Serenay Sarıkaya, Hande Erçel ve Ezgi Mola gibi ünlü isimlerin menajeri Ayşe Barım hakkında açılan soruşturma polemiği sürüyor. Ayşe Barım'a yönelik iddialarla ilgili soruşturma başlatılırken, ünlü oyuncu Elçin Sangu menajerlik sisteminin iç yüzünü gözler önüne serdi.

Sangu, sosyal medya hesabından yaptığı bir dizi paylaşımda, sektöre yeni adım atan oyunculara dayatılan sözleşmeleri "kölelik sözleşmesi" olarak tanımladı.

Ayşe Barım hakkındaki soruşturma süreci devam ederken, ünlü oyuncu Elçin Sangu, menajerlik sisteminin sorunlarına dikkat çekti. Sangu, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarda sektördeki çarpıklıkları ve oyunculara dayatılan adaletsiz şartları ele aldı.

Elçin Sangu’nun açıklamaları şöyle:

KONUNUN ÖZÜNÜ BOZMAMAK İSTİYORUM


"Bu konuda yorum yapan magazinciler (doğru iş yapanları tenzih ederek), derinlemesine inceleme yapmadan görüş belirten gazeteciler (ciddi haberciler olduğunu düşündüklerimiz) ve duruma uygun olmayan açıklamalar yapan birçok sevgili meslektaşım gibi, ben de konunun özünü bozmak istemiyorum. O yüzden, aşağıda paylaştığım açıklamayı hazırladım."

SANATÇININ HAKLARINI AJANSLARA DEVREDEN SÖZLEŞMELER


"Çocukluk hayali olarak oyuncu olma yoluna çıkan birçok kişi, sistemin dayattığı zorlayıcı şartlar altında 'kölelik sözleşmesi' olarak tanımlanabilecek anlaşmalarla kariyerlerine başlıyor. Bu sözleşmeler, sanatçının tüm haklarını ajanslar ve yapımcılara devrediyor, aynı zamanda yaratıcı özgürlüklerini ve ekonomik haklarını ciddi şekilde kısıtlıyor. Bu, sektördeki kurumsal eksikliklerin ve sistemin ne denli çarpık olduğunun en bariz örneklerinden biri."

Tarsus Doğa Parkı bayramda 17 bin kişiyi ağırladı Tarsus Doğa Parkı bayramda 17 bin kişiyi ağırladı

AĞIR YAPTIRIMLAR İÇEREN UZUN VADELİ SÖZLEŞMELER


"Oyuncuların yaşadığı hak ihlalleri nedeniyle açılan davalar, sektörün ne kadar gri bir alanda işlediğini ortaya koyuyor. Özellikle menajerlik sözleşmelerinde ciddi hukuki boşluklar var. Oyuncular, genellikle uzun süreli, ağır yaptırımlar içeren ve sektördeki güç dengesizliğini pekiştiren maddelerle karşılaşıyor. Bu davalar, adaletsizlikleri görünür kılarken, sektörün yapısal sorunlarını çözmek için yeterli olmuyor."

PR FAALİYETİ


"Menajerlik sistemindeki sanatçıların kişisel markaları büyük ölçüde PR çalışmalarıyla şekilleniyor, ancak bu süreçte yetenek ve başarı yerine çoğu zaman yanıltıcı anlatılar öne çıkıyor. Oyuncuların gazetecilerle yaptıkları, dikkat çekmeye yönelik garip paylaşımlar, sektördeki şeffaflık ve dürüstlük eksikliğini daha da artırıyor. PR çalışmalarının, sanatçıların kariyerlerine katkı sağlaması beklenirken, sektörde güven kaybına yol açması, kurumsallaşma problemini derinleştiriyor."

BİREYSEL İLİŞKİLERİN AĞIR BASTIĞI PAZAR


" Türkiye'deki menajerlik sistemi, kurumsal bir yapıdan ziyade, bireysel ilişkilerin hâkim olduğu bir pazar mantığına dayanıyor. Menajerler, oyuncuların kariyerlerini profesyonel bir şekilde yönlendirmek yerine sektörde kısa vadeli kazançlar sağlamak için simsarlık yapıyor. Bu durum, kaliteli projelerin vasat oyunculara verilmesine ve genel sektörel kalitenin düşmesine yol açıyor."

ROLÜ YETENEKLİ OYUNCU DEĞİL, 'AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİSİ' ALIYOR


"Sektördeki bu çarpıklıklar, yetenekli kişilerin sisteme girmesini zorlaştırıyor. Ahbap-çavuş ilişkileri, yeni oyuncuların sektöre adım atmasını engelliyor ve başarılı projeler, hak eden oyuncular yerine bağlantıları güçlü olanlara teslim ediliyor. Bu da yetenekli oyuncuların kariyerinde ilerlemesini engelliyor ve sektördeki adaletsizlik algısını derinleştiriyor."

HUKUKİ ÇERÇEVE ŞART


"Bu sorunların çözülmesi için sektörün kurumsal bir yapıya kavuşturulması şart. Bunun için:

Menajerlik sisteminin profesyonelleştirilmesi ve hukuki bir çerçeveye oturtulması,
PR çalışmalarının şeffaf ve yeteneğe dayalı bir şekilde yapılması,
Proje seçimlerinde nitelik ve yeteneklerin ön planda tutulması,
Oyuncuların haklarının korunması adına bağımsız bir denetim mekanizması oluşturulması gerekmektedir."

DÖNÜŞÜM ZORUNLU


"Türkiye’de oyunculuk sektörü, dünya standartlarına ulaşmak istiyorsa, kurumsallaşma ve adaleti merkeze alacak bir dönüşüme ihtiyaç duyuyor. Bu dönüşüm, sadece sanatçılar için değil, sektörün tüm aktörleri için daha sağlıklı bir çalışma ortamı oluşturacaktır."

lçin Sangu, paylaşımlarını alıntılayarak Ayşe Barım'ı hedef alan televizyon programcısı Rasim Ozan Kütahyalı'ya sert tepki gösterdi.

Kütahyalı, sosyal medyada yaptığı paylaşımda "Elçin Sangu'nun çok haklı bir flood'u var. Objektif analizlerine kulak verilmeli. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de, hakları sömürülen oyunculardan, özellikle de aşırı sömürülen kadın oyunculardan yana bir tavırla Ayşe Barım hakkında soruşturma yürütmeli. Bu magazin değil, çok daha ciddi bir konu" şeklinde bir yorumda bulunmuştu.

Elçin Sangu, Kütahyalı'nın paylaşımına şu şekilde yanıt verdi: "Sevgili Rasim Ozan Kütahyalı, ben burada olaylar ve kurumlar üzerinden bir durumu ele alıyorum, kişileri hedef almıyorum. Lütfen, en istemediğim şeyi yapmayın ve bana arka çıkmayın."

Muhabir: Haber Merkezi