“Kazakistan Basınında Kadın Olmak” adlı kitabın yazarı Nargiz Beken, Ankara’ya geliyor.
Sonsöz Gazetesi’nden M. Umut Karakülah’ın haberine göre; Yazar Beken’in “Kazakistan Basınında Kadın Olmak” adlı kitabının tanıtım ve imza günü, 24 Ocak 2026 Cumartesi günü saat 17:30’da Sakuder Art Gallery’de (Bestekâr Cd. No:28, Kavaklıdere, Çankaya / Ankara) gerçekleştirilecek.
“BU KİTAP SESSİZLİKLE YOĞRULMUŞ BİR HAYATIN İÇİNDEKİ KADININ VAROLUŞ HİYAKESİDİR”
Kitaba ve hayatına ilişkin çok özel bilgiler veren Nargiz Beken, sessizlikle yoğrulmuş bir hayatın içinde, bir kadının görünmez direnişinin ve bir çocuğun tanıklığının kitaba temel oluşturduğunu dile getirdi. Beken, şöyle konuştu: “Hayatta bazı sorular vardır; insan onları yalnızca aklıyla değil, kalbiyle de sorar. “Neden kadın?” sorusu benim için akademik bir tercihten çok, hayatın içinden gelen bir çağrıydı. Bu çalışma bir konunun değil, yaşanmışlıkların beni seçtiği bir yolculuğun ürünüdür. Sessizlikle yoğrulmuş bir hayat, bir kadının görünmez direnişi ve bir çocuğun tanıklığı, bu kitabın temelini oluşturmuştur. Ben üç yaşındayken, babam yirmi beş yaşındaydı. Hayatın tam ortasında, genç ve umut doluyken geçirdiği bir iş kazası sonucu tamamen felç kaldı. O günden sonra bizim evde hayatın ritmi değişti. Ailenin tüm yükünü, sessiz ama dimdik bir kadın omuzladı: Annem. O da henüz yirmi beş yaşındaydı. Gençliğini, hayallerini ve yorgunluğunu bir kenara bırakarak üç insanın hayatını ayakta tuttu. Kadın emeği benim için ilk kez o görüntüde somutlaştı. Kadın olmak; aynı anda anne, baba, umut ve geçim kaynağı olabilmekti. Annemin elleri hâlâ gözümün önünde: Çatlamış, yorgun ama güçlü. Kadın emeği benim zihnimde, o ellerin hikâyesidir. O ellerle yemek pişirildi, çocuk büyütüldü, umut taşındı. Ve ben o ellerin izinde büyüdüm. Bugün ben de yirmi beş yaşındayım. Annemin o yaşında… Ve bu kitabı, onun yaşında yazıyorum. Yıllar geçse de zihnimde yankılanan soru değişmedi: Kadın emeği neden hâlâ görünmez? Kadınların mücadelesi neden “adalet” olarak değil de çoğu zaman “fedakârlık” ya da “diğergamlık” olarak adlandırılıyor?”
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.




