Yıllardan bu yana tartışılan ve tüm halkı ilgilendiren TÜİK in yaptığı hesaplamalarda baz aldığı maddeler ve fiyatları ekonomim gazetesi yazarı Sn. Alaattin Aktaş tarafından açıklandı. Değerli yazarımıza bu son derece önemli olan konuyu dile getirdiği için teşekkürü borç bilirim.
Bildiğiniz üzere enflasyon oranları her ay TÜİK tarafından açıklanıyor. Ancak verilen bilgiler ile gerçekler arasında her zaman fark oluştuğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Daha da ötesi TÜİK in enflasyon hesaplarında kullandığı ürün ve fiyatları mahkemelik olmasına rağmen 2022’den bu yana açıklanmıyordu.
Gerçeklerin dışında hesaplama yapmak hem ülkeye hem vatandaşa zarar verdiği aşikardır. İlk başta enflasyonu düşük çıkararak işçi ve emeklinin alacağı zam oranını gerçeklerden uzak açıkladığı için milyonlarca kişinin ekmeğine mâni olmakta, onların sefalet, yoksulluk çekmesine neden olmaktadır. Bu durum kul hakkı yemektir ve manevi olarak çok ağır bir suçtur. Yani bu hesapları yapanlar cezalandırılmalıdır. Devlete verdiği zarar da önemlidir. Çünkü birçok yatırımların önünü kesmek, iş insanlarının alacağı kararlarda olumsuz etki yapmak, yurt dışından gelecek yatırımcılara yanlış bilgi kaynağı olmak, devletin vergi gelirlerinin azalmasına sebep olmak gibi olumsuzlukların gelişmesine sebep olabilir.
Örneğin geçen mayıs ayında %75 olarak açıklanan TÜFE oranı haziran ayında yıllık %71, aylık da %1,62 olarak hesaplandı. Üstelik akaryakıta ve elektriğe gelen yüksek oranlı fiyat artışları haziran enflasyonuna dahil edilmedi. Temmuz ayında yapılması gereken emekli maaşları ise yılbaşından haziran ayı sonuna kadar yaşadığımız enflasyon oranı baz alınarak hesaplanacaktır. Gerçek enflasyon ise TÜİK enflasyonunun en az iki katı olduğu ortadadır. Zaten yoksullaşma oranımızın giderek arttığı bir ekonomik ortamda enflasyon oranını gerçeklerden az göstermek, yapılan zamları işlemlerin dışında tutmak emekliye yapılacak zam oranının düşük olmasını amaçlamaktır. Yani gerçek zam oranı %24,73 oranının iki katı olan %50 olmalıdır ve buna önümüzdeki süreçte TÜİK tarafından verilen eksik bilgiler baz alınarak her ay güncellenmelidir. Çünkü emekli ve asgari ücretliler şimdiye kadar enflasyonun altında ezilmekten kurtulamamış, zamlı maaşlarını almadan enflasyona yenik düşmüştür. Demek ki tüm bunların sebebi TÜİK tarafından yapılan enflasyonun sürekli düşük çıkarılmasıdır. Ben bir emekli olarak hakkımı helal etmiyorum, dar ve sabit gelirlilerin de hakkını helal etmeyeceklerini tahmin ediyorum.
Yukarıda yazmaya çalıştığım bilgilerden sonra başta TÜİK başkanı olmak üzere ilgili görevlilerin tamamı istifa etmeli veya görevden alınmalı yerine işi bilen dürüst yöneticiler atanmalıdır. Çünkü yaklaşık üç yıldan bu yana yaşadığımız yüksek enflasyon döneminde kamuoyu ile paylaşılan enflasyon verilerinin tamamı tartışmaya açıktır.
Değerli yazar Sn. Alaatin Aktaş’ın konu hakkında verdiği bilgileri aşağıda paylaşıyorum:
TÜİK maddeleri gruplandırıyor; dolayısıyla elmayla armut aynı sepete atılınca birim fiyat ortadan kalkıyor. Ama fiyat değişimini gösteren endeksler, yani sepetin fiyat değişimi, bir başka ifadeyle madde gruplarına göre değişim açıklanıyor.
Ama bazı mal ve hizmetlerde endeksler gruplandırılarak değil, her bir madde için açıklanıyor. Zaten bunlarda fiyatın geçen ay hangi düzeyde alındığını kesin olarak bulabiliyoruz.
Şimdi elimizde 2022 nisanındaki endeks hesaplamasında dikkate alınan fiyatlar var
Aradan geçen 26 ayda o madde ya da madde grubundaki fiyat değişiminin ne olduğu var. Geriye kalıyor ilgili maddenin ya da madde grubunun 2022 nisanındaki fiyatını o kalem ya da grup için 26 aylık döneme ilişkin olarak açıklanan endeks artışı ölçüsünde artırmak...
İşte 100 kalem mal ve hizmetin fiyatı
Nisan 2022’deki fiyata aradan geçen 26 aydaki fiyat değişimini ekledim. Bu fiyat değişimi verisi TÜİK’e ait.
Bu oran doğrudur, değildir; bugün onunla fazla ilgilenmiyorum. Varmak istediğim, başlıca kalemlerin Haziran 2024 itibarıyla hangi fiyattan endekse dahil edildiği. Dolayısıyla peşin peşin söyleyeyim; “Ama TÜİK artışı düşük gösteriyor” gibi gerekçeleri bu yazı özelinde bırakın; konu artış oranının doğru olup olmadığından çok son fiyatın gerçekçi olup olmadığı.
Yazımda kapsamlı bir tablo var. Bu tablo için tüketimde önemli payı bulunan 100 kalem mal ve hizmet seçtim. Bunların Nisan 2022’de TÜİK tarafından ilan edilen ve Haziran 2024’te dikkate alınan fiyatlarına yer veriyorum. Geçen ayki fiyatlar bazı kalemlerde TÜİK’in enflasyon hesabındaki fiyatlara göre artı-eksi en fazla yüzde 10 oynayabilir.
Bazı kalemlerdeki fiyatların ise mutlaka aynı olması gerekiyor. Bu kadar iddialı konuşmamın gerekçesi şu. Biraz önce belirttiğim gibi TÜİK fiyat değişimini gösteren endeksi bazı maddeler için gruplandırarak, bazıları için tek tek kalem bazında veriyor. İşte fiyat değişimi verileri 5’li kod başlığında tek madde olarak yer alan ürünler var ve bunların fiyat değişimini Nisan 2022 fiyatına ekleyip doğrudan Haziran 2024 fiyatına ulaştım.
Bu ürünlerin başlıcaları ekmek, et, süt, yoğurt, yumurta, kahvaltılık tereyağı, margarin, patates, kira, uzman doktor muayene ücreti ve yurt ücreti.
Fiyatları okurken...
Tablonun nasıl okunması gerektiğine ilişkin küçük bir bilgi aktarayım.
Fiyatlar mal ve hizmetin niteliğine göre adedi gösterebileceği gibi, kilogram, tek yönlü bilet, litre ya da aylık hizmet kullanımı da olabilir. Örneğin tabloda ekmek fiyatı olarak yer alan 35 lira, kilogram fiyatına işaret ediyor. Cep telefonu görüşme ücreti aylık kullanım bedelini, özel okul ücretleri yıllık tutarı gösteriyor.
Gizlemekte haklılarmış; doktor muayenesi 34 lira, kira 6 bin lira, yurt ücreti 457 lira!
Tabloda yer verdiğim 100 kalem arasında öyle fiyatlar var ki, insan gerçekten inanamıyor. TÜİK bu fiyatlara bir açıklama, bir gerekçe getiriyor, getirmeye çalışıyor ama yine de bu fiyatlar inanılmaz!
Hepimiz zaman zaman ihtiyaç duyuyor, doktora gidiyoruz. Haziran ayında bir uzman doktora gidip muayene olduğunuzda özel hastanede bile katkı payı olarak 1.000 lira civarında ödeme yapıyorsunuz. Doktorun muayenehanesine giderseniz ödediğiniz tutar 3 bin lirayı, 4 bin lirayı bulabiliyor.
Şimdi sıkı durun! TÜİK’e göre haziran ayındaki uzman doktor muayene ücreti ne kadar biliyor musunuz; 33 lira 69 kuruş. Yanlış yazmadım; 33 lira 69 kuruş, hadi yuvarlayalım 34 lira. Muayene ücreti Nisan 2022’de 28 lira 22 kuruşmuş ve iki yılı aşkın sürede yüzde 19 artmış!
Kedinizi, köpeğinizi veterinere götürdüğünüzde ödediğiniz ücret ise geçen ay itibarıyla 681 lira.
TÜİK’in verisi işte böyle! Uzman doktor muayenesi 34 lira, veteriner ücreti 681 lira.
TÜİK’in doktor ücretiyle ilgili gerekçesi şu: “Türkiye’de herkes özel muayenehaneye gitmiyormuş, devlet hastanesine giden de varmış, ortalama o yüzden düşük oluyormuş.”
Bu mantıktan hareket edersek, örneğin otomobil fiyatını da endekste 10-15 bin lira gibi dikkate almak gerekir. Çünkü halkın büyük çoğunluğu belediye otobüsüne biniyor!
Yurt ücreti 457 lira, öyle mi?
Bu 100 kalem mal ve hizmet içinde benim en çok dikkatimi çeken bir kalem daha var; yurt ücreti.
Üniversiteler açıldığında ne yapacağını bilemeyen öğrencileri görmüyoruz sanki! Fiyatların nereye tırmandığını bilmiyoruz sanki!
TÜİK, haziran ayında yurt ücretini 457 lira olarak dikkate almış, evet 457 lira. Ve yurt ücretinde iki yılı aşkın sürede yalnızca yüzde 38 artış olmuş.
Kira 6 bin lira bile değil
Çarpıcı bir örnek de ev kirası. Haziran ayı endeksinde kira 5 bin 845 lira olarak dikkate alınmış.
Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyükşehirler bir yana, artık kasabalarda bile herhalde 5-6 bin lira dolayında ev kalmadı. Peki TÜİK nasıl oluyor da kirayı bu düzeyde alabiliyor?
Herhalde doktor muayene ücretindeki yaklaşım devreye giriyor ve “Ama kendi evinde oturan da var; kiracılar ve kendi evinde oturanlar birlikte düşünüldüğünde ortalama bu düzeye iniyor” deniliyordur. Kim bilir!
Kaynak. Ekonomim Gazetesi- Alaattin Aktaş