Bazı kelimeler vardır, güçlü kelimelerdir. Mesela “gerçek” kelimesi herkesin dikkatini çeker, “gizem, sır” gibi kelimeler de öyle. Hatta bir de araya “kadim” kelimesini atarsanız alın size YouTube hesabınızda yüzbinlerce kez izlenecek bir videonun başlığı. Komplo teorilerini de sıraladınız mı, değmeyin keyfinize…
Yine bazı kelimeler vardır, sizi umutlandırır. Mesela; “iletişim, diyalog, antlaşma, uzlaşma, barış”… Bunları duyunca yumuşar, sakinleşir hatta sevinirsiniz.
Mesela fetö`nün, “dinler arası diyalog” lafı ilk duyulduğunda ne kadar da güzeldi. Dinler kendi arasında diyalog kursun tüm dünyadaki dinden kaynaklanan savaşlar son bulsun, barış gelsin vesaire. Ancak lafın, neyi nerelere taşıdığına, aslında ne demek istendiğine şahitlik ettik hala da ediyoruz.
Bunun gibi, önceki açılımda kullanılan “analar ağlamasın” lafı da ne kadar güçlüydü. Kutsalımız olan annelerimizin gözyaşları durabilirdi ve her etnik kimlikten anne, huzur içinde evlatlarıyla yaşayabilirdi. Uzaktan baktığınızda ne kadar da güçlü bir anlamdı. İyi de ne oldu? O ana kadar ağlayan binlerce ana yetmezmiş gibi binlerce ana daha eklendi ağlayanlar arasına.
Şimdilerde de ne kadar güzel bir laf var; “Terörsüz Türkiye”. Breh breh breh… Kim ister zaten terörün olmasını, bombaların patlamasını, şehit vermemizi, gazilerimizin olmasını, ailelerin evlatsız, evlatların anasız - babasız kalmasını? Kim ister diken üzerinde yaşamayı, psikolojilerin yerle bir olmasını falan… Kimse istemez.
Korkarım ki, “analar ağlamasın” lafı gibi “Terörsüz Türkiye” lafı da ileride üzerinde üzüntüyle konuşacağımız kelime öbeklerinden biri olacak. Görüntüleri gördünüz, birkaç terörist adeta bir gösterideymiş gibi gelip, metal bir çanağın içinde silahlarını benzin döküp yaktılar. Sembolik olarak önemliydi katılıyorum ancak; halleri, tavırları ve bu işin bir şova dönüştürülmesi, onlarca gazeteci ve televizyoncu gitmişken canlı yayınların bile yapılmaması size de garip gelmedi mi?
Unutan var mı bilmiyorum ama Habur Sınır Kapısında olanlar, Diyarbakır’da, kıymeti kendinden menkul bir türkücü ve terörist kıyafetiyle başka bir sözde türkücünün büyük bir keyifle söylediği türkü hafızamda taptaze. Sayın Özgür Özel`in terörü destekleyen opera sanatçısının elini öptüğü de taptaze merak etmeyin. CHP yetkililerinin teröristliği herkesçe kabul edilmiş isimlere verdiği destekleri de hatırlıyorum, Sayın Devlet Bahçeli`nin terörist başı hakkındaki sözlerini de. Garnizonumuzun önünden geçen sürünün ellerinde uzun namlulu tüfeklerle nöbet tutan askerlerimize yaptıkları da hala hatırımda. Her seçimde, terör örgütünün siyasi uzantısının ittifaklar içinde olduğu iddiaları, tarafların sürekli birbirini bununla suçlaması da. Ayrıca sizi temin ederim ki, Sayın Cumhurbaşkanının; Ak Parti, MHP ve dem partiyle beraberiz açıklamaları da hep hatırlanacak. Kaç şehit, kaç gazi verdiğimizi de unutmadık, çaresizlikten dağa çıkıp faydalı birer insan olabilecekken teröriste dönüşenleri de.
Umarım ki geçen seferden ders alınıp gerekli adımlar atılmıştır ancak şunu söylemek kişisel olarak boynumun borcudur; bebek katili ve şürekâsının dediği her şey benim için yok hükmündedir. Teröriste güvenilmez, teröriste inanılmaz, teröristle iş yapılmaz. eoka, asala, pkk birbirlerinin devamı şeklindeki terör örgütleridir. Tıpkı pejak, pyd, ypg, ypj ve diğerleri gibi. Umarım yalnız ve güzel ülkem bu sürecin sonun da huzura kavuşur ya da karamsar bir bakış açısıyla, en az zararla işin içinden çıkar. Haydi kalın sağlıcakla.