Türkiye’de bu soruyu sormaktan yorulsak da cevap alana kadar yine soracağız:
Bu ülkede işe alımın yada atanmanın kriteri nedir?

Diploma mı?
Sınav mı?
Tecrübe mi?
Yoksa “rica mı”?

Son günlerde Bornova Belediyesi üzerinden patlayan tartışma, aslında tek bir belediyenin değil, bir yönetim zihniyetinin aynası gibi duruyor. İddialara göre, Uşak Belediyesi’nin adı yolsuzluk ve usulsüzlüklere karıştığı iddiası ile görevden alınan ve tutuklanan bediye başkanı ile bağlantılı bir isim, “referansla” işe alınıyor. Üstelik öyle sıradan bir referans da değil, bir belediye başkanının ricası.

Daha vahimi ne mi?

İşe alındığı söylenen kişinin işe gitmeden maaş aldığı, yani kamuoyu tabiriyle “bankamatik memuru” olduğu iddiaları.

Şimdi durup şu soruyu sormak gerekiyor:

Hangi liyakatle?

Hangi sınavla?

Hangi kriterle?

Bu soruları muhalefet iktidara yıllarca sormadı mı?

Yıllarca hükümetin atamaları liyakat üzerinden eleştirilmedi mi?

FETÖ/PYD örgütü yıllarca gençlerin umudunu ‘soru çalarak’ kendi militanlarını kamu kurumlarının kılcal damarlarına yerleştirmedi mi?

Hala zihinlerde “Ankara’da dayın yoksa” ‘cemaate üye değilsen’ ‘mecliste adamın’ yoksa işe alınmak zordur algısı zihinlerde taptaze yerini korurken millertin gözüne sokar gibi bu ne aymazlıktır..?

Bakın mesele sadece iktidar ve muhalefetin siyasi polemiği değil.
Mesele şu:

O koltuklarda oturanlar kamu gücünü kişisel ilişkilere mi açıyor? Belediyeler, kamu kurum ve kuruluşları kamunun kurumu olmaktan çıkıp tanıdık, yandaş, candaş ahbap dost ilişkilerine mi peşkeş çekiliyor? Gençler KPSS’de yıllarını harcarken, birileri ‘hamili kart yakınımdır’ ricası ile tepeden inme işe mi yerleştiriliyor?

Bu soruların cevabı verilemiyorsa kamuoyundan dilenen “özrün” hiçbir samimi yanı yok.

Üç beş aylık maaşı “Cebimden öderim” diyerek basitleştirmek de çözüm değil.

Kamu zararı sadece mal ve para ile açıklanamaz.

Bugün mesele Bornova Belediyesi, yarın bir başka kamu kurumu…

Bu ülkede binlerce genç gerçekten çalışıyor.
Sınava giriyor.
Yıllarını veriyor.
Gençlerin umudu tükenmiş, devletine küsmüş, güveni kaybolmuş, adalet duygusu yerlerde... Bu hangi bütçe hangi mal varlığı ile yerine konacak?

Bu soruya açık, şeffaf ve belgeli bir cevap veremiyor musunuz?

Olmadı şöyle yapalım…

KPSS’Yİ KALDIRALIM, yerine “KYSS” “KİMİN YAKININI SEÇELİM SINAVI” GELSİN.

Uşak Belediyesi ve Bornova Belediyesi etrafında dönen tartışmalar tam da bu “yeni sistemin” pilot uygulaması gibi.

Sınav mı..?

O benim ‘çookk yakınım..!? Sormana bile gerek yok..!

Mulakat mı..?

Beş yıldızlı oteller, pavyonlar tam yeri..!

Genel başkanlar da aynı yöntemle seçildiğine göre sisteme de yabancı değiliz..!

Personele ödenecek maaş ne olacak..?

Yakalanırsak “Cebimden öderim” der geçeriz..!

Yargıya düşersek..?

Yargı hükümetin elinde “bu bir siyasi dava” linçleniyoruz..!

Ya hep beraber, ya hiç birimiz.

Nerden baksan tutarsızlık, nerden baksan ahmakça…