KARDELEN UÇAK


Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hızla yayılan obezite, ülkemizde alarm verici bir seviyeye ulaşarak yüzde 30’lara tırmandı. Obezite tedavisi denilince akla ilk gelen cerrahi müdahaleler olsa da, son yıllarda geliştirilen medikal tedaviler de dikkat çekici başarılar elde ediyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berçem Ayçiçek, bazı medikal tedavilerin kilo kaybını yüzde 24’e kadar artırabildiğini, hatta bazılarının bariyatrik cerrahinin sağladığı kilo kaybına yakın sonuçlar elde edebildiğini vurguluyor. Ancak bu umut verici gelişmelere rağmen, tedavilerin yan etkileri konusunda uyarılarda bulunuyor. Prof. Dr. Ayçiçek, “Hastaların riskler hakkında dikkatlice bilgilendirilmesi ve tedavi sürecinin uzman bir hekim gözetiminde sürdürülmesi büyük önem taşıyor.” diyerek sürecin ciddiyetine dikkat çekti.

Aile hekimleri için yeni düzenleme Aile hekimleri için yeni düzenleme

“İLAÇLAR TOLERANS GELİŞTİRMİYOR”

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, kalp damar hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayan obezite, günümüzde küresel bir tehdit haline gelmiştir. 1975 yılından bu yana obezitenin görülme sıklığı tam üç kat artmışken, Türkiye’de bu oran yüzde 30’lara kadar yükseldi. Son yıllarda obezitetedavisi için sunulan medikal seçenekler hızla çeşitleniyor. Liv Hospital Vadistanbul Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berçem Ayçiçek, bu yeni tedavi yöntemlerinin etkinliğini vurgulayarak, obezite ilaçlarının sağladığı faydalar arasında dozla ilişkili etkili kilo kaybı, hedef kilonun sürdürülebilirliğini destekleme ve uzun süreli kullanımda güvenilirlik gibi unsurların bulunduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Ayçiçek, bu ilaçların tolerans geliştirmemesi, kötüye kullanım veya bağımlılık riski taşımaması gibi özelliklerinin de son derece önemli olduğunu ifade ediyor. Bu beklentiler, obezite tedavisinde hem etkinlik hem de güvenlik açısından hasta ihtiyaçlarına uygun ideal tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde kritik bir rol oynamaktadır.

TEDAVİ SEÇENEKLERİ GENİŞLİYOR

Obezite tedavilerinde yüksek oranda iyileşme görüldüğünü belirten Ayçiçek, “Küçük oranlardaki kilo kayıpları dahi metabolik sağlık üzerinde büyük fark oluşturuyor. Örneğin, semaglutid ve liraglutid gibi GLP-1 reseptör agonistleri, kilo kaybını yüzde 7 ile 17 arasında sağlarken, kan şekeri kontrolü ve kardiyovasküler sağlık üzerinde de olumlu etkiler gösteriyor. GLP-1 reseptör agonistleri, gastrointestinalsistemdeki GLP-1 reseptörlerine bağlanarak, iştahı baskılıyor, mide boşaltımını geciktiriyor ve insülin salgısını artırıyor. Dual agonist ilaçlar dediğimiz ilaçlar, GLP-1 reseptör agonistlerinin yanı sıra başka bir hedefe daha etki ediyor, genellikle GIP veya GLP-1 kombinasyonunu içeriyor. Tirzepatid bu sınıfta yer alıyor ve klinik araştırmalarda kilo kaybı oranlarını yüzde 20’ye kadar yükselttiği gözlemleniyor. Ayrıca, kardiyovasküler sağlık üzerinde de fayda sağladığı görülüyor. Çok yakın zamanda tedavi seçeneklerimiz arasına girmesini beklediğimiz Triple agonistler, GLP-1, GIP ve glucagon gibi üç reseptör üzerinde etkili olup, kilo kaybı artırıcı etkisi ile şu ana kadar ki medikal tedaviler içinde listenin en üst sırasına yer alacağa benziyor. Retatrutid, bu gruptaki yeni ilaç ve klinik denemelerde oldukça umut verici sonuçlar ortaya koyuyor. Kilo kaybını yüzde 24’e kadar artırdığı gözlemlenen bu ilaç, insülin salgısını artırarak glikoz kontrolünü desteklerken, yağ metabolizmasını da iyileştiriyor.” dedi.

“HASTALIĞIN YÜKÜNÜ AZALTIYOR”

Obezitenin önlenemediğini kaydeden Ayçiçek, “Obeziteyeilişkin tedavi seçenekleri artıyor olsa da obezitenin önlenmesi, tedaviye kıyasla çok daha avantajlı olmayı sürdürüyor. Erken yaşlarda sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasının, fiziksel aktivitenin teşvik edilmesinin ve toplumda obezitefarkındalığının artırılmasının hastalığın yükünü azaltmada önemli stratejiler bulunuyor. Sağlıklı gıdalara erişimin kolaylaştırılması, okul beslenme programlarının düzenlenmesi ve fiziksel aktiviteyi artırmaya yönelik şehir planlamaları gibi önlemler obeziteyi önleme çabalarının temel taşlarıdır.” ifadelerini kullandı.

 

 

Muhabir: Haber Merkezi