Taslak genel itibariyle PTT'deki istihdam rejimini yeniden düzenlerken, 399 sayılı KHK'ye tabi personelden İdari Hizmet Sözleşmesi'ne (İHS) geçmek istemeyenlerin diğer kurumlara nakledilmesini öngörüyor. Ancak mevcut taslak, çalışanların hakları ve iş güvencesi açısından ciddi riskleri de beraberinde getiriyor.
Taslakta Öne Çıkan Kritik Düzenlemeler
İş Güvencesinin Ortadan Kalkması: İşçiler hariç tüm personelin "İdari Hizmet Sözleşmeli" (İHS) statüsüne geçirilmesi hedefleniyor. Sözleşme yenilenip yenilenmemesi, unvan değişikliği ve görevden alma gibi hayati yetkiler tamamen PTT Yönetim Kurulu’nun kararına bırakılıyor. Bu durum, memur güvencesini zayıflatarak personeli tamamen yönetim kurulunun inisiyatifine bırakma riski taşıyor.

%50 Sınırı ve Tasfiye Belirsizliği: 399 sayılı KHK'ye tabi personelin İdari hizmet sözleşmesine (İHS) geçiş oranı %50 ile sınırlandırılıyor. Kurumda kalmak isteyen personelin yarısının zorunlu olarak dışarıda bırakılması, iş barışını bozma ve objektif olmayan kriterlerle tasfiyelerin önünü açma riski barındırıyor.
Ücretlerde Keyfiyet Riski: Personel maaşlarının ve mali haklarının belirlenmesi yine Yönetim Kurulu yetkisine bırakılıyor. Sadece "üst sınır" (tavan) için Cumhurbaşkanlığı güvencesi belirlenmiş olup, alt sınır (taban) için bir yasal güvence konulmamış olması, ilerleyen süreçte ücretlerin değişebilecek yönetim kurulu politikasıyla eritilmesi riskini doğuruyor.
Adil Haber-Sen'in Komisyona Sunacağı Temel Talepler
Adil Haber-Sen, mevcut taslağın çalışanlar lehine geliştirilmesi ve olası mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla Plan Bütçe Komisyonuna sunulmak üzere detaylı bir rapor hazırladı. Sendikanın kırmızı çizgilerini oluşturan temel talepler şunlardır:
* Nakil Hakkının Korunması: İdari Hizmet Sözleşmesini (İHS) imzalayarak kurumda kalmayı tercih eden personelin, ilerleyen süreçte diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı saklı kalmalıdır.
* Kotaların Kaldırılması: Kurumda kalmak isteyenler için getirilen %50 sınırı tamamen kaldırılmalı, tüm personele eşit ve adil bir geçiş hakkı tanınmalıdır.
* Taban Ücret Güvencesi: Personel maaşlarını belirleme yetkisi yalnızca Yönetim Kurulu'na bırakılmamalı; Cumhurbaşkanınca belirlenecek üst sınırın yanı sıra, en düşük devlet memuru maaşından az olmayacak şekilde yasal bir alt sınır (taban aylık) getirilmelidir.
* Net İş Güvencesi Hükmü: Sözleşme yenileme süreçlerinin çalışanlar üzerinde bir tehdit unsuru olarak kullanılmaması adına, kanun metnine doğrudan ve net bir "iş güvencesi" maddesi eklenmeli, ilgili yönetmelikler bu doğrultuda revize edilmelidir.
*Dağıtıcılara "Memur" Unvanı: Diğer kamu kurumlarına nakil olacak dağıtıcı personelin kurumsal boşluğa düşmemesi adına, yeni kurumlarına doğrudan "Memur" unvanı ile geçişleri yasal güvenceye alınmalıdır.
* Mevcut durumda PTT de 399'lu unvanda dağıtıcı olarak çalışan ve fakülte mezunu olanlardan, İdari hizmet sözleşmesine (İHS) geçmek için başvuranların Gişe-Büro unvanına geçişlerine imkan tanınmalıdır.
* İHS 'ne tabi olarak çalışan ve sigorta yönünden 4A'lı sayılan, primleri yüksekten yatırılan personelin iş sonu tazminatlarının ve emekli ikramiyelerinin yine işçi gibi, 4A üzerinden ödenmesi güvence altına alınmalıdır.
"Mevcut Taslak Bu Haliyle Yasalaşırsa Hak Gaspı Kaçınılmazdır"
Adil Haber-Sen Genel Başkanı Çetin Örnek, çalışanların hak kayıplarının ve olası mağduriyetlerin önlenmesi adına bu taleplerin kanun metnine dahil edilmesinin PTT çalışanları açısından hayati bir önem taşıdığını ifade etti.

Genel Başkan, sürece ilişkin şu kararlı açıklamayı yaptı:
"Mevcut taslak bu haliyle yasalaşırsa, personeli ciddi mağduriyetler ve geri dönülemez hak kayıpları beklemektedir. Taslağın personel lehine revize edilmesi için komisyon çalışmalarını yakından takip edeceğiz. Mecliste yer alan tüm grup başkanvekillerine ulaşarak konuyla ilgili hazırladığımız kapsamlı ve teknik raporu sunacak, taleplerimizin kanunlaşması için demokratik ve hukuki tüm gücümüzü sahaya yansıtacağız."




