2026’nın ilk günlerinde, çok özel değişik bir atmosferde, her biri ayrı bir anlam taşıyan çok güzel insanlarla özel bir yemekte buluşmanın keyfini yaşadım.
Türk futbolunun iki köklü çınarı Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın tarihine adını silinmez biçimde yazdırmış, sahada sert bir rekabetin parçası olmuş ama hayatın içinde dostluklarını hiç kaybetmemiş efsane isimlerle, zamanın geriye doğru aktığı bir yolculuğa çıktık adeta.


Geçirdiği ağır rahatsızlığın ardından yeniden sağlığına kavuşan ve hem Fenerbahçe hem de Beşiktaş formasıyla gönüllerde iz bırakmış Tayfur Havutçu için bir araya gelen bu değerli isimler, “vefa”nın yalnızca bir semt adı olmadığını bir kez daha güçlü biçimde ortaya koydu.


Fenerbahçe efsaneleri Oğuz Çetin ve Aykut Kocaman’la birlikte Beşiktaş’ın unutulmazları arasında yer alan Recep Çetin, Ertuğrul Sağlam ve Gökhan Keskin, Erkan Avseren ve Zafer Tüzün gibi kendi dönemlerine damga vurmuş futbolcuların yer aldığı bu buluşma, dün ile bugün arasında kurulan sağlam bir zaman köprüsü gibiydi. Hatıralar tazelendi, geçmiş sevgi ve saygıyla anıldı.
Sofrada yükselen kahkahalar, zaman zaman yerini duygusal anlara bıraktı. Futbolun sadece 90 dakikalık bir oyundan ibaret olmadığını; ortak bir kültür, güçlü bir bağ ve paylaşılan bir hafıza olduğunu bu birliktelik herkese yeniden hatırlattı. Tekirdağ Vali Yardımcısı Günay Öztürk’ün yanı sıra, dostluğu benim için ayrı bir değer taşıyan ve basın danışmanlığını da yürüttüğüm Fenerbahçe 2000 Derneği Başkanı sevgili Şevket Yılmaz ağabeyim ile birlikte pek çok kıymetli isim de bu anlamlı ortamın renkli simaları arasındaydı.


Sohbetler koyulaştıkça, geçmişte saha içinde yaşanan rekabet yalnızca tebessümle hatırlanan anılara dönüştü. Yıllara meydan okuyan dostluklar ise bu birlikteliğin asıl omurgasını oluşturdu. Özellikle Tayfur Havutçu’nun yeniden sağlığına kavuşmuş olması, bu buluşmaya bambaşka bir derinlik kattı. Futbolun renkli yüzleri, kimi zaman gülümseten, kimi zaman iç burkan anılarını paylaştı.
Elbette konuşulanlar sadece geçmişle sınırlı kalmadı. Türk futbolunun dünü, bugünü ve yarınına dair söylenmesi gerekenler de açık yüreklilikle dile getirildi.


Bu tür buluşmalar bize şunu yeniden hatırlatıyor: Futbolun en kıymetli tarafı, saha dışında kurulan bağlardır. Rekabet çimlerin üzerinde kalır, dostluk ise paylaşılan anlarda büyür…
Ve tam da bu yüzden, yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, “vefa” sözcüğü gerçek anlamını burada bulur.
Kalın sağlıcakla…