Ülkemizdeki ekonomik gelişmeler, bizi olduğu kadar dünya ülkelerini de ilgilendiriyor. Türkiye’nin dahil olduğu ekonomik kuruluşlar yayınladıkları raporlarla, gün gün yaşadıklarımızı takip ediyorlar. Tüm bu çalışmaları da yaparken, senden bizden habersiz sayısız anket çalışmaları da yaptırıyorlar.

İnanın yaşadıklarımızı o kadar iyi biliyorlar ki, siz ne kadar aksini konuşursanız konuşun, bir süre sonra onların dedikleri gün gibi ortaya çıkıyor. Bunları sadece sahada yapmıyorlar. Aynı zaman uydularla uzaydan da birçok tespitte bulunuyorlar. Hiç unutmam, bizim buğday rekoltemize ilişkin yaptığımız açıklamayı bir süre sonra 2 milyon ton eksiğiyle düzeltmişlerdi ve ne yazık ki onların dediği çıkmıştı.

Amerika’da birçok kuruluş sadece bizimle ilgili değil, birçok ülke için de çalışmalar yaptırıyor. Ülkedeki “düşünce kuruluşları” elemanları sabahtan akşama kadar ülkeler üzerindeki verileri değerlendiriyor. Öyle ki, bu değerlendirmelerin birinde, o tarihlerdeki Sovyetler Birliği’nde ölüm yaşının her geçen yıl gençleştiğini tespit etmişler ve “bu ülke için için çürüyor” tespitini yaptıktan sonra şeytanın bile aklına gelmeyecek bir planı uygulamaya koyarak koca bir ülkeyi parça parça etmişlerdi.

Şimdi; ABD’nin büyük finans kuruluşlarından, Bank of America (BofA), nisan ayı enflasyon verisinin ardından, Türkiye’ye ilişkin enflasyon ve faiz görünümüne ilişkin rakamlarını ve görüşlerini revize etti.

Nefes Gazetesinde yer alan haberi göre; raporda, nisan ayı TÜFE verisinin enflasyonist baskıların genele yayıldığına ve temel eğilimde artışa işaret ettiği belirtilerek, “yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,5’ten yüzde 30’a çıkarıldığını” yazdı. Banka, 2026 yılı için ortalama Brent petrol tahminini varil başına 93 dolar seviyesinde kalacağına ilişkin görüşünü de koruduğu ifade edildi.

BofA raporunda, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) nisan ayı Para Politikası Kurulu toplantısında faizi sabit tutması ve enflasyon verisi öncesi ile sonrasındaki iletişimde nötr bir ton benimsemesi nedeniyle faiz artışı ihtimaline ilişkin eşiğin yüksek göründüğü” ifade edildi.

Negatif arz şoku ortamında reel ekonomik aktiviteye duyarlılığın arttığına işaret edilen raporda, “TCMB’nin enflasyon görünümüne ilişkin maliyet kanalı üzerinden yukarı yönlü, büyümedeki yavaşlama kanalı üzerinden ise aşağı yönlü risklere dikkati çektiği” belirtildi.

Raporda ayrıca, TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın hafta başında Meclis komisyonunda yaptığı sunumda enerji kaynaklı baskıların yakın vadede sürebileceğini belirttiği hatırlatıldı. Karahan’ın enflasyon görünümü açısından ikincil etkilerin ve çatışmanın süresinin önemine vurgu yaptığı aktarılan raporda, “bunun sıkılaştırma eğiliminden ziyade sıkı duruşun korunacağına işaret ettiği değerlendirmesine” yer verildi.

Bank of America, politika faizlerinde uzun süreli bir bekleme dönemi beklediğini kaydetti. Raporda, TCMB’nin mart ayı başından bu yana likidite araçlarını kullanarak Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı (TLREF) koridorun üst bandında, yüzde 40 seviyesinde tuttuğu belirtilerek, “bu uygulamanın muhtemelen eylül ayına kadar daha uzun süre devam edeceği” öngörüldü. Aynı dönemde bir hafta vadeli repo fonlamasının yüzde 37 seviyesinde sabit kalmasının beklendiği ifade edildi.

Özetle;

Uluslararası ekonomi çevreleri ülkemizin ekonomik durumunu ve geleceğe ilişkin gerçek bilgilere bizlerden çok daha kolay ulaşabiliyorlar. Bu nedenle yaptıkları tespitlerdeki doğruluk oranı da o kadar gerçek oluyor.

Bilindiği gibi Kredi Derecelendirme Kuruluşları da düzenli şekilde açıkladıkları raporlarda ülkemizdeki ekonomik gerçekleşmelere ilişkin bilgiler üzerinden puan veriyorlar. Siz, bu değerlendirmeleri ne kadar dikkate almadığınız açıklasanız da “bu bilgileri kabul eden” ve ona göre Türkiye’ye gelecek yabancı sermayeye yön veriyorlar. Yıllardır, “yabancı sermayenin Türkiye’ye olan ilgisi azaldı” diye sızlanıp şikayet ediyoruz. Ancak; bu adamların, ülkemiz için verdiği raporları yine de, değerlendirmekten uzak duruyoruz.

Hep söylüyor, hep yazıyoruz. Ekonomi bir bilimdir. Siz bilim dışı yollara saptığınızda, gerçekler işte böyle de olsa gün ışığına çıkıyor. Siz sadece kendinizi aldatmakla kalıyorsunuz.