Sevgili Okur,

“Il faut s’abrutir” diye bir cümleyle yollarım kesişti okuduğum bir kitapta. Cümle “İnsan kendini aptallaştırmalı” demekmiş. Bu cümleyi Fransız din filozofu ve matematikçi Blaise Pascal söylemiş.

Peki gerçekten öyle midir?

Aptallık eşsiz bir prensip, derin sularda bir can simidi, gerçeklik üzerinde bir hayal, yokuş aşağı bir yolda kaçış rampası mıdır?
Veya aptallığın bir ölçü birimi var mıdır?

2015 senesinde bir firmada bölge müdürü olarak çalışırken, ciddi anlamda iş yaptığımız bir şirket iflas etti. Bu şirket de çoğunluğu gibi bankalarda sorgusu temizdi.

Bizdeki çek yazıldı.

Aramızın iyi olduğunu düşündüğüm şirket sahibiyle görüştüm.
“Ödeme planınız nasıl olacak?” dedim.

“Serhat Bey, o benim değil, şirketin borcuydu. Şirketin müdürü de ortağımız. Benim yetkim yok, ödeyemem.” dedi.

Ve o an, kendini Pascal’ın cümlesinin yanına bıraktı.

Gerçekten o an hangimiz o prensibin içindeki karakterdik çözemedim.
O mu, yoksa biz mi?

Sonunda hukuki yollarla bir şekilde alacağımızı tahsil ettik. Ama o süreç kolay geçmedi.

Bazı teorilere göre toplum seçkinler ve çalışanlar olarak ayrılır. Çalışan sınıf, seçkin sınıfa yaklaşmak için çabalar. Seçkin sınıf ise hem yönetmek ister hem de gerektiğinde kuralları kendi lehine esnetir.

Pascal’ın cümlesi aslında tam burada anlam kazanıyor.

İnsan aptallaşmıyor.

Sadece işine geldiği yerde aklını askıya alıyor.

Nasıl mı?

Kendini seçkin gören bir iş sahibi, bir alacağımızda finansal dengemizi sağlamak için başvurduğumuz hukuki yolu kişisel bir tepki zannetti. Ona göre biz beklemeliydik.

Sözleşme var.
Teminat var.
Yazılı güvence var.

Ama yine de beklemeliydik.

Çünkü ona göre biz “işçi”, yani taşeron sınıfındaydık.

Evet, dengeler için gücümüz kadar bekledik.
Sonra felsefenin köprüsünden geçip kapitalizmin gerçeğine bastık.

İşte o zaman “akıllı insanın” gördüğü gerçekliği biz de gördük.

Bir yönetici vakti zamanında şöyle demişti:

“Bize orta zekâ personel lazım.”

Akıllı insanı zararlı gören sadece o yönetici değil aslında.

Sistem.

Ve galiba mesele şu:

İnsan aptallaşmıyor aslında.
Sadece işine geldiği kadar akıllı kalıyor.

Sağlıcakla.