X profilinde kendini 26. ve 27. dönem Dersaadet Mebusu olarak tanınan ama herkesin Yeliz olayı ile hatırladığı AKP eski milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı bir X paylaşımı yaptı; aşağıdaki cümleyi kurup, bir anket açarak insanlara bu cümleye katılıp katılmadıklarını sordu.

X paylaşımından kopyaladığım cümle tamı tamına şöyle (imla hataları cümlenin müellifine aittir):

“Kadim bir geçmişe sahip Aziz Millet ve Büyük Devlet, kanlı 1923 darbesiyle hesaplaşmadan ve helalleşmeden, Yeni,Terörsüz ve Büyük Devlet yolunda ilerleyemez..! Bir düdük çalıp,yeni,onurlu ve beyaz bir sayfa açılmalıdır..!”

Benim bu makaleyi yazdığım sırada bu paylaşımı 3.3 milyon kişi görmüş, açmış olduğu ve bitmesine sadece 5 saat kalmış olan ankete yaklaşık 91 bin 500 kişi katılmıştı.

Ankete verilen cevapların yüzdesi ise şöyle:

Katılıyorum diyen % 5,1

Katılmıyorum diyen % 94,9

Seviyesindeydi

İçeriğin doğruluğu ya da yanlışlığını tartışmadan önce bu iddianın Anayasal düzene ve Cumhuriyete bir başkaldırı olduğunu ifade edip, Cumhuriyet Savcılarını buradan göreve davet edeyim...

Bakalım bakalım bu savcılar iki paylaşım yapıp, üç slogan atan muhalif gençleri sîgaya çektikleri gibi bu beyefendiyi de çağırıp sorgulayacaklar mı?

Şimdi gelelim içeriğe:

Osmanlıcı ve İslamcı taife için Cumhuriyet nefreti Atatürk düşmanlığı zaten işin normalidir. Çünkü bu taife Türk Milletinin egemenlik hak ve özgürlüklerine düşman, sultani ve dini egemenliği ihya etme hayali peşinde kul olma hevesi ile koşan, kendilerine buradan bir çıkar devşirebileceğini uman garibanlardır...

Bunların ortak özelliği tarih, siyaset ve hukuk bilgilerinin fevkalade kıt olmasıdır.

Bu noktada önce kavramlara bakalım:

Darbe diye meşru bir iktidara karşı yapılan gayrimeşru silahlı hareketlere denir.

Hümanist çağ olarak adlandırılan insanmerkezcil olarak bilinen çağımızda halk egemenliğine dayalı sistemler dışında kalan tüm sistemler gayrimeşrudur. Bu çerçevede her türlü monarşik ve teokratik rejim gayri meşrudur. Dolayısı ile halk egemenliğini savunan, sultani ve dini egemenliğe karşı çıkan bir siyasi harekete darbe denilemez.

Peki, böyle bir siyasi harekete ne denir?

Böyle siyasi hareketlere devrim denir...

Devrimler tanımları gereği halkın hak ve özgürlüklerini ileri götüren, ilerici siyasi hareketlerdir.

19 Mayıs 1919’da başlayıp 29 Ekim 1923’de Cumhuriyetin ilanı ve resmileşmesi ile taçlanan siyasi hareket Türk Milletinin egemenlik hak ve özgürlüklerine kavuşmasını sağlayan, bu topraklarda yaşayan insanları vatan sahibi özgür ve eşit vatandaş yapan bir devrim hareketidir.

Monarşik rejimlerde halkın egemenlik hak ve özgürlüklerinden bahsedilemez, bu tür rejimlerde egemenlik daima hanedan mensuplarına aittir.

29 Ekim 1923’de yaşanan egemenlik hak ve özgürlüklerinin resmen ve fiilen Türk Milletinin eline geçmesidir, bu tarihte Osmanlı hanedanının bu coğrafyadaki egemenlik hakkı resmen ve tamamen sona erdirilmiştir.

Tamam, biri Osmanlı hanedanı mensubu olsa, uğradığı bu hak kaybından dolayı müteessir olup infial duyabilir ve düzen değişsin isteyebilir amma ve lakin hanedan mensubu olmayan sıradan bir vatandaş 29 Ekim 1923 tarihi itibariyle bu gün sahip olduğu tüm egemenlik hak ve özgürlüklerine kavuşmuştur sıradan bir vatandaşın bundan şikayet etmesini anlamak mümkün değildir.

Büyük Devlet meselesine gelince:

Büyük Devlet yolunda ilerleyemez..! falan demişsin ya bak Ahmet kardeşim 1. ve 2. Dünya savaşı sonrasında tüm monarşiler çökmüş ve tüm hanedanlar iktidar kaybetmiştir!

O tarihten sonra süper güç olan büyük devletler şunlardır:

· Amerika Birleşik Devletleri

· Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği / Rusya Federasyonu

· Çin Halk Cumhuriyeti

· Hindistan Cumhuriyeti

Dikkat edersen bunların arasında bir tek monarşi bile yoktur!

Almanya, İtalya ve Fransa gibi büyük devletlerin de Cumhuriyet olduğuna dikkat edersen Büyük Devlet olmanın yolunun arkaik feodal düzenlerden, hanedan ve din devletlerinden değil Cumhuriyet rejimlerinden geçtiğini görürsün yani paylaşımın suç içermenin yanında koskoca bir safsatadan ibarettir.