Dünya tarihinin en eski kavimlerinden biri olarak Orta Asya’dan başlayıp Avrupa, Ortadoğu ve Anadolu’ya kadar geniş bir coğrafyada siyasi, kültürel ve askeri etkiler bırakan milletin adıdır Türk. Hunlar, Göktürkler, Selçuklular, Osmanlılar gibi devletlerle ve son olarak Türkiye Cumhuriyeti ile dünya tarihinin şekillenmesinde önemli roller üstlenmişlerdir.
Orta Asya bozkırlarından Anadolu’ya uzanan bu yolculuk, Türklerin tarihteki yerini sadece bölgesel değil, küresel ölçekte belirleyici hale getirmiştir.
Her milletin tarihinde, kimliğini ve varlığını hatırlatan dönüm noktaları vardır. Türk milleti için 3 Mayıs, milli bilincin, kültürel kimliğin ve ortak değerlerin hatırlandığı özel bir gündür.
3 Mayıs Türkçülük Günü,Türk milletinin tarih boyunca sürdürdüğü bağımsızlık mücadelesini, kültürel köklerini ve geleceğe dair umutlarını hatırlatır. Dilimizden edebiyatımıza, sanatımızdan tarihimize kadar uzanan geniş bir miras, bu bilincin temel taşlarını oluşturur.
Bugün, sadece geçmişi anmak değil; aynı zamanda geleceğe dair bir yol haritası çizmek için de önemlidir. Türk gençliği, bu günü bir hatırlatma vesilesi olarak görmeli; milli kimliğini koruyarak evrensel değerlerle buluşturmayı hedeflemelidir. Çünkü kimliğini unutan toplumlar, geleceğini de kaybetmeye mahkûmdur.
3 Mayıs, aynı zamanda bir birlik çağrısıdır. Farklı görüşlerimiz, farklı yaşam tarzlarımız olabilir; ama bizi bir arada tutan ortak payda Türk kimliğimizdir. Bu kimlik, bizi hem geçmişimize bağlar hem de geleceğe taşır.
Bu gün, bize kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve hangi değerlerle büyüdüğümüzü hatırlatır. Dilimiz, kültürümüz, tarihimiz… Hepsi bir araya gelir ve bize “biz” olmanın anlamını yeniden gösterir.
Türk gençliği için bu gün, kendi kimliğini unutmadan dünyaya açılmanın, köklerini koruyarak ilerlemenin bir çağrısıdır.
Birlik, beraberlik ve kardeşlik…
İşte bu günün en sade mesajı budur. Hepimiz farklı hayatlar yaşasak da aynı bayrağın altında, aynı tarih ve kültürle birbirimize bağlıyız.
Türk milliyetçiliğinin son devir savunucularından Büyük Birlik Partisi’nin merhum genel başkanı, Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun milli kimlik ve bağımsızlık vurgusu için mitinglerinde sıkça okuduğu şu kısa ama güçlü mısralar, bugün Türk gençliğine ışık tutan güçlü bir meşaledir:
“Ben Türk’üm Türk esir olmaz
Ben Türk’üm Türk bayraksız olmaz
Ben Türk’üm Türk devletsiz olmaz
Ben Türk’üm Türk ezansız olmaz
Ben Türk’üm Türk hürriyetsiz olmaz…”