Fenerbahçe camiasında kuşaktan kuşağa aktarılan, bir söz vardır. Sarı lacivertli formayı giyen bir futbolcu, Galatasaray’a gol attığı gün “Gerçek Fenerbahçeli” kabul edilir. Elbette bu yazılı bir kural değil, daha çok bir söylem, bir aidiyet ölçüsüdür. Ama ne hikmetse her zaman her derbi öncesi ve sonrası hatırlatılır.


Galatasaray karşısında ortaya konan futbol ve alınan 2-0’lık galibiyet, bu sözün sahadaki karşılığını fazlasıyla gösterdi. Skoru üreten isimlere baktığımızda, Guendouzi ve Oosterwolde’nin Galatasaray’a gol atan Fenerbahçeliler listesine adlarını yazdırdığını görüyoruz. Özellikle Guendouzi… Henüz İstanbul’un havasına alışmadan, adeta ayağının tozuyla çıktığı ilk dev maçta, daha yarım saat dolmadan bu camianın hafızasına kazındı. Sadece golüyle değil, oyunun her anına dokunan performansıyla da ‘maçın adamı’ seçilmeyi fazlasıyla hak etti.


Burada bir durup geriye bakmakta fayda var...
Fenerbahçe formasıyla çıktığı ilk maçta gol atan futbolcular, her zaman taraftarın ilgisini üzerine çekmiştir. Bu durum geçmişte de defalarca yaşandı. Edin Dzeko, Sarı Lacivertli formayla ilk resmi maçında Azerbaycan’da Neftçi’ye gol atıp iki de asist yaparak rüya gibi bir başlangıç yapmış, ardından Süper Lig’deki ilk maçında da fileleri havalandırmıştı.


Robin van Persie, 2015’te transfer edildiğinde Atromitos karşısında attığı golle iz bırakan isimler arasına girmişti. Miroslav Stoch ise 2010 yılında Şampiyonlar Ligi’nde Young Boys’a attığı golle adından söz ettirmişti. Vedat Muriqi’yi de unutmamak gerekir; Gaziantep karşısında ilk maçında attığı o etkileyici gol, onu kısa sürede taraftarın gözünde özel bir yere taşıdı.
İşte bu zincire eklenen son halka, Fransız yıldız Guendouzi oldu.


Fenerbahçe tarihinin en yüksek bedelli transferi, Türkiye futbolunun ise en maliyetli isimlerinden biri olan Guendouzi, transferinden sadece üç gün önce Lazio formasıyla Fiorentina karşısında 90 dakika sahadaydı. Buna rağmen Galatasaray derbisinde ilk 11’deydi ve takımının kilidini açan golü kaydetti.


Bu tür bir tablo futbolda pek alışıldık değildir. Teknik direktörler genelde yeni transferi önce kulübede tutar, son bölümlerde oyuna alır ve taraftarla yavaş yavaş tanıştırır. Ancak Guendouzi, daha ilk maçtan bu ezberi bozdu.
Ortaya koyduğu oyun, verdiği mesaj çok netti: “Beni sıradan bir transferle karıştırmayın.”
Ve bazı futbolcular vardır, daha ilk adımda size hangi hikâyenin başrolünde olduğunu hissettirir. Guendouzi de o isimlerden biri olduğunu, Galatasaray karşısında herkesin gözü önünde ilan etti.
Kalın sağlıcakla...