Nasrettin Hoca’nın meşhur bir fıkrası vardır: Bir gece eve hırsız girer, komşular toplanır, herkes hocayı suçlamaya başlar. “Kapıyı niye sağlam yapmadın, bahçeyi niye korumadın?” derler. Hoca sonunda dayanamaz: “İyi de kardeşim, hırsızın hiç mi günahı yok?”
Bugün siyaset arenasında CHP’de yaşananlara bakınca, bu fıkra cuk diye oturuyor.
CHP’nin “mutlak butlan” kararı verilen kongresi, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Seçimli Kurultay’dır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs 2026’da bu kurultayın delegelerin iradesinin rüşvet ve menfaatlerle fesada uğratıldığı gerekçesiyle iptaline hükmetti.
‘Kişinin kendine ettiğini başkası yapamaz’ derler.
CHP’nin de kendine yaptığını yedi düvel bir araya gelse yapamaz!
Parti kongrelerinde delegelerin iradesi rüşvetle çalınıyor, belediyelerin kaynakları talan ediliyor, itirafçılar çıkıp her şeyi anlatıyor. Üstelik bu iddialar mahkemelere taşınıyor. İtirafçılar iftiracı oluyor. Ama yöneticilerde en ufak bir yüz kızarması yok. Tam tersine, mağdur ettikleri, az kalsın üç yıl önce ülkeye cumhurbaşkanı seçtirecekleri genel başkanlarını hain ilan ediyor, iktidarla işbirliği içinde olmakla suçluyor, tabanlarını da bu söyleme inandırıp sokağa dökebiliyorlar.
Pes doğrusu! İnsan sormadan edemiyor: Hırsızın hiç mi günahı yok?
Siyaset, halkı iradesinin temsil edilmesi gereken bir alan. Hiç kimsenin siyasi geleceğini garanti altına almak için her yolu mubah görmeye hakkı yoktur. Belediye başkanı olmanız, “Şehri Emini” olduğunuz beldenin gelirlerini kişisel ikbalinizin finans kaynağı olarak kullanmanıza bir basamak olamaz.
Cumhurbaşkanı olabilmek için ayak oyunlarıyla, pavyon köşelerinde, otel lobilerinde, para kuleleri ile daire, tablet, telefon dağıtılarak delegelerin iradesi çalındığında, sandık gölgelenir, demokrasi yara alır. Bu iddialar hem de kendileri tarafından ortalığa saçıldığında Nasrettin Hoca’nın fıkrasındaki gibi, suçu hep başkasına atarak işin içinden çıkmak tutarlı bir yaklaşım değildir.
Gerçek yüzleşme, önce hırsıza hırsız, arsıza arsız demekle, hırsıza da iki çift laf söylemekle başlar.