Isparta’da faaliyet gösteren Ahşap Oyma Atölyesi, farklı ağaç türlerini geleneksel oymacılık yöntemiyle işleyerek sanatsal ürünlere dönüştürüyor. Kütükler ve çeşitli ağaç parçaları, titiz bir çalışmanın ardından özgün tasarımlarla yeniden şekilleniyor.

Atölyede en çok dikkat çeken eserler arasında Isparta’nın simgesi olan gül figürlü tablolar yer alıyor. Bunun yanı sıra dünyaca ünlü ressamların tablolarından esinlenilen çalışmalar, çeyiz sandıkları, minyatür evler ve koltuklar da üretiliyor. Ortaya çıkarılan eserler, zaman zaman devlet büyüklerine hatıra hediyesi olarak da sunuluyor.

16 Yıldır Ahşaba Şekil Veriyor

Atölyede çalışan Şükriye Utku, 16 yıldır ahşap oymacılığıyla uğraştığını ve işini severek yaptığını belirtti. Oymacılığın kendisini günlük düşüncelerden uzaklaştırdığını anlatan Utku, bu sanatı yeni bir hobi arayanlara da tavsiye etti.

Utku, şu sıralar dünyaca ünlü ressam Vincent van Gogh’un “Yıldızlı Gece” tablosunu ahşaba uyarladıklarını belirterek çalışmanın büyük bölümünün tamamlandığını söyledi. Ihlamur ağacına işlenen eserin oyma aşamasının ardından renklendirme ve çerçeve tasarımı yapılacak. Çalışmanın, atölyedeki müzede sergilenmesi planlanıyor.

Her Ağacın Kendine Özgü Bir Karakteri Var

Ahşap oymacılığında kullanılacak ağacın seçimi, eserin niteliği açısından büyük önem taşıyor. Şükriye Utku, ıhlamur ağacının yumuşak yapısı sayesinde oymacılığa yeni başlayanlar için uygun bir seçenek olduğunu ifade etti.

Atölyede görev yapan Havva Çetin de 2011 yılından bu yana ahşap oymacılığı yaptığını ve işini severek sürdürdüğünü dile getirdi. Çetin, üretim sürecinde önce eserin çiziminin yapıldığını, ardından bıçak ve ıskarpela kullanılarak oyma işlemine geçildiğini anlattı.

Ahşabın türüne göre çalışma yönteminin değiştiğini belirten Çetin, karaağaç gibi sert ağaçların bazı tablolarda tercih edildiğini, akçaağacın ise işlendikten sonra mermeri andıran bir görünüm kazanabildiğini söyledi. Çetin, ince detayların işlendiği çalışmalarda ağacın özelliklerini tanımanın ve doğru malzemeyi seçmenin önemli olduğunu vurguladı.

Kaybolmaya Yüz Tutan El Sanatları Yaşatılıyor

Ahşap Oyma Atölyesi Sorumlusu Süleyman Çetin, yaklaşık 15 yıldır üretim yapan atölyede geleneksel el sanatlarını yeniden canlandırmak için çalıştıklarını belirtti.

Düğünlerde Altın Yarışına Sınır Çağrısı: “Geline En Fazla 11 Cumhuriyet Altını Takılsın”
Düğünlerde Altın Yarışına Sınır Çağrısı: “Geline En Fazla 11 Cumhuriyet Altını Takılsın”
İçeriği Görüntüle

Ağacın kendi dokusunun ve doğal özelliklerinin sanatın önemli bir parçası olduğunu ifade eden Çetin, amaçlarının ahşabın içindeki değerleri ortaya çıkarmak olduğunu söyledi. Isparta’da bulunmaları nedeniyle gül motiflerine öncelik verdiklerini kaydeden Çetin, farklı ağaç parçalarının doğal şekillerinden de ilham aldıklarını anlattı.

Çetin, bazı ağaçların kesilip incelenmesi sırasında doğal şekillerin farklı figürleri ortaya çıkardığını belirterek, bir ardıç ağacında anne ve kucağındaki çocuğu andıran bir görünüm keşfettiklerini ve bu şekli işleyerek sanat eserine dönüştürdüklerini aktardı.

Dünyaca Ünlü Tablolar Ahşapta Yeniden Yorumlanıyor

Atölyede yalnızca geleneksel motifler değil, Türkiye’de ve dünyada tanınan sanatçıların eserleri de ahşaba aktarılıyor. Farklı temalarda hazırlanan çalışmalarla bir sanat galerisi oluşturduklarını belirten Süleyman Çetin, amaçlarının Isparta’yı ziyaret eden konuklara farklı kültürlerden izler taşıyan eserler sunmak olduğunu ifade etti.

Kadınların da yoğun olarak görev aldığı atölyede, el emeği ve sabırla hazırlanan eserler sayesinde hem ahşap oymacılığı geleneği yaşatılıyor hem de ağaçların doğal dokusu sanatsal bir anlatıma dönüştürülüyor.

Kaynak: DHA