullanılabileceği araştırılıyor. 2025 yılında yayımlanan kapsamlı bir derlemede de CAR-T hücreleri ve diğer T hücresi temelli immünoterapilerin yaşlanmış hücrelerin temizlenmesi açısından potansiyel taşıdığı, ancak hedef seçiciliği ve güvenlik gibi önemli sorunların henüz aşılması gerektiği vurgulandı.

Dünyanın Koruyucu Kalkanı İçin Küresel Farkındalık
Dünyanın Koruyucu Kalkanı İçin Küresel Farkındalık
İçeriği Görüntüle

Yapay zeka ve mRNA aynı denklemde

Yılancıoğlu'nun paylaşımında öne çıkan bir diğer nokta ise yapay zeka ile mRNA teknolojisinin birlikte kullanılması.

Bu yaklaşımda amaç, vücudun kendi T hücrelerinin belirli yaşlanmış bağışıklık hücrelerini tanıyıp ortadan kaldırabilecek şekilde yönlendirilmesi. Böylece yaşlanmış hücrelerin oluşturduğu olumsuz sinyallerin azaltılması ve dokuların kendini yenileme kapasitesinin desteklenmesi hedefleniyor.

Bilimsel literatürde de yapay zeka, çoklu-omik analizler ve T hücresi temelli tedavilerin yaşlanmış hücrelerin hedeflenmesinde kullanılmasına yönelik araştırmalar bulunuyor.

“Gençleşme aşısı” henüz rutin tedavi değil

Yaşlanmış hücreleri hedefleyen aşı ve bağışıklık tedavileri konusunda deneysel çalışmalar daha önce de gerçekleştirildi. Örneğin bazı araştırmalarda belirli yaşlanmış hücreleri hedefleyen aşıların hayvan modellerinde metabolik ve inflamatuvar göstergeler üzerinde etkileri incelendi.

Ancak bu bulguların insanlarda yaşlanmayı durduran veya ömrü uzatan onaylı bir aşı bulunduğu anlamına gelmediği önem taşıyor. T hücrelerini yaşlanmış hücreleri temizleyecek şekilde yönlendiren yeni nesil yaklaşımlar da güvenlik, hedefleme ve uzun vadeli etkiler açısından araştırılmaya devam ediyor.

Yılancıoğlu'nun paylaşımı, bu nedenle bugün kullanılabilen bir “uzun ömür aşısından” ziyade, yaşlanma biyolojisini hedefleyen gelecekteki tedavi teknolojilerine ilişkin bir öngörü ve bilimsel gelişmelere dikkat çekme niteliğinde.

Muhabir: Melisa Sapaz