Bu saatten sonra TÜSİAD’a da kayyum atanırsa hiç şaşırmayın dostlarım...
Malum-u aliniz TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras 13 Şubat 2025 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında yaptığı konuşmada sistem çöktü dedi...
Görünen o ki memlekette son yaşanan gelişmeler sadece vatandaşları değil patronları da çıldırtmış bulunuyor...
Ömer Bey’in Konuşmasının ana hatları şöyle:
“Ülke olarak moralimiz bozuk. Güven bunalımı yaşıyoruz.
Kartalkaya'da 78 canımız yanarak hayatını kaybetti. Yangın çıkabilir ama 78 kişi ölmez. Ölüyorsa nedeni usulüne uygun yapılmayan binalar ve denetimsizliktir. Çöken bir sistemdir. Bu olay yakın tarihte olduğu için henüz yüreklerimizde.
Ancak unutmayalım ki geçen sene tam bugün Erzincan'ın İliç ilçesindeki altın madeninde oluşan heyelan sonucu 9 işçi hayatını kaybetmişti.
İki yıl önce yaşadığımız büyük depremde on binlerce insanımızı usulüne uygun yapılmadığı için çöken binalar altında kaybettik.
2014 yılında Soma kömür madeninde çıkan yangında 301 işçi hayatını kaybetti.
Tüm bu ve benzer ölümlerin arkasında tesis sahiplerinin yönetmeliklere uygun yatırımları maliyet nedeniyle yapmaması ve denetim eksikliği var.
California'da koca Los Angeles şehri yandı, Japonya'da çok daha şiddetli depremler oldu. Kaç kişi öldü?
Lütfen bakın ve mukayese edin. Bizdeki ölümlerin nedeni maliyet odaklı kural tanımazlık ve denetimsizliktir. Kurallarımız vardır ama uymayan çoktur, yeterli denetim yoktur. Bu ölümlerin ana nedeni sistem bozukluğudur.
Maliyeti güvenliğin önüne koyan iş sahipleri, hak etmediği koltuğa oturan özel sektör iş insanları ve kamu yöneticileridir. Onların yarattığı ve uyguladığı sistemdir.
Bu sistemin nasıl düzeleceği çok net bellidir. Sistemin kendi kendini düzeltme mekanizması olmalıdır. Sorumlular görevden ayrılmalı, hesap vermeli ve yerlerine yetkin kişiler gelmelidir.
Son haftalarda politik hayatta da olağanüstü olaylar yaşıyoruz. Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyor yerlerine kayyum atanıyor.
Bir siyasi parti lideri hakkında önce soruşturma başlatılıyor sonra farklı bir nedenle tutuklanıyor.
Birçok sanatçının menajerliğini yapan bir iş kadını hakkında önce soruşturma başlatılıyor sonra farklı bir nedenle tutuklanıyor.
Bir büyükşehir belediye başkanı hakkında, yaptığı konuşmalar nedeniyle basın toplantısından dakikalar sonra soruşturmalar açılıyor.
Bilir kişi görüşmesini yayınlayan gazeteciler göz altına alınıyor, genel yayın yönetmeni tutuklanıyor.
Yeni mezun teğmenler ordudan ihraç ediliyor.”
Konuşma oldukça uzun ve detaylı tamamını şu bağlantıdan okuyabilirsiniz: https://tusiad.org/tr/basin-bultenleri/item/11754-tusi-ad-yuksek-i-stisare-konseyi-baskani-omer-aras-tusi-ad-genel-kurul-toplantisinda-bir-acilis-konusmasi-yapti
Peki, Ömer Bey dile getirdiği bu konularda haksız mı?
Değerlendirmeleri yaparken bir iş insanı olarak nalıncı keseri gibi kendine yontmuş mu?
Ben okudum ve tam tersine son derecede objektif ve mantıklı bir şekilde güncel konu ve sorunları dile getirmiş.
Bugün ağzını açanın tutuklanıp kodese tıkıldığı bir dönemde bir iş insanının böyle cesurca bir açıklama yapması ve iktidarı eleştirmesi pek de beklenebilecek bir şey değildir.
Normal şartlar altında patronlar iktidar ile iyi geçinmeye çalışır, kârlarına bakar gerisini de pek umursamazlar.
Fakat bu konuşma TÜSİAD’ın beklenen uyumlu ya da biatçı çizginin dışına çıktığını, memleket meseleleri ile de ilgilendiklerini ortaya çıkarıyor.
Sistemik bir çöküşün eninde sonunda kendilerine, hem iş yaşantılarına ve hem de kişisel yaşamlarına zarar verecek noktaya gelmekte olduğunu görerek son derecede iyi niyetli uyarılarda bulunuyorlar.
Bu konuşma üzerine Adalet Bakanı Tunç “Ayrıcalıklı kesimlerin yön verdiği Türkiye’nin artık geride kaldığını anlamayanlar şunu bilmelidir ki; Hiç kimse veya hiçbir kuruluş, kendisini milletin iradesinin ve hukukun üstünde göremez.” diyerek TÜSİAD’ın bu açıklamasına ilk tepkiyi verdi.
Bu açıklamayı bir Sivil Toplum Kuruluşunun memleket meseleleri hakkındaki görüşlerini yetkililere ve kamuoyuna açıklamaları olarak değerlendirmeyip de tehdit dili ile işi “milli irade ve hukukun üstünlüğüne” aykırı bir girişim olarak değerlendirmek resmen aymazlıktır.
Bakalım bakalım muktedirlerin bu açıklamalara yönelik cevabı ne olacak?
İşler TÜSİAD’a da kayyum atanmasına kadar varacak mı bekleyip göreceğiz...