Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, mağdur aileleri dinledi.

Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; aileler, yaşadıkları acıları ve adalet taleplerini dile getirirken, mevcut sistemin caydırıcı olmadığını vurguladı. Gazetemiz SONSÖZ’e konuşan bir anne ise, “Bu sadece bizim değil, tüm toplumun meselesi” diyerek çağrıda bulundu.

I M G 1323

Suça sürüklenen çocuklara ilişkin artan vakaların araştırılması amacıyla kurulan Meclis komisyonu, kritik bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplanırken, oturumda mağdur aileler söz aldı.

Sincan’da Yaz Öncesi Larva Mücadelesi Başladı
Sincan’da Yaz Öncesi Larva Mücadelesi Başladı
İçeriği Görüntüle

Toplantının açılışında konuşan Durgut, komisyonun yalnızca hukuki bir çerçevede değil, toplumsal boyutuyla da meseleyi ele aldığını belirtti. Durgut, ailelerin yaşadıklarının devletin sorumluluğunu daha da ağırlaştırdığını vurgulayarak, “Hiçbir düzenleme kayıpları geri getiremez ancak benzer acıların yaşanmaması için çalışmak zorundayız” dedi.

“KARDEŞİMİ KAYBETTİĞİM GÜN BEN DE ÖLDÜM”

Toplantının en çarpıcı anlarından biri, İstanbul Güngören’de hayatını kaybeden 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın kardeşi Doruk Çağlayan’ın mektubunun okunması oldu. Mektupta, ikiz kardeşini kaybetmenin tarifsiz acısı anlatılırken, “Onunla birlikte ben de öldüm” sözleri salonda derin bir sessizlik yarattı. Duygu dolu anlar yaşanan komisyonda, Doruk’un “5-6 yıl sonra katille karşılaşacak mıyım?” sorusu ise ceza sistemine yönelik en çarpıcı sorgulamalardan biri olarak kayda geçti.

I M G 1324

AİLELERDEN ORTAK TEPKİ: CEZALAR CAYDIRICI DEĞİL

Komisyonda söz alan ailelerin ortak noktası, mevcut sistemin yetersizliği oldu. Esenler’de oğlu bıçaklanarak öldürülen Zeynep Balcı, faillerin kısa sürede serbest kalmasına tepki göstererek, “Bugün biri gidiyor, yarın bir başkası. Bu zincir kırılmıyor” dedi. Balcı, 18 yaş altı faillerin işledikleri suçun karşılığını tam olarak görmesi gerektiğini savundu. Benzer şekilde birçok aile, “suça sürüklenen çocuk” kavramının yanlış kullanıldığını dile getirerek, ağır suçlarda yaş indiriminin kaldırılmasını talep etti.

BU ARTIK ÇOCUKLUK DEĞİL, CANİLİK”

Toplantıda konuşan mağdurlar, yaşanan olayların basit gençlik hatası olarak görülemeyeceğini ifade etti. Bağcılar’da bıçaklanan bir genci kurtarmak isterken yaralanan Oğuzhan Çöpür, olaylara yalnızca hukuki değil, insani açıdan yaklaşılması gerektiğini belirtti. Atlas Çağlayan’ın annesi ise, failin yaşına bakılmaksızın işlenen suçun aynı olduğunu vurgulayarak, “Ben çocuğumu kaybettim, karşımdaki kişiye ‘çocuk’ diyemem” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

I M G 1326

Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.

Muhabir: HABER MERKEZİ